Her iktidar tabiatına uygun düşünce tarzını, ideolojiyi, yaşam biçimini hakim kılacak politikalar üretir. Bu politikanın sanat alanına yansıması, siyasi erk için kaçınılmaz, hatta zorunluluktur. TÜSAK Yasa Tasarısı, onlarca yıllık sanat birikimini dönüştürerek ya da yok ederek iktidarın yaşam felsefesini desteklemek üzere üretilmiş bir tuzaktır. TÜSAK Yasa Tasarısı’yla mücadele sanatın tüm alanlarında örgütlenip insanları bilinçlendirerek yaygınlaştırılmaktadır. Özerk Sanat Konseyi’nin 20 yıldan bu yana sürdürdüğü örgütlü çaba bu mücadelenin temelini oluşturmaktadır. Sanat eğitimi veren kurumlar TÜSAK Yasa Tasarısı’na karşı mücadelenin ayrılmaz parçaları ve Kültür sanat politikalarının sürdürülebilirliğinin garantisidir. Duygusal talepleri ve “benim olsun” ayrışmalarını bir yana bırakarak bir arada olmaya özen göstermeli, aramızdaki bağları güçlendirmeliyiz. ÖSK, örgütlenmek ve örgütlü mücadeleyi sürekli kılmak için olanaktır. TÜSAK Yasa Tasarısı’na karşı kimliğimiz, kişiliğimiz ve haklarımız için ÖSK ile birlikte mücadeleyi hayatın her alanına yaymalıyız. Sonuç Olarak – Siyasi iktidarın kültür sanatı doğrudan yöneteceği, ticarileştirip kişiliksiz kılacağı hiçbir yasa tasarısını kabul etmeyeceğiz. – Sanat mekânlarının kapatılmasına, onarım bahanesiyle karakol yapılmasına ve peşkeş çekilmesine karşı mücadeleyi yükseltmeliyiz. – Ödenekli sanat kurumlarının varlığı ve yasalarının korunduğu, yaşatıldığı, sanatta özerkliğin esas alındığı yasalar çıkarılmalıdır. Bunun için ÖSK bileşenlerinin üretimleri vardır. – ÖSK bileşenleriyle birlikte sendika,konfederasyon ve meslek birliği örgütleriyle TÜSAK Yasa Tasarısı’na karşı eylem takvimi belirleyerek karşı duruşu sürekli kılmalıdır. – Sermayenin 1980 sonrası özelleştirme projeleri sonucu şirketlerin hizmetine sunulan müze ve galeriler ticarethane mantığıyla yönetilmeye başlandı ve sanat üretimi şirketlerin tercihine bağımlı hale geldi. Buna karşı mücadele edilmelidir. – Sadece mevcut iktidara karşı değil, insan ve onun yarattığı değerleri savunmak için TÜSAK Yasa Tasarısı’na karşı çıkmamız gerektiği basın ve kamuoyuyla paylaşılmalıdır. – Yandaşını her alanda ihya eden iktidar, kültür ve sanatı kullanarak ihale ve rant uğruna üretimimizi hiçleştirmemeli. Sanat kurumlarının belirleyeceği gerçekçi nedenlerle destek oranları oluşturulmalıdır. – Tüm sanat kurumlarının özerklik prensibi yerel ve evrensel ölçekte fikir ve sanat özgürlükleri anayasada açık biçimde güvence altına alınmalıdır. – Ödenekli sanat kurumlarında iş güvencesi, iş güvenliği, ilgili sanat örgütlerinin görüşleriyle birlikte güvence altına alınmalıdır. – Yasaklamalar, sansür, hedef gösterme, linç girişimleri asla kabul edilemez. Sansürle, oto-sansürle mücadele sanat emekçilerinin en temel görevlerinden birisidir. – Tüm sanat alanlarına kamusal destek şarttır.Kamu mali desteği ile işleyiş özerkliği ayrılmaz bir bütünlük olarak birlikte gerçekleşmelidir. – Sanatçılar ve sanat örgütleri politik farklılıklarını aşarak TÜSAK Yasa Tasarısı’na karşı birlikte mücadele etmelidir. – Örgütsel sorunlarımızı aşıp sanat örgütlenmelerinin birlikteliği sağlanmalıdır. – Özerk Sanat Konseyi’nin hazırladığı yasa tasarısı taslağı, bileşenleriyle birlikte gözden geçirilerek güncellenmeli ve temel alınarak değerlendirilmelidir.
