ANAYASA MAHKEMESİNDEN HARCIRAH KANUNU İLE İLGİLİ ÖNEMLİ KARAR!

Anayasa Mahkemesi  2015/13 Esas ve  2015/108 Karar Sayısı ve 25.11.2015 Karar tarihli kararıyla 10.2.1954 tarihli ve 6245 sayılı Harcırah Kanunu’nun 33. maddesine, 21.4.2005 tarihli ve 5335 sayılı Kanun’un 4. maddesi ile eklenen (d) fıkrasında yer alan “…ve her defasında on gün ile sınırlı olmak…” ibaresinin Anayasa’nın 2. Maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verdi.

Anayasa Mahkemesi’nin, Trabzon Bölge İdare Mahkemesinin itirazına ilişkin gerekçeli kararı bugün (15.12.2015) Resmi Gazete’de yayınlandı.

Trabzon Bölge İdare Mahkemesi itiraz gerekçesinde özetle; …itiraz konusu kuralla, memuriyet mahalli dışında geçici görevlendirilen kamu görevlisine ödenecek konaklama giderinin on gün süreyle sınırlandırılmasını kamu yararı gereğince idare tarafından tek taraflı olarak görevlendirilen kamu görevlisinin, asli görev yerinin dışındaki konaklama giderlerini büyük ölçüde kendisinin karşılaması sonucunu doğurduğu, bu durumun ilgilinin mağduriyetine ve karşılıksız çalıştırılmasına yol açtığı, kuralın angarya yasağına aykırı olduğu, 6245 sayılı Kanun’un 33. maddesinin (b) fıkrasında sayılı unvanlara sahip denetim personelinin geçici görevlendirilmeleri hâlinde ödenecek konaklama giderinde süre yönünden bir üst sınır öngörülmemekte iken diğer kamu personeli yönünden bir üst sınırın getirildiği, bu kişiler arasında böyle bir ayrım yapılmasının haklı bir nedene dayanmadığı ve eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini belirterek kuralın, Anayasa’nın 10. ve 18. maddelerine aykırı olduğunu ileri sürmüştü.

Anayasa Mahkemesi; “Geçici görevlendirilme sebebiyle asıl görev yeri dışında konaklamak durumunda kalan kamu görevlilerinin, maddi açıdan belli bir külfetle karşı karşıya kalmaları ve bu külfetin, kamu hizmetinin yürütülmesinden kaynaklanması nedeniyle kamuca karşılanması gerektiğinden konaklama giderinin ödenmesini on gün ile sınırlayan itiraz konusu kural, sosyal hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmamaktadır” gerekçesiyle 6245 sayılı Harcırah Kanunu’nun 33. maddesine, 5335 sayılı Kanun’un 4. maddesi ile eklenen (d) fıkrasında yer alan “…ve her defasında on gün ile sınırlı olmak…” ibaresinin Anayasa’nın 2. Maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verdi.

Anayasa Mahkemesi kararı için lütfen tıklayınız

http://www.kesk.org.tr/sites/default/files/uploads/2015/12/Harc%C4%B1rah%27%C4%B1n%2010%20G%C3%BCn%20ile%20S%C4%B

1n%C4%B1rland%C4%B1r%C4%B1lmas%C4%B1n%C4%B1n%20%C4%B0ptaline%20%C4%B0li%C5%9Fkin%20AYM%20Karar%C4%B1%2020

151215-7.pdf

SOSYAL GÜVENLİKTE DÖNÜŞÜMÜN FATURASI EMEKÇİLERE,HALKA YIKILMIŞTIR!

2006 yılında kabul edilen 5502 sayılı yasa ile Sosyal Sigortalar Kurumu, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı’nın birleştirilmesi sonucu oluşturulan Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) 4. Olağan Genel Kurulu bugün gerçekleştirildi.

