KARALAMA KAMPANYALARI HAKKINDA

Bakanlığımız hizmet kolunda yetkili olan sendikamız hakkında bir süredir kara propaganda yürütülmektedir. Bu propagandayı yürüten ilgililer hakkında Kültür ve Turizm Bakanlığı Teftiş Kuruluna idari soruşturma açılması için başvuruda bulunulmuştur. Ayrıca ilgili kişiler hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulmuştur. İftira kampanyası yürüten kişilerin yürütmüş olduğu bu kampanyayla ilgili hukuki haklarımızın aranması konusunda gerekli iş ve işlemler sonuna kadar takip edilecektir. 

SANAT YÖNETİM KURULU SINAV DUYURUSU

Devlet Tiyatrosu Sanat Yönetim Kurulu 

Sanatçı Temsilcisi Duyurusu: 

Sanat ve Yönetim Kurulumuzun 06/11/2013 tarih ve 2720 sayılı kararı ile Kuruluşumuz Merkez Teşkilatında 2 adet, Van, Erzurum, Sivas ve Konya Devlet Tiyatrosu Müdürlüklerinde 1’er adet olmak üzere boş bulunan toplam 6 adet Dekoratör (Işık Tasarımcısı) pozisyonu için 02/12/2013 Pazartesi günü saat 10.00’da, Göreve ve Çalışma Yönergemizin 21.maddesinin (b) bendinde belirtilen “Genel Müdürlüğümüzde en az 4 yıl süreyle çalışan Başışık Uzmanları ile en az 15 yıl çalışmış olan dört yıllık Yüksek Öğrenim mezunu Sahne Işıkçıları”nın katılabileceği Kurum içi sınav yapılmasına ve sınavın Ankara Devlet Tiyatrosu Müdürlüğü Oda Tiyatrosunda yapılmasına karar verilmiştir.

Söz konusu sınava girmek isteyenlerin en geç 25/11/2013 Pazartesi günü saat 17.00’ye kadar dilekçe ile Genel Müdürlüğümüze başvuruda bulunmaları gerekmektedir.

KPSS 2013/2 İLE 11 BİN 415 PERSONEL ALIMI

Kaynak: http://www.memurlar.net/

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, KPSS 2013/2 yerleştirmeleriyle ilgili bilgi verdi. Çelik, twitter hesabından yaptığı açıklamada, “KPSS 2013/2 Yerleştirmelerinde, 182 kamu kurum ve kuruluşunun toplam 11.415 kadro ve pozisyon için yerleştirme talebini ÖSYM’ye ilettik…Talep edilen toplam kadro ve pozisyonların yaklaşık % 21′i ortaöğretim, % 21′i önlisans, % 58′i lisans düzeyindedir… Kasım ayı Yerleştirmelerinde tercih yapacak adaylara şimdiden başarılar dilerim..” ifadelerini kullandı.
Bilindiği üzere, 2013/2 KPSS tercih işlemlerine başvurular, 18 Kasım ila 27 Kasım tarihleri arasında alınacak
TALEP EDİLEN KADRO VE POZİSYON DAĞILIMI
2013 yılı KPSS Yerleştirme takvimine göre 18-27 Kasım 2013 tarihleri arasında tercihlerin alınacağı 2013/2 yerleştirmelerinde 182 kamu kurum ve kuruluşunca toplam 11 bin 428 kadro ve pozisyon için yerleştirme talebinde bulunuldu. Talep edilen toplam kadro ve pozisyonların yaklaşık yüzde 21′i ortaöğretim, yüzde 21′i ön lisans,yüzde58′i lisans düzeyinde.
Bu kadro ve pozisyonların kamu kurum ve kuruluşlarına göre dağılımı ise şu şekilde: “190 sayılı KHK’ya tabi kurumlar (Üniversiteler hariç) 10 bin 169, üniversiteler 413, mahalli idareler 331, Kamu İktisadi Teşebbüsleri 495 ve diğer 7 adet.”
Talep edilen toplam kadroların hizmet sınıflarına göre dağılımı da şöyle: “Sağlık ve yardımcı sağlık hizmetlerisınıfı7 bin 360, genel idare hizmetleri sınıfı 2 bin 112, teknik hizmetler sınıfı 1235, avukatlık hizmetleri sınıfı 99, yardımcı hizmetler sınıfı 113 ve eğitim-öğretim hizmetleri sınıfı 1 adet.”
KİT pozisyonlarının öğrenim durumlarına göre dağılımı ortaöğretim 27, ön lisans 146, lisans 335 adet olarak belirlendi.