18 -20 Şubat tarihlerinde gerçekleştirdiğimiz “Kültür Ve Sanata Siyasi Ve Ekonomik Müdahalelere Karşı Alternatiflerimiz’’Çalıştayımızda alınan karar gereği, Özerk Sanat Konseyi bileşenleri dernek, vakıflar, meslek örgütleri, demokratik kitle örgütleri, sendikalar ve bağımsız katılımcıların içinde barındıran 80 sanat ve sanatçı kuruluşun katılı mı ile “Sanatta Özerklik ve TÜSAK” başlıklı 6.SANATÇILAR KURULTAYI düzenliyoruz.
6. Sanatçılar Kurultayı “Sanatta Özerklik ve TÜSAK”
7 Haziran 2014 TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Toplantı Salonu- Karaköy
“ÖSK sürecinde yer alan ve artık aramızda olamayan Şükran Kurdakul, Atilla Ergür, Haşmet Zeybek, Oktay Ekinci ve nice sanat emekçisi dostlarımızın anısına …” Sanatın ve sanatçının onlarca yıllık birikimini yok etmek için yola çıkanlar karakol yaptıkları AKM’de gözümüzün içine bakarak “ucube” ilan ediyor bizi. Kendisinin olmayan, kendisinden yana olmayan her şeyi ve herkesi hedef göstermekten çekinmeden sanatı kendilerine bağlamaya çalışıyorlar. İktidar sanatı toplumla buluşturmaya çalışan sanat kurumlarını yok edip kendi emrine almak istiyor sanatı. Orkestralar, korolar, dans toplulukları, halk müziği, klasik Türk müziği koroları, opera, bale, tiyatrolar tırpanlanıp ödeneksiz bırakılarak karartılacak. Maden altında siyaha bürünen, protestoları gazla boğulmaya çalışan ülke insanı sanattan da mahrum bırakılacak. Üniversiteler, konservatuvarlar anlamını yitirmekle kalmayacak, işsiz sanatçılar taşeron zulmünde çırpınmaya mecbur kılınacak. Ülkenin akarsularını yandaşlarına pazarlayanlar, ülke sanatı ve sanatçısının önüne de bent çekecek. TÜSAK taslağının yasalaşması sanatın ve sanatçının iktidar tarafından TUTSAK edileceği anlamına geliyor. TÜSAK taslağının yasalaşması sanat ve sanatçı için kurulmuş bir TUZAK’tır. TÜSAK taslağı Meclis’ten geçmeden önce sanatın içine tükürmekten çekinmeyen iktidara, birlikte “DUR!” demeliyiz. Bu sorumlulukla, sanat-sanatçı örgütleri başta olmak üzere, tüm sanatçılarımızı ve dostlarımızı, ortak geleceğimize ve ÖSK kurumlaşmasına sahip çıkmak üzere 6. Sanatçılar Kurultayı’na katılmaya çağırıyoruz.
6. Sanatçılar Kurultayı “Sanatta Özerklik ve TÜSAK”
7 Haziran 2014 TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Toplantı Salonu- Karaköy
PROGRAM
09:30-10:00 Açılış Eyüp Muhcu TMMOB Mimarlar Odası Genel Başkanı Yavuz Demirkaya ÖSK Sözcüsü / Kültür Sanat-Sen Gn. Bşk.