Genel Kurula Konfederasyonumuz adına katılan Eş Genel Başkanımız Şaziye Köse,  sosyal güvenlik hakkının temel bir insan hakkı olduğunun altını çizerek Türkiye’de bugün gelinen noktada sosyal güvenliğin çağdaş ve evrensel değerlerini kısmen barındıran düzenlemelerinin bile rafa kaldırıldığını vurguladı.

KESK olarak sosyal güvenlik ile ilgili temel taleplerimizi sıralayarak sözlerime son vermek istiyorum.

  • *Kamusal bir sağlık ve sosyal güvenlik sistemi kurulmalıdır. Bunun için SSGSS yasası iptal edilmeli, uygulamaları derhal durdurulmalıdır.
  • *SSGSS yasası yerine sosyal, dayanışma esaslı bir sosyal güvenlik yasası çıkarılmalı, emeklilik yaşı, prim gün sayısı azaltılmalıdır.
  • *Sosyal güvenlik kurumlarının finansman açıklarının bedeli yoksul halk kesimlerine ödettirilmemelidir. Burada yapılması gereken, sermayenin vergilendirilmesi, işsiz ve yoksul kalan yığınlara yurttaşlık gelirinin sağlanmasıdır.
  • *İşsizler ve yoksullar başta olmak üzere temel insani gereksinimler ücretsiz karşılanmalı, sağlığı etkileyen tüm toplumsal koşullar iyileştirilmeli; beslenme, barınma, hijyenik su, eğitim, sağlık… vb. haklar ücretsiz sağlanmalıdır.
  • *Kayıt dışı çalışma mutlaka engellenmeli, çalışanlar yığını derhal sağlık ve sosyal güvenlik kapsamına alınmalıdır.
  • *Genel Sağlık Sigortası yerine sağlık hizmetleri vergilerden finanse edilmeli, kamudan özele kaynak aktarımı durdurulmalıdır.
  • *Özel sektör teşvikleri durdurulmalı, kamusal kaynaklar sağlık alanındaki kamusal yatırımlara yönlendirilmeli ve kamulaştırma esas alınmalıdır.
  • *Aile hekimliği uygulamalarından vazgeçilmeli, yerine koruyucu sağlık hizmetlerini önceleyen kent örgütlenmesi güçlendirilmiş birinci basamak yaratılmalı, hizmetin hiçbir aşamasında ücret talep edilmemelidir.
  • *Aşı ve ilaçta küresel tekellere bağımlılık azaltılmalı, toplumsal ihtiyaçlara uygun, bilimsel yatırımlar yapılmalıdır.
  • *Sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin parçalı, esnek, güvencesiz, kadrosuz, farklı statülerde istihdamına son verilmeli, kadrolu güvenceli çalışma sağlanmalıdır.
  • *Ücret adaletsizliği giderilmeli, ek ödemeler temel ücrete yansıtılmalıdır.

KESK olarak işçilerin, kamu emekçilerinin çalışma ve yaşam koşullarını ve geleceğini olumsuz etkileyecek her adımın,  “reform” adı altında başta iş güvencemiz olmak üzere haklarımızın tasfiye edilmesinin karşısında olmaya devam edeceğimizin bilinmesini istiyor, hepinize tekrar saygılar sunuyorum. 

Metnin tamamı için linki tıklayın

http://www.kesk.org.tr/content/sosyal-g%C3%BCvenlikte-d%C3%B6n%C3%BC%C5%9F%C3%BCm%C3%BCn-faturas%C4%B1-emek%C3%A7ilere-halka-y%C4%B1k%C4%B1lm%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1r

BARIŞ KARANFİLLERİMİZİ ANDIK! YASTAYIZ! İSYANDAYIZ!