LAİKLİK, LAİK EĞİTİM VE BAŞÖRTÜSÜ SORUNU

LAİKLİK, LAİK EĞİTİM VE BAŞÖRTÜSÜ SORUNU

Eğitimin kurumsal olarak gelişimine bakıldığında, başlangıçta dinsel bir ni­telik taşıdığı, ağırlıklı olarak dini kurumlar içinde, din görevlileri tarafından ve­rildiği görülür. Din kurumunun ve dini kuralların belirleyici ve baskın olduğu toplumlarda, eğitim her yönüyle dinsel bir nitelik göstermiş, dini kurumlar ve kurallar top­lumsal yaşamda uzun yıllar belirleyici olmuştur.

Özellikle tek tanrılı dinlerle birlikte, din kurumları, yönetici ve üst düzey memurların yetiştirilmesinde önemli bir rol oynamıştır. Örneğin Osmanlı İmparatorluğunda mahalle ve subyan mektepleri dine dayalı eğitim veren ilkokul düzeyinde okullardır. Arapça eğitim veren medreseler ise Osmanlı’nın ulema sınıfını oluşturmuş, fetva yoluyla devlet yönetiminde belirleyici olmuşlardır.

Laiklik anlayışı, Avrupa’da Aydınlanma Çağı’ndan önce yıllarca süren din ve mezhep savaşları sonrasında ortaya çıkmıştır. Ortaçağ’da Kilise, her şeyi kendi otoritesi altında tutmuştur. Günlük işlerden bilimsel çalışmalara, ekonomiden felsefeye kadar hemen her şeyin kilisenin buyruğu altında olması ve bunu topluma yönelik bir baskı biçimde hayata geçirmesi çeşitli tepkilere neden olmuştur. Batıda laikliğin gelişim sürecine bakıldığında, kilisenin toplum üzerindeki katı denetimi ve baskısına karşı bir tepki olarak ortaya çıktığı görülür. Laik kelimesinin bir hukuk ve siyaset terimi olarak ön plana çıkması ise 1789 Fransız Devrimi’nden sonra olmuştur.

Devletlerin laikleşmesi, tarihsel ve toplumsal bir süreç olarak yaşanmıştır. Modern toplumda laiklik, bireyin yaşamının çeşitli alanlarının din tarafından yönlendirilmesinin sona ermesi anlamına gelir. Bu süreç, ekonomik, sosyal, kültürel ve politik düzenin dinsel kurumlardan bağımsızlığını, dinsel inanç açısından bilimin özgürlüğünü ve din otoritelerinden kopuşunu içerir.

İnsan aklının laiklik sayesinde dogmatizmden kurtulmasından sonra bilimlerde büyük bir gelişme yaşanmıştır. Dogmatik değerlerin belirlediği toplumların tutucu olması ve bilimsel ilerleme karşısında statükoyu savunması kaçınılmazdır. Böylesi bir yaklaşımın herkesin, dini kuralların belirlediği gibi yaşaması ve düşünmesini dayatması kaçınılmazdır.

Laisizm, bilimsel bir kavramdır ve herkes için geçerli kriterleri vardır. Ülkeden ülkeye laisizm yerleşmesi tarihsel ve sosyolojik açıdan farklılıklar gösterse de hepsinde ortak özellik, “devlet ve din alanının kesin kurallarda birbirinden ayrılması”, birbirinin alanına müdahale etmemesidir. Dinin devlete, devletin de din alanına müdahale etmemesidir. Laik bir ülkede laiklik, din ve devletin alanlarının tümüyle ayrılmasını, din ve vicdan özgürlüğünün inanan ve inanmayan herkes için eşit koşullarda geçerli olmasını ifade etmektedir.

Laik bir ülkede devlet, bütün dinler ve inançlar karşısında eşit mesafede olmak zorundadır. Türkiye gibi, dinin devlet tekelinde olduğu ve Diyanet İşleri Başkanlığı gibi bir kurum tarafından örgütlenen ülkelerde gerçek anlamda laiklikten bahsetmek mümkün değildir. Bu durum Türkiye’de, yıllardır dini kuralların toplumsal yaşamın çeşitli alanlarında belirleyici olmasını beraberinde getirmiştir.

Laik eğitim neden önemlidir?

Laiklik, din adına insanları korkutmak ve onları denetim altında tutmak için dinin egemen sistemin çıkarları doğrultusunda kullanılmasının engellenmesi açısından önemlidir. Bu yönüyle laiklik, din ve inanç istismarcılarının aksine, bütün din ve inançlara eşit mesafede ve saygılı olmayı ifade etmektedir. Laik eğitim, doğası gereği toplumda farklı inançların birbirine saygılı olmasını ve hoşgörü ortamı yaratmayı, din ve inanç farklılıkları üzerinden toplumu bölüp birbirine karşı kışkırtmayı değil, demokratik, nitelikli ve özgür düşünceyi güvence altına almayı ilke edinmiştir. Bu özelliği dolayısıyla, eğitimin tek başına laik olması yeterli olmadığı için aynı zamanda demokratik olması gerekmektedir.