10:00-11:00 Sunuşlar
Yok Edilen ve Dönüşen Sanat Mekanları
Mücella Yapıcı TMMOB Mimarlar Odası Ezgi Bakçay İMECE Toplumun Şehircilik Hareketi Aydın Çubukçu Evrensel Sanat
ÖSK ve Özerk Sanat Kurumu Yasa Tasarısı Süreci
Ekrem Kahraman ÖSK Eski Sekreteri Vecdi Sayar ÖSK Eski Sekreteri Canol Kocagöz ÖSK Eski Sekreteri
11:00-11:30 Ara
11:30-13:00 1. Oturum: ÖSK/ TÜSAK Yasa Tasarıları Karşılaştırması ve Gelecek
Oturum Yöneticisi Nilüfer Ergin Prof. / Marmara Ünv.
Konuşmacılar Ünsal Piroğlu Avukat Hüseyin Özbek İstanbul Barosu YK Sekreteri Abdullah Sezer Yrd. Doç. Dr. / Marmara Ünv.
13:00-14:00 Yemek Arası
14:00-15:30 2. Oturum: Türkiye Sanat Kurumu; Özerklik, Tutsaklık ve Gelecek
Oturum Yöneticisi Günay Atalayer Prof. / Marmara Ünv.
Konuşmacılar Nurhan Tekerek Prof. Dr. / Uludağ Ünv. Müride Sun Aksan Doç. Dr. / Hacettepe Ünv. Cevdet Kocaman Kültür Bakanlığı Eski Sanat Müşaviri
15:30-16:00 Ara
16:00-19:00 Forum: Özerk Sanat Kurumu Mücadelesi ve TÜSAK
Forum Yöneticisi Müjgan Özçay İstanbul Opera Solist Sanatçısı (Kültür Sanat Sen- SANSEV)
Katılımcılar Sinema Alanı: Janset Paçal (BİROY, Oyuncular Sendikası) Tamer Baran (SENDER) BSB ÇASOD Can Kolukısa
Yazın Alanı: Tarık Günersel (PEN Türkiye Merkezi) Nazif Uslu (OYÇED) Merve Okçuoğlu (Türkiye Yayıncılar Birliği) Onur Öztürk (Emin Türk Eliçin K. S. Vakfı) C. Hakkı Zariç (TYS/ ÖSK Dönem Sekreteri)
Müzik Alanı: Arda Aydoğan (İst. Filarmoni Derneği) Müfit Bayraşa (İ. Ü. Konservt. Başdanışman) Mehmet Yılmaz (OPSOD)
Sahne Sanatları Alanı: TOMEB İŞTİSAN Metin Boran (UTEB) Ragıp Yavuz S. Çetin Aydar (Prof. Dr. / Ankara Ü.)