10 Aralık Dünya İnsan Hakları gününde, Ankara Katliamı’nın ikinci ayında Ankara Tren Garı önünde anma gerçekleştirildi. Katledilenlerin ailelerinin de katıldığı anma katliamın yaşandığı 10.04’te başladı. Konfederasyonumuz, DİSK, TMMOB ve TTB’nin yer aldığı anmada Ankara halkı ile birlikte çok sayıda demokratik kitle örgütü, siyasi parti ve milletvekilleri de bulundu.

10.04’te katledilenler için saygı duruşu yapıldı. Saygı duruşundan sonra hayatını kaybedenlerin aileleri söz aldı.

Anmada söz alan aileler sık sık üzüntü ve öfkelerini dile getirdi. Annelerin dilinden ağıtlar yükselirken, katledilenlerin yakınlarından biri, “Kardeşimi verebilecek mi bana İçişleri Bakanlığı” diye sordu. Bir anne de, “Bu dünya katillerin başına yıkılsın” dedi.

Dicle Deli’nin babası Faik Deli, “O gün bu alan birileri tarafından IŞİD’e açıldı, ancak bilsinler ki asla ve asla egemenlerin önünde diz çökmeyeceğiz!” derken Korkmaz Tedik’in babası “Bize maaş bağlayacaklarmış. Sizin milyarlarınız çocuklarımızın tırnağı etmez” dedi. Katledilenlerin aileleri barış taleplerini de dile getirdi. Gökhan’ın ablası, “Bana Gökhan’ı verecek misin devlet” diye sorarken Gökmen Dalmaç’ın kardeşi, “Bu ülkeye barışı getireceğiz” dedi.

Aileler konuşmalarını yaptıktan sonra Emek, Barış ve Demokrasi Anıtı önüne karanfiller bırakıldı. Anma sonrası aileler hukuki süreçle ilgili İnşaat Mühendisleri Odası’nda toplantıya katıldılar.

PEŞİN,TEK SEFERDE BİR KİŞİYE 1700 TL MAAŞ PROMOSYONU.

07 Aralık 2015 Tarihinde Sendikamız Kültür Sanat-Sen Genel Başkanı Yavuz DEMİRKAYA’nın da yer aldığı üç kişilik komisyon ile Ziraat Bankası,Halkbank,Akbank ve İş Bankasının temsilcilerinden oluşan komisyon görüşmeleri gerçekleştirmiştir.

Yapılan açık artırma sonucunda en yüksek teklifi kişi başına 1.700,00 TL ile Ziraat Bankası vermiştir.Ayrıca yapılan mutabakat metnine göre maaş promosyon bedeli 19/20 Şubat 2016 Tarihinde  tek seferde ve peşin olarak verilmesi kararlaştırılmıştır.

18 Şubat 2016 Tarihinde başlayacak işlemler öncesi konu ile ilgili bilgi için sendikamıza başvura bilirsiniz.

NOT:Daha önce 19/20 Ocak 2016 da ödemesinin yapılacağı duyurulan promosyonların;Teknik olarak yeni bankanın maaş ödemesi yapmadan promosyon ödemesi yapmasının  mümkün olamayacağını belirtmesinden dolayı Ocak 2016 maaşı ödendikten sonra ki ay   19/20 Şubat 2016’da ödenebileceği belirtilmiştir.

İŞ GÜVENCEMİZDEN TAVİZ VERMEYECEĞİMİZİ KPDK’DA BİR KEZ DAHA İLAN ETTİK!

Kamu Personeli Danışma Kurulunun (KPDK)  Kasım ayı toplantısı konfederasyonların ve hizmet kolunda yetkili sendikaların katılımı ile gerçekleştirildi.(30 Kasım 2015 Pazartesi) gerçekleştirilen toplantının ana gündemi Kamu Personel Rejimi Reformu ve buna bağlı olarak 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda başta iş güvencesinin ortadan kaldırılması olmak üzere değişiklik yapılması tartışmaları oldu.