Laik eğitim, önemli toplumsal işlevleri olan dinin eğitim sistemi üzerinden örgütlenmesine, Türkiye’de sıkça gördüğümüz gibi, siyasal ve ekonomik çıkar çevreleri tarafından istismar edilmesinin, kapitalist sistemde sömürünün meşrulaştırılması amacıyla kullanılmasının önüne geçilebilmesi açısından ayrıca önemlidir.

Laiklik, dinsel inançların varlığı ve özgürlüğü için en temel güvencedir. Laik olmanın temel ilkesi başkalarının inançlarına, düşüncelerine saygılı olmak, aklı ve bilimi rehber edinmek, hangi din ve inançtan olursa olsun, her insanın değerli olduğunu bilmek ve buna saygı göstermektir. Nerede gerçek anlamıyla laiklik varsa, orada gerçek anlamda din ve vicdan özgürlüğü vardır.

Eğitim sistemi dini kurallara göre biçimlendirilemez

AKP Hükümeti’nin son 11 yılda benimsemiş olduğu eğitim politikalarına bakıldığında, özellikle eğitimde 4+4+4 dayatmasıyla birlikte zorunlu din derslerine ek olarak, “zorunlu seçmeli” din derslerinin getirildiği görülmektedir. Okul dönüşümleri sürecinde en donanımlı okulların imam hatip olarak ayrılması, imam hatip ortaokulu ve liselerin tüm taleplerinin Milli Eğitim Bakanlığı tarafından karşılanması ve diğer kamu okullarının kendi kaderiyle baş başa bırakılması, Türkiye’de eğitim sisteminin nasıl bir dönüşüm içine itildiğini göstermektedir.

Toplumlarda din-eğitim ilişkisini, büyük ölçüde din-devlet ilişkisi belirler. Başka bir ifadeyle, dini konular devlet üzerin­de ne kadar güçlü bir etkiye sahip ise, eğitim sistemi üzerinde de o kadar yönlendirici, yasakçı ve dayatmacı olması kaçınılmazdır. AKP hükümetinin dini kendi çıkarlarını gerçekleştirmek için bir araç olarak kullanması ve istismar etmesi, din adına çeşitli yasakları gündeme getirmesini ve uygulamasını beraberinde getirmiştir. Bu anlamda, dinin genel olarak toplumsal yaşam, özel olarak eğitim üze­rindeki etkisini, var olan siyasal yapı ve iktidar ile kurulan ilişkilerden ayrı değerlendirmek mümkün değildir.

Laik eğitimde öğretim programları, bilimsel bilgiler üzerine kurulmak zorundadır. Programlarda katı ve değişmez bilgilere yer olmamalıdır. Eğitim programlarında tek ve değişmez doğru olmadığı, cansız maddenin bile bir yandan çözülüp dağılırken, diğer yandan da yeni biçimler altında örgütlenmekte olduğu anlatılmalıdır. Bu şekilde öğrenciler, eğitimde sıkça kullanılan dini söylemlerden farklı olarak, sürekli değişim gösteren gerçekliğin “tek ve değişmez açıklaması” olamayacağını daha iyi anlayabileceklerdir.

Hem öğretmenler, hem öğrenciler, kendi bildikleri doğrular dışında doğru aramazlarsa gerçeği bulmaları mümkün değildir. Bu sonuç öğretim yöntemlerine de yansımıştır. Örneğin öğretmenler, bilimsel bir konuyu işlerken, “şu kişiye göre”, “bunun bakış açısına göre”, “şu koşullar altında”, “şu dönemdeki yaklaşıma göre” vb gibi çekincelerle sergilemektedir. Böylesi bir tutum öğrenciler arasında bir çeşit tartışma geleneği de yaratmaktadır.

Laik eğitimin en önemli ayaklarından birisi “karma eğitim”dir. Karma eğitimle öğretim, kız ve erkek öğrencilerin küçük yaşlardan itibaren bir arada eğitilmeleri, toplumda kadın erkek eşitliğini yaşama geçirmeyi kolaylaştırmaktadır. Bu şekilde farklı cinslerin küçük yaşlardan itibaren birbirini tanıması, farklılıklarına saygı göstermesi öğretilebilmektedir.