Görsel Sanatlar Alanı: Bedri Baykam-Tijen Şikar Parla (UPSD) Nazan Akpınar (GSB Resim Derneği) Metin Yergin (Heykeltıraşlar Derneği) Özcan Yaman
AFSAD – Ankara Fotoğraf Sanatı Derneği Ankara Sinema Derneği ANSAN – Antalyalı Sanatçılar Derneği ASİTEJ – Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Birliği Türkiye Merkezi Ayvalık Kültür Sanat Derneği BASAD- Bakırköylü Sanatçılar Derneği BESAM – Bilim ve Edebiyat Eserleri Sahipleri Meslek Birliği Birleşmiş Ressamlar ve Heykeltraşlar Derneği BİROY- Sinema Oyuncuları Meslek Birliği BSB -Belgesel Sinemacılar Birliği Çağdaş Drama Derneği ÇASOD – Çağdaş Sinema Oyuncuları Derneği Çocuk Yayınları Derneği DETİS – Devlet Tiyatrosu Sanatçıları Derneği Edebiyatçılar Derneği Emin Türk Eliçin Kültür ve Sanat Vakfı Endüstriyel Tasarımcılar Meslek Birliği Eskişehir Sanat Derneği FİLM YÖN – Film Yönetmenleri Derneği FİYAP- Film Yapımcıları Derneği Fotogen GMK – Grafikerler Meslek Kuruluşu Derneği GÖRSAV – Görsel Sanatlar Vakfı Güzel Sanatlar Birliği Resim Derneği Heykeltıraşlar Derneği İFSAK İSAV – İletişim ve Sanat Araştırma Vakfı İstanbul Filarmoni Derneği İstanbul Kısa Filmciler Derneği İŞTİSAN – İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Derneği Karikatür Vakfı Karikatürcüler Derneği KESK Kültür Sanat-Sen Kültürlerarası İletişim Disiplinlerarası Sanat Derneği MESAM – Müzik Eseri Sahipleri Meslek Birliği MİV -Mimarlık Vakfı Mizah Üretenler Derneği MSG – Müzik Eseri Sahipleri Meslek Birliği MSÜ DGSA Mezunları Derneği MÜ-YAP Bağlantılı Hak Sahibi Fonogram Yapımcıları Meslek Birliği MÜYORBİR – Müzik Yorumcuları Meslek Birliği MÜZİK-SEN – Müzik ve Sahne Sanatçıları Sendikası Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı NHKM – Nazım Hikmet Kültür Merkezi OPSOD- Opera Solistleri Derneği OYÇED – Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği Oyuncular Sendikası Özel Tiyatrolar Derneği PEN- Türkiye Merkezi POP SAV – Popüler Müzik Sanatçıları Vakfı Radyo Televizyon Yayıncıları Meslek Birliği Reklam Yazarları Derneği Resim ve Heykel Müzeleri Derneği SANART SANSEV – Sanatçılar ve Sanatseverler Kültür ve Dayanışma Derneği SENARİST-BİR SEN-DER – Senaryo Yazarları Derneği SESAM – Sinema Eseri Sahipleri Meslek Birliği SETEM – Sinema ve Televizyon Eserleri Sahipleri Meslek Birliği SEYAP Sinema Eserleri Yapımcıları Meslek Birliği SİNE- BİR Sinema Eseri Sahipleri Meslek Birliği SİNE-KOOP- Sinema Ürünleri Üretim Kooperatifi SİNE-SEN – Sinema Emekçileri Sendikası SİYAD – Sinema Yazarları Derneği Tekstil Tasarımcıları Derneği TESİYAP – Televizyon ve Sinema Filmi Yapımcıları Meslek Birliği Tiyatro Yapımcıları Derneği TMMOB İç Mimarlar Odası TMMOB Mimarlar Odası TOBAV – Devlet Tiyatroları, Opera ve Bale Çalışanları Vakfı TODER – Tiyatro Oyuncuları Derneği TOMEB – Tiyatro Oyuncuları Meslek Birliği Troya Folklor Araştırmaları Derneği Türk Seramik Vakfı Türkiye Yayıncılar Birliği TÜRSAK – Türkiye Sinema ve Audiovisuel Kültür Vakfı TYS – Türkiye Yazarlar Sendikası Uluslararası Sanat Eleştirmenleri Derneği UPSD – Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği UTEB – Uluslar arası Tiyatro Eleştirmenleri Birliği
23.12.2006 tarihinde yapılan Kültür Turizm Bakanlığı Merkez Taşra teşkilatı Personelinin Görevde Yükselme ‘’Şeflik ve Kütüphane Müdürlüğü’’ sınavı soruları ile ilgili davalarda 4’er soru iptal edilmiştir.
Anılan sınavlarla ilgili mağduriyet yaşayan emekçilerimizin sınav kağıtlarının yeniden incelenmesi ve atanmalarına ilişkin olarak genel merkezimize ivedilikle başvurmaları gerekmektedir. DUYURULUR
Önce Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları ile işe başlamışlardı; şimdi sıra İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrolarına geldi. Şehir Tiyatrolarının yönetmeliği değiştirilerek, SANATIN idaresi AKP’li İstanbul Belediyesi’nin bir bürokratı emrine verildi.