Konfederasyonumuzu temsilen toplantıya katılan Eş Genel Başkanımız Şaziye Köse, Kamu Personel Rejimi tartışmalarının yeni olmadığını hatırlatarak;  yıllardır hayata geçirilen torba yasalarla,  Kanun Hükümde Kararnamelerle hatta yasal-meşru hiçbir dayanağı olmayan fiili uygulamalarla kamu personel rejiminde sermayenin lehine,  kamu emekçilerinin ve kamu hizmetlerinden  yararlanan vatandaşların ise aleyhine bir dönüşüm yaşandığını vurguladı.

Söz konusu dönüşümün bugün gelinen noktada bir taraftan kamu emekçilerinin sınırlı iş güvencesini ortadan kaldırmayı diğer taraftan da kamu hizmetlerini toptan tasfiye etmeyi hedefleyen boyutlara ulaştığını kaydeden Eş Genel Başkanımız  “Biz KESK olarak,  ‘reform’ adı altında gündeme getirilen bu saldırılara karşı geçmişte olduğu gibi bugün de kararlı bir şekilde mücadele etmeye, kamu alanını toptan tasfiye etmeyi hedefleyen her türlü girişimin karşısında olmaya devam edeceğiz” dedi.

İş güvencesinin sadece kamu emekçilerinin değil,  taşeron, kayıt dışı istidamın olağanüstü boyutlarda arttığı koşullarda kıdem tazminatlarına göz konulan işçilerin de sorunu olduğunu kaydeden Eş Genel Başkanımız,“Biz sadece kamu emekçilerinin değil, tüm çalışanların gerçek anlamada bir iş güvencesine kavuşturulmasından yanayız. Bunun için iş güvencesinin ‘kırmızı çizgileri’ olduğunu deklare eden konfederasyon ve sendikalar başta olmak üzere tüm konfederasyonlara, sendikalara, 2,8 milyon kamu emekçisine ve kamu hizmetlerinden yararlanma hakları ortadan kaldırılmak istenen tüm yurttaşlara bir kez daha ortak mücadele çağrısı yapıyoruz” dedi.

http://www.kesk.org.tr/content/i%C5%9F-g%C3%BCvencemizden-taviz-vermeyece%C4%9Fimizi-kpdkda-bir-kez-daha-ilan-ettik

ÖRGÜTLENME YÖNETMELİĞİ

DAYANAK VE KAPSAM

MADDE 1: Bu yönetmelik tüzüğün ilgili maddelerine uygun olarak üye, temsilci, şube-temsilcilik temsilcisi, şube/temsilcilik yöneticisi, merkez yöneticisinin sendikal örgütlenme ile ilgili uyması gereken kurallar ile işyeri temsilciliği,  il temsilciliği, şube ve merkez yetkisine sahip olan organların örgütlenme, işleyiş ve kurallarını düzenler.

AMAÇ

MADDE 2: Bu yönetmelik sendikal kurumsallaşmayı gerçekleştirmek için üye, temsilci ve yöneticiler ile örgütsel organların örgütlenme, işleyiş, vb. konularda uyması gereken kuralları belirleyerek, sendikal örgütlenmenin süreklileştirilmesini amaçlar.

TÜZEL KİŞİLİK

MADDE 3: Sendika tüzel kişiliği Genel Merkeze ait olup, faaliyet yürüttüğü il ve işyeri ile sınırlı olmak üzere Şubeler ve İl Temsilcilikleri Genel merkez adına, şubeye bağlı il temsilcilikleri şube ve Genel Merkez adına, işyeri temsilciliği Şube ve İl Temsilciliği adına tüzükten kaynaklanan ve bu yönetmeliğe uygun olarak faaliyet yürütür.

DEMOKRATİK MERKEZİYETÇİLİK

MADDE 4: Sendika Merkezi, Şubeleri, İl Temsilcilikleri kendi aralarında tüzük, genel kurul kararlarına uygun, demokratik merkeziyetçiliğe dayalı ilişkileri vardır. Buna göre üyeler işyeri temsilciliğine bağlıdır.  İşyeri temsilciliği; il Temsilciliğine veya Şubeye bağlıdır. İl Temsilcilikleri ve Şubeler Genel Merkeze bağlıdırlar.