Eğitimin dini kurallara göre ya da herkesin inancına uygun bir içerikte düzenlenmesi durumunda, bir sonraki hedefin karma eğitimin kaldırılması, kız ve erkek öğrencilerin önce ayrı sınıflarda, daha sonra ayrı ayrı okullarda okutulmasını gündeme getirecektir. AKP’nin ve Memur Sen’in bazı yetkililerinin dönem dönem karma eğitimi hedef alan sözleri dikkate alındığında, iktidarın sahte özgürlük söylemleri ile eğitim başta olmak üzere, toplumsal yaşamı bir bütün olarak dini kurallara göre biçimlendirmek istemesine karşı net bir duruş sergilemek gerektiği açıktır.

Okullarda din dersinin zorunlu ya da “zorunlu seçmeli” olarak okutulması, kamusal, laik, demokratik eğitim anlayışıyla, bilimsel eğitimle temelden çelişmektedir. Okullarda, üstelik devlet aracılığıyla ve zorunlu olarak, yalnızca belli bir din ve mezhep öğretilmektedir. Bu durum, Türkiye gibi çok kültürlü, çok dinli ve çok mezhepli bir toplumda, birçok sorunun ve eşitsizliklerin doğmasına yol açmaktadır. Bu noktada farklı inançlara karşı açık bir ayrımcılık ortaya çıkarken, tek bir din ve mezhep üzerinden tüm toplumun tek tipleştirilmesine seyirci kalmak mümkün değildir. Bu nedenle devletin bırakalım zorunlu din dersini, seçmeli olarak bile din eğitimi vermemesi gerekmektedir.

Okullarda din eğitimi sorunu, eğitim üzerinden “dini bilimselleştirmeye” ya da “bilimi dinselleştirmeye” çalışma girişimleri noktasında düğümlenmektedir. Oysa eğitim bilimi açısından geçerli olan tek şey, eğitime bilimin gözlüğü ile bakmaktır. Dinin gözlüğü ile dini kuralların gerektirdiği gibi eğitime ve bilime bakmak mümkün değildir. Bilim “bilim” olarak, din “din” olarak kaldığı sürece ve birbirinin alanına müdahale etmediği sürece işlevlerini doğru bir şekilde yerine getirebilecektir.

Bütün din ve inançtan insanlar, özellikle okullarda, eşit koşullarla, aynı kurallara uymak durumundadır. Eğitim kurumlarında hiç kimseye ya da gruba “dini inancının gereği” gerekçesiyle ayrımcı uygulama yapılması ya da yasakçı bir tutum içine girilmesi kabul edilemez. Bu nedenle eğitim kurumlarında herkesin dini inancının gerektirdiği gibi giyinerek okula gelmesini “özgürlük” olarak tanımlamak, özgürlük kavramının anlamını kasıtlı olarak çarpıtmak anlamına gelmektedir.

Laikliğin temelinde farklı inanç ve dinlerdeki insanlar arasında eşitliğin sağlanması vardır. Bunu yapabilmek için devlet, tüm din ve mezheplere aynı mesafede durmak, dine bakışında mutlak olarak ta­rafsız olmak zorundadır. Devlet eğitim hizmetlerini örgütlerken ve bu hizmetleri sunarken, bunu asla dini referanslara göre yapmamalı, hiç kimseyi belli bir inanç grubunun eğitimini almaya zorlamamalıdır. Sırf bu durumun kendisi bile “Dinde zorlama yoktur” anlayışıyla çelişmektedir.

Kamuda başörtüsünün serbest olması, “özgürlük” anlamına gelmemektedir

Yıllardır önemli istismar alanlarından birisi olan kamuda başörtüsü yasağının kaldırılması, iddia edildiğinin aksine, kamuda kılık kıyafet özgürlüğü anlamına gelmemektedir. Yıllardır önemli bir inanç istismarı olarak yaşanan bir sorun olan başörtüsü, siyasi iktidarın “kendine demokrat” tutumuyla siyaseten çözülmek istenmiş, çözülmek istenirken bile yeni yasaklar gündeme getirilmiştir. Sorun, sadece “başörtüsü serbestliğine” indirilemeyecek kadar derindir.

Kamu emekçilerinin nasıl giyineceğinin son derece ayrıntılı ve katı kuralların olduğu ve 12 Eylül’ün yasakçı mantığıyla hazırlanmış bir yönetmelikle belirlenmiş olması, hükümetin “kendine demokrat” ve “sahte özgürlükçü” kimliğini bir kez daha ortaya koymuştur.