Yakındır, Ödenekli Sanat Kurumlarının geri kalanını da aynı ideolojinin vesayeti altına almanın peşine düşecekler.
Sanat ideolojilerin emrine giremez, çünkü sanat özgürdür.
Tiyatroyu siyasilerin ve bürokratların emrine vermeye kalkan anlayışa karşı “ÖZGÜR, ÖZERK, ÖZGÜN” sanat anlayışımızla DİKİLİYORUZ.
24 Nisan Salı günü, Saat 11.00 de, Büyük Tiyatro’nun önünde, Şehir Tiyatrolarıyla ortak basın açıklaması yapılmıştır.
Tiyatronun aydınlık yüzünü karartmaya kalkanlara, bir ağızdan haykırıyoruz “Tiyatro vesayet altına alınamaz”…
Bir ülkede kültür, sanata, kültür ve sanat kurumlarına verilen değer, o ülkenin gelişmişlik ve çağdaşlık düzeyi açısından önemli bir gösterge olarak kabul edilmektedir. Kültüre ve sanata yönelik piyasacı ve gerici müdahalelerin son yıllarda belirgin bir şekilde artmıştır. Kültür ve sanatı yıllarca “boş işler” görüp küçümseyen mevcut çağdışı zihniyet, Türkiye’nin tarihsel, kültürel ve sanatsal değerlerine, tiyatro ve sinema salonlarına yönelik acımasız bir saldırıya girişmiş durumdadır. Ankara’nın en eski tiyatro salonlarından Şinasi Sahnesi ve Akün Sahnesine yönelik yok etme girişimleri hala sıcaklığını korurken, yüz yıla yakın bir geçmişi olan Emek Sineması’nın yıkılmak istenmesi girişimleri tüm kültür ve sanat severler tarafından kaygı ile izlenmektedir. Bugüne kadar çok sayıda kültür ve sanat mekânı gibi Emek Sineması da AKP ve sermaye işbirliği ile yok edilmek istenmekte, bu talana karşı çıkan sanatçılara, sinemacılara ve sinemaseverlere pervasızca saldırılmaktadır. Geçtiğimiz Pazar günü gerçekleştirilen ve Emek Sineması’nın yıkılmasını protesto gösterisinde, polisin demokratik haklarını kullanan sinemaseverlere yoğun biber gazı ve tazyikli suyla müdahale etmesi ve insanları döverek gözaltına alması, AKP iktidarının her renkten muhaliflerine karşı sergilediği şiddetin kültür ve sanat alanındaki yansıması olmuştur. Sinema yazarları, oyuncular, yönetmenler, bu meslekte ömür tüketenler ve sinemaseverlerin bir araya gelerek Emek Sineması’nın “rantsal dönüşüme” kurban edilmemesini istemeleri kadar doğal bir talep olamaz. Emek Sinemasına sahip çıkmanın yaşam alanlarına sahip çıkmak anlamına geldiği gerçeği karşısında polisin gerçekleştirdiği acımasız saldırı, emek ve sanat düşmanlarının çirkin yüzünü bir kez daha görmemizi sağlamıştır. 7 Nisan Pazar Günü Emek Sinemasına sahip çıkmak için buluşan yüzlerce sanatçı ve sanatsever devletin kolluk güçlerinin saldırısına uğraması Türkiye için büyük bir utançtır. 32. İstanbul Film Festivali için Türkiye’ye gelen dünyaca ünlü yönetmen Costa Gavras, Erkan Can, Tuncel Kurtiz, Derya Alabora, Cem Davran gibi birçok sanatçı, polis ablukası ve saldırısı sırasında biber gazı ve tazyikli suyla şiddete uğramış, sanatçılar gözaltına alınmış ve yaralananlar olmuştur. Uluslararası Film Festivali sırasında sanata, tarihi sanat mekânlarına, kısacası yaşam alanlarına sahip çıkanlara yapılan bu çirkin saldırı, Türkiye için yeterince büyük bir utanç vesilesidir. Şinasi ve Akün Sahneleri, Emek Sineması ve daha birçok tarihi özellikler taşıyan kültür ve sanat miraslarının sahibi hükümet değil, halk ve sanatçılardır. Saldırı sırasında polis şiddetinden nasibini alan ünlü yönetmen Costa Gavras’ın da ifade ettiği gibi, “Önemli bir mekan ve kültür merkezinin tahrip edilmesi, geçmiş belleğimizden bir parçayı silmek gibidir”. Kültür Sanat Sen olarak bir kez daha başta Emek Sineması olmak üzere, tüm kültür ve sanat varlıklarımıza yönelik saldırıları kınıyor, kültür ve sanat dostları ile birlikte bu tür girişim ve saldırılar karşısında herkesi birlik olmaya, birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz.