YERİNDE ÇÖZÜM

MADDE 5: Sendikanın amaç ve ilkeleri, genel kurul, Şube Başkanlar Kurulu, İl Temsilcileri Kurulu ve Şube İşyeri Temsilcileri Kurulu işyeri Temsilciliği’nin;  kararları dikkate alınarak, sorunların yerinde çözümü ve işlerin yerinde bitirilmesi esastır. Bunun için demokratik katılım, üye, temsilci ve yöneticilerin tüm gücü, ilgisi ve yeteneği seferber edilir.

ORTAK VE KİŞİSEL SORUMLULUK

MADDE 6: Sendika karar organlarında yetki ve sorumluluk dengesi esastır. Karar organlarına katılan ve burada bulananlar, hem bulundukları organda alınan kararlardan ve uygulamalardan dolayı hem de diğer organ kararlarından dolayı ortak, işbölümü sonucu kendisine verilen görevden dolayı kişisel sorumluluk taşırlar.

ÖRGÜTSEL ORGANLAR

MADDE 7: Tüzüğün 9. maddesinin A ve B bentlerinde belirtilen organlar örgütsel organlardır.

İŞYERİ ORGANI

MADDE 8: Sendikal örgütlenmenin çekirdeği işyeridir. Sendikanın örgütlenmesi ile oluşturulmaya başlayan işyerinde, üyelerin kendi arasında yetkili temsilci seçme hakkı vardır.

İŞYERİ TEMSİLCİLİĞİ

MADDE 9: İşyerleri tek başına bağımsız birim olarak temsilcilerini seçerler. Devlet Tiyatroları Müdürlükleri ile Opera ve Bale Müdürlüklerinde Sanatçı, Teknik, İdari Personel olarak çalışan üyelerimizden 20 üyeye karşılık 1‘er işyeri temsilcisi seçerler. İşyerlerinde birim çeşitliliği ve üye sayısının fazlalığı dikkate alınarak 3 den fazla temsilcinin bulunduğu işyerinde, “İşyeri Temsilciler Kurulu” oluşturulur. İşyeri Temsilciler Kurulu kendi aralarında Baştemsilciyi belirler.

 

İŞYERİ TEMSİLCİLER KURULU

MADDE 10: İşyeri organı, İşyeri Temsilciler kuruludur. İşyerinde temsilci sayısı 3 kişiye ulaşmamış ise işyeri toplantıları üyelerle yapılır. Temsilci sayısı 3 ve üzerinde ise düzenli toplantılar temsilcilerle yapılır.

İL TEMSİLCİLİĞİ

MADDE 11:  Üyelerin kendi arasında seçeceği 3 veya 5  kişiye, bağlı olduğu Şube Yönetim Kurulu önerisi de dikkate alınarak, Genel Merkez tarafından “İl temsilciliği kurma yetkisi” verilebilir.

          İl temsilciliğinin en önemli görevlerinden biri, üye sayısını arttırarak şube olmaya çalışmaktır. Bununla ilgili olarak seçim yönünden bağlı olduğu şube ile koordineli olarak çalışır.

          İl Temsilciliklerinin denetlenmesi şube denetleme kuruluna, disiplin işleri şube disiplin kuruluna aittir.

ŞUBE

MADDE 12: Tüzükteki hükümlere göre kurulur ve işleyişini gerçekleştirir.

            Şubenin, sendikanın bütününü temsil eden konularda ( işverenle yapacağı görüşmeler dahil) ve basın yayın çalışmalarında  yürüteceği faaliyetlerde MYK’nın onayını alması gerekir.