Okulda din derslerinin yarattığı eşitsizlikler, tek din, tek mezhep dışındaki inanç gruplarına yönelik ayrımcı uygulamaların arttığı bir dönemde, bir taraftan kamuda “kılık-kıyafet özgürlüğü” söylemini kullanıp, diğer taraftan sadece başörtüsü “serbestliği”nin getirmek, üstelik bütün bunların “özgürlük” gibi yansıtılması ve savunulması, özgürlük kavramının içinin boşaltılmasından başka bir anlam taşımamaktadır.

Özgürlük, insanın insan olmaktan dolayı, doğuşla sahip olduğu bir şey değil, tarihsel gelişmenin belli bir aşamasında yürütülen mücadeleler sonucunda elde edilen, insanların esaretten, kölelikten ve her türlü sömürüden kurtulmasını ifade eden, derin ve kapsamlı bir kavramdır. Bireyler açısından genel ve soyut bir özgürlük kavramından bahsetmek mümkün olmadığı gibi, siyasi iktidarın toplumsal hayatı ve çalışma yaşamını dini kurallara göre biçimlendirme çabalarını “özgürlük” olarak ifade etmek mümkün değildir.

Sendikalar soruna nasıl yaklaşmalıdır?

Sendikalar, kamuda “başörtüsü” serbestliği üzerinden emekçilerin ayrışmasına hizmet edecek her türlü tutum ve davranıştan uzak durmalı, hiçbir şekilde başörtüsü yasağını savunur konuma düşülmemelidir. Bu aşamada ilk yapılması gereken, öncelikle laikliği mevcut biçimsel ve yasakçı haliyle savunmaktan uzak durmak olmalıdır. Şu unutulmamalıdır ki, başörtüsü sorununun bu kadar büyümesinin en önemli nedeni, uzun yıllardır bireylerin günlük yaşamını katı ve yasakçı kurallarla biçimlendirilmek istenmesidir.

Gerçek laiklik savunusu, sadece başörtüsüne indirgenemeyecek kadar derin ve kapsamlı bir konudur. Sendikalar ve kamu emekçileri, gerçek anlamda kılık-kıyafet serbestliğini, din ve inanç özgürlüğünü savunmak, pratikte de buna uygun tutumlar almak zorundadır. Aksi bir tutum, emekçileri yeniden laik-anti laik kamplaşması içine itecek ve bu durum en çok siyasi iktidarın işine yarayacaktır. Çözüm ise, dinin kişisel bir inanç meselesi olduğu gerçeğinden hareketle, devletin ya da onun yürütme organı olan hükümetin kişisel bir alanla ilgili sadece kendi siyasal çıkarları doğrultusunda birtakım düzenlemeler yaparak konuyu “inanç istismarı” noktasına getirmesine izin vermemek, bu konuda toplumda yaratılmak istenen ayrışmaların önüne geçecek tutumlar almaktır.

Okullarda kamu adına görev yapan öğretmenlerin (kadın ya da erkek fark etmeksizin), öğrencilerin kişilik gelişimi başta olmak üzere çeşitli konulardaki tutum ve davranışlarını etkileyecek; ya da onları belli bir inanç sistemi üzerinden yönlendirecek tutum, davranış ve söylemlerde bulunması, eğitim kurumlarının dini esaslara göre düzenlenmesi yönünde atılmış her adımın karşısında olmak gerektiği açıktır. Siyasi iktidarın dinin ve dinsel geleneklere dayanan değerlerinin özel yaşama, toplum ve çalışma yaşamına daha derinden nüfuz etmesini amaçlayan girişimleri karşısında durmak gerektiği açıktır. Ancak bu yapılırken, bugüne kadar sık sık karşılaşılan biçimsel bir laiklik savunusu yapmak, sendikaları kaçınılmaz olarak mevcut yasakçı uygulamaları savunmak konumuna asla düşülmemelidir.

Türkiye’de uzunca bir süredir yaratılmaya çalışılan bütün kamplaşma girişimlerine rağmen, kamuda başörtüsünün yasaklanmasının savunulacak hiçbir bir yanı yoktur. Başörtüsünün özel yaşamda serbest iken, kamusal alanda yasak olmasının pratik olarak hiçbir anlamının olmadığı açıktır. Bu noktada kadınların sırf başörtüsü kullanıyorlar diye çalışma ve yaşama alanlarının sınırlandırılması kabul edilemez. Ancak kamuda başörtüsü yasağına karşı çıkmak, başörtüsünün bir özgürlük talebi olduğu ya da kadını özgürleştirdiği gibi ifadeleri haklı çıkarmamaktadır. Başörtüsü, hangi nedenle savunulursa savunulsun, kadını özgürleştiren değil, onun esaretini artıran, ikinci sınıf konumunu pekiştiren bir araç olduğu gerçeğini açıkça tartışmayı ve eleştirmeyi de gerektirmektedir.