Toplu Sözleşme Görüşmeleri kapsamında; Kamu Personeli Danışma Kurulu’nun 20.03.2014 perşembe günü saat 10.00’da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Reşat Moralı Toplantı Salonunda gerçekleştirilen 2014 yılı Mart ayı toplantısı bilgi notu:
Genel Başkanımız Yavuz Demirkaya Kamu Personeli Danışma Kurulu toplantısında Misafir Sanatçılar ve Süreli Sözleşmeli olarak istihdam edilen personellerin kadroya alınması konusunu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’e yeniden iletti. Sadece yaklaşık 2 bin çalışanı ilgilendiren bu konuyla ilgili daha önce Bakan Çelik tarafından “çalışma yapılsın” şeklindeki talimat gereğince yapılan çalışmaların bitmesine rağmen henüz kanunlaştırılmadığını söyledi. Bakan Çelik ise bu konu hakkında “değerlendirme yapılacağı” şeklinde yanıt verdi. Genel Başkanımız Demirkaya’nın üzerinde durduğu bir başka konu ise Enformasyon Memurlarının Turizm araştırmacısı ünvanı alması ile ilgili düzenlemenin Bakanlık tarafından bir türlü yapılmaması oldu. Demirkaya, TİS’te kazanılmış olan bu hakkın kanunlaştırılmadığı için kullanılamadığını bakana yeniden iletti. Bakan Çelik ise bu konuda BakanlığaGenel Başkanımız Yavuz Demirkaya’nın konuşmasının tam metni şöyle:
“Sayın bakan değerli heyet. Kültür Sanat Sen Genel Başkanı olarak hepinizi saygıyla selamlıyorum. İki önemli konuda görüş belirtmek istiyorum. İlk Toplu İş sözleşmesinde enformasyon memurlarının turizm araştırmacısı ünvanı almasıyla ilgili bir kazanım elde edilmişti. Ancak Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından halen turizm araştırmacısı olarak kabul görmüyor. Çünkü sizde defalarca ifade ettiniz gibi Kanunlaşması gerekiyor. Oysa ki 190 sayılı khk’da ilgili cetvele girmedi. Sizin Başbakanlığa göderdiğiniz torba yasada da olmadığını görüyoruz. Burada bir düzenleme yapılması elzemdir. Bütün danışma kurulu toplantılarında bu konuyu tekrar tekrar konuştuk sizinle.”
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik: Karar altına alınmış bir konu mu bu?