BAŞKANLAR KURULU

MADDE 13: Şube Başkanları ve İl Temsilcileri ile MYK üyelerinden oluşur. 4 ayda bir olağan toplanılır. Sendikanın yürüttüğü faaliyetleri değerlendirir, sürdürülecek dönemsel politikaları, Genel Kurul kararları, Tüzük ve Yönetmelik hükümleri çerçevesinde belirler.

ŞUBE İŞYERİ TEMSİLCİLERİ KURULU

MADDE 14 : Tüzüğün 32. maddesine göre her işyerinde seçilen işyeri temsilcilerinin katılımıyla oluşur. Tüm şube ve İl Temsilcilerinde , İşyeri temsilciler Kurulu oluşturulur. Şube tarafından yürütülecek dönemsel politikaları belirler, Başkanlar Kuruluna sorulacak görüşleri belirler.

MERKEZ YÖNETİM KURULU

MADDE 15: Tüzüğün ilgili maddelerine göre oluşur ve faaliyetini yürütür.

BİRİMLER İÇİN ORTAK HÜKÜMLER

MADDE 16: Tüm birim toplantılarının tutanağı tutulur ve alınan kararlar veya öneriler yazılı halde bir üst birime sunulur. Bu kurulun aksine sözlü rapor sunma ancak olağanüstü durumlarda olabilir.

MADDE 17: Şube ve İl Temsilcilik alanındaki işyerlerinden gelen öneriler dikkate alınarak Şube Yönetim Kurulu,  İl Temsilcilik ve Şube raporları üzerinden Şube Başkanları Kurulunun önerileri doğrultusunda MYK karar alır.

MADDE 18: Tüm birim temsilcileri ve organ yöneticileri tüzüğe ve genel kurul seçim yönetmeliğine göre seçilirler. Seçilenlerle ilgili olarak Şubeler, “işyeri temsilciliği yetki belgesi” vermeye yetkilidirler.   MYK ise;  “Şube ve İl Temsilcilik yetki belgesi” vermeye yetkilidir. Verilen yetki belgelerinin birer suretinin genel merkeze gönderilmesi zorunludur. Yetki belgeleri formları ektedir.

 

TUTULACAK DEFTER DOSYA VE KAYITLAR

DEFTERLER

MADDE 19: Genel Merkezde tutulması zorunlu olan defterler şunlardır:

a)     Üye Kayıt Fişleri, Üye Kayıt Defteri ile Çıkış Bildirimi

b)    Genel Kurul Karar Defteri

c)     Yönetim Kurulu Karar Defteri, Denetleme ve Disiplin Kurulu Karar Defteri

d)    Gelen – Giden Evrak ve Zimmet Defteri

e)     Genel Evrakın Aslı, Giden Evrakın Suretlerinin Saklanacağı Gelen ve Giden Evrak Dosyaları

f)      Gelir Makbuzları, Bunların Saklanmasına Mahsus Dosyaları

g)    Kasa Defteri

h)    Demirbaş Kitap Kayıt Defteri

i)      Yevmiye Defteri, Aidat defteri, Defter-i Kebir ve Envanter Defteri

j)      Ayrıca yönetmeliklerle belirlenen diğer defterler ve basılı kağıtlar

Şube, ve İl Temsilciliklerinin kendileri ile ilgili bu defterleri  tutmaları zorunludur.

            Genel Kurul Karar Defteri Divan tarafından imzalanır.

DOSYALAR

MADDE 20: İşyeri organı dışındaki diğer organlarda genel merkezce belirlenecek desimal sisteme göre dosya tutulur. Bu dosyalar giden ve gelen evrak dosyaları olmak üzere iki takım olarak tutulur.

TUTULACAK KAYITLAR

MADDE 21: Sendikaya yazılan ve sendikanın yazdığı resmi yazılar gelen ya da giden yazı kayıt defterine kaydedilir. Gelen yazılar, görevlendirilen bir yetkili tarafından ilgili birime havale edildikten sonra giden evrak kayıt defterine kaydedilerek teslim edilir.