Başörtüsü pek çok çevrenin iddia ettiği gibi bir özgürlük simgesi olmadığı gibi, kadının toplumsal yaşamını kuşatan “dinsel-muhafazakâr” iklimi daha da güçlendiren, pek çok sorun gibi, kadınların yaşadığı diğer sorunların da üzerini örten bir işlev görmektedir. Sorunu sadece başörtüsüne indirgememek, genel olarak kılık kıyafete yasaklar getirilmesine karşı çıkmak, başörtüsünün özünde kadınların özgürlük mücadelesiyle çatışan bir tutum olduğunu, iktidar tarafından toplumu bölmenin ve önemli bir bölümünü yedeklemenin aracı haline getirildiğini, başörtüsünün teşvik edilmesi ya da özendirilmesini eleştirmekten geri durmamak gerekmektedir. Bu noktada, başörtüsünün kadını özgürleştirdiğini iddia edenlerin tutarsızlıklarını ve içine düştükleri çelişkileri eleştirmekten asla geri durulmamalıdır.

AKP ve onun yedeklediği çevrelerin yarattığı sahte özgürlük söylemlerini ters yüz eden “başörtüsü özgürlüğü” propagandası, diğer alanlardaki bütün özgürlük taleplerini ve mücadelesini de örtmektedir. Öyle ki, toplum bu sorun etrafında çok boyutlu bir tartışmanın içine itilirken, işçi ve emekçilerin acil sorunları gündeme bile gelmemekte, burjuva siyaset mekanizmasının sağ ve “sol” fraksiyonları bizzat kendileri tarafından yaratılan kamplaşma ve bölünme ortamı üzerinden kendilerini yeniden örgütlemektedir.

Burada belirtilmesi özellikle belirtilmesi gereken bir diğer önemli nokta, doğrudan doğruya kadınları ilgilendiren bir konuda, “üç çocuk” ve “kürtaj” tartışmalarında olduğu gibi, konuyu kadınlardan çok erkeklerin tartışması ve kadınlar adına karar verici bir pozisyon almaya çalışmalarıdır. Sırf bu durum bile, hemen her konuda olduğu gibi, başörtüsü konusunda da erkeklerin öne çıkması ve sorunun asıl muhatabı olan kadınların ikinci plana itilmesidir.

Sonsöz

Laik olmayan bir eğitim sisteminin ne demokratik olması, ne demokrasiye hizmet etmesi, ne de bireyin gerçek anlamda özgür olması mümkündür. Gerçek anlamda laik bir eğitimi biçimsel değil, gerçek demokrasi ve özgürlükler destekleyebilir. Değişik din, mezhep, inanç ve cinsiyetten yurttaşların okullara eşit biçimde devam etmeleri, eğitim sisteminin inanç ve görüşler arasında ayırım yapmamasıyla, kamusal, laik ve demokratik bir eğitim sistemine sahip olmasıyla doğrudan bağlantılıdır.

Bu aşamada elbette bir taraftan dinin, başta siyasi iktidar olmak üzere, egemen güçlerin çıkarlarını gerçekleştirmek için kullanmasını engellemek, diğer taraftan emekçiler içinde herhangi bir inanç ayrımı yapmadan, demokrasi ve laiklik mücadelesini yükseltmeyi ve dinle devlet işlerinin birbirinden tam ayrılığını savunma mücadelesini öne çıkarmak gerekmektedir.

Türkiye’de yıllardır yaşandığı gibi dinin siyasallaşması ve siyasal çıkarlara alet edilmesinin engellenmesi, ancak devletin dinden elini tamamen çekmesiyle mümkündür. Devlet, din işlerinden bütünüyle elini çekmeli, bütün dinler, mezhepler ve inançlar karşısında tarafsız olmalıdır. Laik eğitimin bir gereği olarak okullarda hiçbir dinin eğitimi verilmemeli, okullarda çocuklara yönelik yönlendirici ya da dışlayıcı hiçbir dini ya da siyasi yönlendirme yapılmamalıdır.

Türkiye’de din ve milliyetçiliğin sermaye tarafından işçi sınıfı ve emekçilerin sömürülmesinde en etkili araç olarak kullanılmasını önlemek, halkın şu ya da bu şekilde oluşmuş inançlarını hedef alan ifadeler ya da kaba bir din karşıtı propaganda yoluyla olabilecek bir şey değildir. Dinin kişinin “özel alanı” olarak kalması ama sermaye ve hükümetlerinin bu özel alanı nasıl kendi çıkarları için ters yüz ettiğini anlamaları, ancak emekçilerin sermayeye karşı hep birlikte, omuz omuza yürütecekleri örgütlü mücadele içinde olacaktır.