Kültür Sanat Sen Genel Başkanı Yavuz Demirkaya: “Evet. Bu TİS konusu. Danışma kurulu toplantılarında yasalaşması konuşuldu. Karar altına da alındı. Ama buraya yansımamış. Bir diğer nokta TİS ve geçtiğimiz danışma kurulu toplantılarında da gündeme getirdiğimiz taşeronlaştırmaya ilişkin 4/C’lilerle ilgili yapılacak düzenlemelerde misafir sanatçı veSüreli Sözleşmeli Personel olarak adlandırılan toplamda 2 bin kişi bile olmayan konservatuar mezunu ve üniversite mezunu değerli sanatkarlarımızın kadroya geçirilmesi ile ilgili idi. Bu konuda sizin talimatınızla ‘çalışma yapılsın’ denilmişti. Bu çalışma Devlet personel Daire Başkanlığı ile yapıldı. Bitti. Kamuoyuna da yansıdı. İnternet sitelerine ve basına yansıdı. Misafir sanatçıların iş güvencesi torba yasada yer alacak denildi. Fakat gördüğüm kadarıyla buda bu gün gördüğümüz torba yasada yer almıyor. Basına yansıyan maalesef olmamış. Bu konuda elimde son derece önemli bir çalışma var. Hali hazırda Sanat Kurumlarında, Maliye Bakanlığı tarafından onaylanmış 2 ile 3 bin arasında boş kadro bulunuyor. Bu kadrolara sınav açılmamakta kadrolara sanatçı istihdamı yapılmamaktadır. Büyük bir tehlikeyi de dikkatinize sunmak istiyorum. Bir yandan taşeronlaştırma ile ilgili büyük sorunlar olduğu söyleniyor diğer yandan Kültür ve Turizm Bakanlığı taşeronlaştırmayı daha da derinleştirecek bir Türkiye Sanat Kurumu adıyla tasarı hazırlıyor. Türkiye Sanat Kurumu Kurulmasına ilişkin taslak, taşeronlaştırmayı genelleştiren bir taslaktır. Bu konuyla ilgili iş güvencesiz, düşük ücretli ve sendikasız istihdam yasallaşacak . Ki misafir sanatçı kadroları halen sendikaya üye olamıyor. Burada tamamıyla taşeronlaştırma var. Herkes misafir sanatçı ve süreli sözleşmeli çalıştırılması planlanıyor. Bu konuda sizden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olarak Hükümet nezdinde bu tasarıya karşı girişimde bulunmanızı istiyoruz. Bu konuda sizden destek bekliyoruz. Bu misafir sanatçıların kadrosu toplamda 3 bin kişi sayın bakan. Bu arkadaşlarımızı olmayan bir kadroya değil mevcut bir kadroya alınmasını bekliyoruz. Bu çalışmayı size tekrar vereceğim. Teşekkürler.”
Kültür Sanat ve Turizm Emekçileri Sendikası (Kültür Sanat-Sen) üyesi sanatçılar, sanat kurumlarının kapatılmasına ve tüm sanat faaliyetlerinin 11 kişilik bir kurula devredilmesine yol açacak TÜSAK tasarısına karşı imza kampanyası başlattı. Çeşitli eylem ve etkinliklerin de yapılacağının duyurulduğu kampanya çerçevesinde sanatçılar TÜSAK tasarının geri çekilerek sanatın özgür bırakılmasını isteyecekler. Önceki gün Türkiye genelinde oynanan tüm tiyatro ve opera temsilleri öncesinde imza stantları açarak kampanyayı başlatan sanatçılar TÜSAK tasarısının geri çekilmesini istiyor. Kampanyayı Ulus’ta bulunan Küçük Tiyatro önünde yapılan basın açıklamasıyla duyuran sanatçılar basın açıklaması boyunca ağızlarına siyah bant takarak, “TÜSAK’a Hayır” ve “Farkında mısınız sanat kurumları kapatılıyor?” dövizleri taşıdılar. Basın açıklamasını Devlet Tiyatroları Sanatçıları Umut Karadağ, Miraç