            Bilgisayar kayıtlarının bulunduğu disket veya CD’ler görevlendirilen bir yetkiliye zimmetlenerek saklanır.

            Mali belgeler dışındaki belge ve yazıların saklanma süresi en az 3 yıldır. Süre bitiminde, yönetim kurulu kararı ile dosyası ile birlikte arşive kaldırılır.

MÜHÜR-BAŞLIK-TABELA

SENDİKA MÜHRÜ

MADDE 22: Organlar, MYK’nın kararlaştırdığı örneğe uygun mühür kullanırlar. Mühür, organların başkanları ya da yetkili yönetici tarafından saklanır.

BAŞLIK

MADDE 23: Organlar, MYK’nın kararlaştırdığı örneğe uygun başlıklı kağıtlar, kaşeler, rozetler kullanırlar. Başlık, organların başkanları ya da yetili yönetici tarafından saklanır.

TABELA

MADDE 24: Organ tabelaları, MYK’nın kararlaştırdığı örneğe uygun ölçü, biçim ve renklere uygun olarak yaptırılır.

ÜYELİK BAŞVURUSU

MADDE 25: Üyeliğe başvuru sendika üye kayıt formu ile yapılır. Gerekli görülürse üyeliğe başvurandan ve üyelerden iş yeri görev belgesi istenebilir.

ÜYELİĞE KABUL İŞLEMİ

MADDE 26: Üyeliğe kabul kararı, merkez yönetim kurulunca verilir. Üyelik başvurusu bir ay içinde reddedilmezse kabul edilmiş sayılır. Üyelik başvurusu reddedilirse, MYK bunu yazılı olarak gerekçelendirir ve ilgiliye bildirir. Üyeliği reddedilenlerin yargıya başvuru hakları vardır.

ÜYELİK KİMLİK KARTI

MADDE 27:Üyeliğe kabul edilenlere MKY’nca kabul edilmiş ve onaylanmış Kültür Sanat Sen Kimlik Kartı verilir

ÜYELİĞİN NAKLİ

MADDE 28: İşyeri değişen üyeler yeni işyerinde göreve başlamalarından itibaren nakil dosyalarında sendika bilgisi yer alır. Üyenin dosyasında üye bilgisi olmadığında, bir ay içerisinde yeni atandıkları yerdeki şube ve İl temsilciliklere başvurarak üyeliklerinin naklini isterler. Üyenin eski şube ve İl temsilciliği, üye kayıtlarını yeni Şube ve İl temsilciliğe gönderir. Üyenin nakli, üyeliği kesintiye uğratmaz. Kendi isteği ile nakil olan üyenin organlarındaki görevi sona erer.

AYRICA DOLDURULACAK FORMLAR

MADDE 29: Şube ve bağlı temsilcilikler her ay üyeleri ile ilgili bilgi formunu genel merkeze göndermek zorundadır. Ayrıca genel eylem ve etkinliklerde ilgili form aynı gün doldurularak genel merkeze ivedilikle gönderilir.

YÜRÜRLÜK

MADDE 30: Bu yönetmelik Merkez Yönetim Kurulunun 15.09.2009 tarih ve 78 sayılı kararı ile karar tarihinden itibaren yürürlüğe girer. Yönetmeliği MYK yürütür.

İŞ YERİ TEMSİLCİLERİ EL KİTABI

SUNUŞ

Emeğini satarak yaşamını sürdürenlerin herkesten daha çok örgütlü olmaya ihtiyaçları vardır. Hak ve çıkarlarımızı korumak ve geliştirmek için kurduğumuz sendikalarımız, daha iyi bir ücret, daha iyi çalışma koşulları ve demokratik bir ülke talebini daha güçlü ifade etmemizin en önemli araçları arasındadır.

Sendikaları güçlü kılmanın yolu, üyelerini ve temsilcilerini bilinçlendirmekten ve bilgilendirmekten geçer. Bu nedenle her sendika üyesinin ve temsilcisinin ekonomik, sosyal, toplumsal ve sendikal haklarını ve yükümlülüklerini iyi bilmesi gerekir.

Sendikalarımızın ve emekçi hareketinin ilerlemesi açısından temsilcilik kurumunun etkinliği ve işlerliği vazgeçilmez önemdedir. İş yerinden başlayan sendikal örgütlenme ve mücadelede elde edilecek başarıda işyeri temsilcilerinin büyük payı vardır.

Mücadele tarihimiz bizlere, hak ve özgürlüklerin ancak ve ancak mücadele ile kazanılabileceğini göstermiştir. Kitlesel gücümüzü korumanın ve geliştirmenin, yıllardır savunduğumuz talepleri kazanıma dönüştürmenin yolu, işyeri örgütlülüğünü geliştirmek ve işyeri temsilciliği kurumunu doğru tarzda işletmekten geçmektedir. Sendikal faaliyetin yaşam bulduğu, sendikamıza üye olmayan emekçilerin sendikayı tanımasında en önemli işlevi gören işyerleri ve işyeri temsilcileri, sendikamız ve mücadele perspektifimiz açısından büyük önem taşımaktadır.

Kültür Sanat Sen, iş kolunda bulunan iş yeri temsilcilerinin görev ve sorumluluklarının öneminin bilincindedir. Sendikamız, can damarları olan iş yeri temsilcilerinin emeği, iradesi ve enerjisi ile büyümektedir. Kültür Sanat Sen’in gücünü, etkisini, iş yeri örgütlülüğünün en önemli parçası olan “İş yeri Temsilcileri” belirlemektedir. Bu nedenle sendikamız, iş yeri temsilcilerinin her geçen gün daha fazla donanımlı olmasına özen göstermek zorundadır.

İş yeri örgütlülüğümüzü daha etkin, daha güçlü bir yapıya kavuşturulması, iş yeri temsilcilerinin üzerine aldığı görev ve sorumlulukları yerine getirerek sendikal örgütlenmemizi bugün olduğundan çok daha ilerilere taşımasına yardımcı olması amacıyla hazırlanan “İş yeri Temsilcisi El Kitabı”nın mücadelemize katkı sunacağına inanıyoruz.

                                    MERKEZ YÖNETİM KURULU

Broşürü ek dosyadan indir..

GÜLTEN AKIN’NI SONSUZLUĞA UĞURLADIK

“Ah kimselerin vakti yok / durup ince şeyleri anlamaya”…

Türk şiirinde ikinci yeni akımının tek kadın şairi, beş çocuk annesi ve insan hakları savunucusu olan Gülten Akın, son sözlerini söyleyip aramızdan ayrıldı.

Şiirleri pek çok dile çevrilen ve 40’tan fazla şiiri bestelenen Gülten Akın, Türk Edebiyatının önemli isimlerinden biriydi. O sadece şair değil aynı zamanda toplumsal olaylara duyarlı bir kadın şairdi… Halkın yaşadıklarına duyarlıydı.

12 Eylül 1980 askeri darbe sonrası demokratik kitle örgütlerinin yeniden kuruluşu ve çalışmalarına katıldı. İnsan Hakları Derneği, Halkevleri, Dil Derneği gibi örgütlerde kurucu ve yönetici olarak görev yaptı.

Gezip gördüğü yerlerden esinle zenginleşen ve coşkulu bir insan sevgisiyle yoğrulan şiiri, toplumsal sorunları, yaşam-halk ilişkisini öne çıkardı. Şiirlerinde büyük ölçüde folklor öğelerinden yararlandı.

Eğitim Sen olarak ailesine ve tüm halkımıza baş sağlığı diliyoruz… Seni unutmayacağız…