Eronat, Murat Çidamlı, Dilek Bozkurt ve Cengiz Toraman okudu. Açıklamalarında, tarih boyunca baskıcı iktidarların sanatı kontrolleri altına almaya çalıştıklarını belirten sanatçılar, bu çabanın bugün de sürdüğünü ifade ettiler. Sanatçılar, egemenlerin kültür ve sanatı kolay yönetilir bir toplum yaratma amacının aracı olarak gördüklerini ifede ettikleri açıklamada “Ancak insanlık kendine dayatılan zinciri mutlaka kırmış, kendi yolunda yürümeye, kendine yeni özgürlük alanları açmaya devam etmiştir” dediler. TÜSAK’ın hayata geçmesi halinde ödenekli sanat kurumlarının yok olacağını belirten sanatçılar, halkın bu kurumların nitelikli yapımlarından mahrum kalacak ya da özel sanat kurumlarına böylesi yapımlar için astronomik bilet ücreti ödeyeceklerine dikkat çektiler. Sanatçılar açıklamalarında, “Sanatçı, yapıtını yaratım sürecinde kendini otosansür mekanizmasının sıkıştırmışlığı içinde hissedecek, sanat idari ve mali özgürlüğünü tümüyle yitirerek bir meta haline dönüştürülecek, ödenekli sanat kurumlarının sözleşmeli sanatkarları da memur yapılarak verimsizleşecek ya da sermayenin güvencesiz, esnek, sendikasız ve kuralsız çalışma koşullarına terk edilecek” ifadelerine yer verdiler. Üzerlerinde “TÜSAK=TUZAK” yazan tişörtlerle bildiri dağıtan tiyatro sanatçıları fotoğraf çektirmek isteyenlere TÜSAK’ı anlatarak mücadelelerinde destek beklediklerini söylediler. KOSTÜMLERİYLE BİLDİRİ DAĞITTILAR Küçük Tiyatro’da basın açıklamasının sürdüğü dakikalarda opera sanatçıları da temsilleri öncesinde kostümleriyle birlikte izleyicilerine bildiri dağıttılar. Sanatçılar 27 Mart 2014 tarihine kadar sürecek kampanyanın sosyal medya da #TüsakGeriçekilsin #SanatKurumlarınaSahipÇık etiketleriyle süreceğini belirterek tüm sosyal medya kullanıcılarından destek beklediklerini ifade ettiler. TÜSAK GERİ ÇEKİLSİN! Adana Devlet Tiyatrosunda da tiyatro sanatçıları Kültür ve Turizm Bakanlığınca hazırlanan TÜSAK yasa tasarısının geri çekilmesi için ağızlarını kırmızı bantlarla kapattı, imza masası kurdu ve basın açıklamasından sonra bir dakika alkışlarla yasayı protesto etti. Tiyatroseverler de eyleme destek sundular. Kültür Sanat-Sen adına basın açıklamasını okuyan Adana DT Oyuncusu Mazlum Taşkıran, tarih boyunca baskıcı iktidarların sanatı ve sanatçıyı baskı altına almayı amaçladıklarını ancak, insanlığın her dönem buna direndiğini ifade etti. Mücadelelenin hâlâ devam ettiğini döyleyen Taşkıran, Kültür ve Turizm Bakanlığınca hazırlanan TÜSAK yasa tasarısıyla devlet ödenekli sanat kurumları olan Devlet Tiyatroları, Devlet Opera ve Balesi, Güzel Sanatlar Genel Müdürlüklerinin kapatılmak istendiğine dikkat çekti. Bu yasa tasarısıyla sanatın idari ve mali özgürlüğünü tümüyle yitirerek bir meta haline dönüştürüleceğini söyleyen Taşkıran, ‘Sanatçıları temsil eden meslek kuruluşlarına , emeği savunan sendikamıza ve alanın uzmanlarına danışılmadan kapalı kapılar ardında hazırlanan TÜSAK tasarısına karşı çıkıyor ve halkımızın duyarlığına güveniyoruz’ dedi. (Ankara/EVRENSEL) www.evrensel.net