Dr. Erkan AYDOĞANOĞLU*

* Eğitim Sen Eğitim Uzmanı. (E-mail: erkanaydogan@gmail.com)

GENEL KURUL SEÇİM YÖNETMELİĞİ

KÜLTÜR SANAT SEN 
GENEL KURUL SEÇİM YÖNETMELİĞİ

I. BÖLÜM
GENEL HÜKÜMLER
Madde 1- AMAÇ:
Bu Yönetmeliğin amacı, Kültür, Sanat ve Turizm Emekçileri Sendikası (Kültür Sanat-Sen) Merkez, Şube, Genel Kurul toplantısı öncesinde, sırasında ve sonrasında uyulacak esas ve usuller ile, İl Temsilcilik Yönetim Kurulu ve delege usulünün uygulandığı Şube Genel Kurullarını oluşturacak delegelerin, Şube Genel Kurulunda Şube Organlarının ve Sendika Genel Kurulunu oluşturacak delegelerin; Sendikanın Genel Kurulunda Sendika Organlarının ve Üst Kurul delegelerinin; 4688 sayılı yasa, sendika ana tüzük ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 22.Kasım 2001 gün ve 14699 sayılı yazısı (yönetmeliği) hükümlerinden yararlanılarak belirlemektir.
Madde 2- KAPSAM:
Bu yönetmelik; 
a) Merkez, Şube Genel Kurullarının toplanması, 
b) Merkez, Şube Genel Kurul Delegelerinin seçimi,
c) Merkez, Şube organlarında görev alacakların seçilmesi ile
d) Genel Kurulda, Üst Kurul Delegelerinin seçilmesi ile ilgili esasları düzenler. 
Madde 3- YÖNETMELİK HÜKMÜ:
Bu Yönetmelik sendika Ana Tüzüğü eki olup; Yönetmelik hükümleri yürürlükte bulunduğu süre içerisinde olası yapılacak yasal düzenlemelere aykırı düşmesi halinde, Yönetmelikte değişiklik yapmaya Sendika Genel Yönetim Kurulu yetkilidir. 
Madde 4- TANIMLAR:
Bu Yönetmelikte;
1- Kültür Sanat Ve Turizm Emekçileri Sendikası; SENDİKA,
2- Sendikaya bağlı şubeler; ŞUBE,
3- Şubeye bağlı İl Temsilcilikleri; İL TEMSİLCİLİĞİ,
4- Sendikanın Genel Kurul dışındaki zorunlu organları; Yönetim, Denetim, Disiplin Kurulları; SENDİKA ORGANI,
5- Şubelerin Genel Kurul dışındaki zorunlu organları; Yönetim, Denetim, Disiplin Kurulları; ŞUBE ORGANI,
6- Şubelerin ve bağlı İl Temsilciliklerinin faaliyet alanına giren işyerlerinin tümü; ŞUBE SEÇİM ÇEVRESİ,
7- Şubelerin seçim çevresi içindeki delegeler seçimlerinin yapılacağı işyerleri; SEÇİM BİRİMİ,
8- Şube Genel Kurullarını oluşturacak olan delegeler; ŞUBE DELEGESİ,
9- Sendika Genel Kurulunu oluşturacak delegeler; MERKEZ GENEL KURULU DELEGESİ,
10- Üyesi bulunduğumuz Kamu Emekçileri Sendikası (KESK) Genel Kuruluna, Kültür Sanat ve Turizm Emekçileri Sendikası adına katılacak delegeler, ÜST KURUL DELEGESİ, olarak ifade edilir.
Madde 5- SEÇİMLERDE UYULACAK KURALLAR: 
a) Genel Kurullarda zorunlu organlara yapılacak üye ve üst kurul delege seçimleri yargı gözetimi altındadır.
b) Serbest, eşit, gizli oy, açık sayım ve döküm, esasına göre yapılır.
c) Şube Genel Kuruluna katılacak delegeler yargı gözetimi aranmaksızın üyeler tarafından serbest, gizli oy, açık sayım ve döküm esasına ve Sendika Tüzüğü ile Eki olan bu Yönetmelik hükümlerine göre yapılır.
Madde 6- SEÇİMLERDE SANDIK KURULUNUN ALDIĞI ÖNLEMLERE UYMA ZORUNLULUĞU:
Sendika ve Şube Genel Kurullarında yapılan seçimlerin belli bir disiplin içerisinde yapılabilmesi amacıyla Seçim Kurulu Hakimi ve Sandık Kurulunun aldığı önlemlere uyulur.
Madde 7- OY KULLANMA:
Seçime katılacak üye ve delegeleri belirten ve kesinleşmiş bulunan listede adı yazılı olmayan oy kullanamaz. Oy, oy verenin kimliğini belirten bir belgeyi ispat ederek kullanılır.
Madde 8- OY PUSULASI:
Oy, oy verme sırasında Seçim Kurulu veya Divanca mühürlenmiş listelerdeki adayların isimlerinin karşıları işaretlenmesi suretiyle kullanılır.
Madde 9- OYLARIN EŞİTLİĞİ:
Eşit oy alan adaylardan biri kura ile belirlenir. Sandık kurulu veya Divan tarafından Tutanağa ilave edilir.
Madde 10- DELEGELİK SÜRESİ: 
a) Delege sıfatı müteakip Olağan Genel Kurul için yapılacak delege seçimlerine kadar devam eder.
b) Bir olağan Genel Kurulu oluşturmak üzere seçilecek delegeler müteakip Olağan Genel Kurul tarihine kadar geçecek süre içerisinde yapılacak Olağanüstü Genel Kurullara delege olarak katılırlar.
c) Sendika üyeliğinden çekilme veya çıkarılma (Kesinleşmiş olmak şartıyla) delegelik sıfatını sona erdirir.
d) Herhangi bir nedenle bir şubenin olağanüstü Genel Kurula gitmesi halinde o şubenin Olağan Genel Kuruluna delege olarak katılmış olan (Şubesi değişmiş olsa bile) eski şubesindeki delegeliği devam eder. 
e) Emekli olan delegelerin bir sonraki genel kurula kadar delegelikleri devam eder. 
Madde 11- SEÇİME KATILACAK ÜYE VEYA DELEGE LİSTELERİNİN HAZIRLANMASI: 
Seçim yapılacak Genel Kurula katılacak olan üye ve delegelerin listeleri ve faaliyet raporu Yönetim Kurulunca en az 15 gün önceden hazırlamak zorundadır.
Madde 12- LİSTELERİN ONAYI VE İLANI: 
a) 11. Maddede belirtilen listeler, seçimin yapılacağı günden en az 15 gün önceden Genel Kurul Toplantısının Gündemi, yeri, saati ve çoğunluk sağlanamadığı takdirde yapılacak ikinci toplantının yeri, saati bir yazı ile birlikte iki nüsha olarak Seçim Kurulu Başkanlığına bildirilir. ( EK-1)
b) Seçim Kurulu Başkanı ilgili kayıt ve belgeleri inceleyerek, varsa noksanlıkları tamamlatarak seçime katılacak üye ve delege listelerini onaylar.
c) Onaylanan listeler ve toplantıya ilişkin diğer hususları Genel Kurul tarihinden 7 gün önceden sendika veya ilgili şube binasında ilan edilir. İlan süresi 3 gündür.
d) Seçim tarihinden en az 15 gün önceden Genel Kurul Gündemi, seçimin yapılacağı yer, tarih ve saat; çoğunluk sağlanamadığı takdirde ikinci toplantı yeri, tarihi, saati belirtilmek üzere, ulusal veya yerel günlük bir gazetede ilan olunur. İkinci toplantı ile birinci toplantı arasındaki süre 15 günden fazla olamaz.(EK-2) 
Madde 13- İL VE İLÇE MÜLKİ AMİRLERİNE BİLDİRİMDE BULUNMA:
Gazete ilanı, hazerun listesi ve toplantı yapılan yer kiralanmış ise yerin kiralandığına dair bir belge veya sözleşme eklenerek o yerin en yüksek mülki amirine; illerde valiye, ilçelerde ise kaymakama başvuru yapılır. Başvuru seçimin yapılacağı tarihten en az 15 gün önce yapılır.(EK-3)
Madde 14- LİSTEYE İTİRAZ:
12. Madde de belirtilen listeye ilan süresi içerisinde itiraz edilebilir. Yapılan itirazlar en geç iki gün içerisinde kesin olarak karara bağlanır ve listelerde düzeltme yapılacak ise bu düzeltme yapılarak Seçim Kurulu Başkanlığına onaylatılır. Onaylanan bu listeler kesinleşir.

Madde 15- ADAYLARIN TESPİTİ: 
a) Genel Kurulda yapılacak zorunlu organlara ve üst kurul seçimlerine aday olacaklar, tek tek ya da liste halinde hangi organa aday olmak istediklerini bir dilekçe ile Genel Kurul Divan Başkanlığına bildirir.
b) Divan başkanlığı adaylık başvurularını organlara göre ayırarak, gerekli düzenlemeyi yapar, mühürlemek üzere seçim kuruluna verir.
c) Genel Kurulda görevli Seçim Kurulu yoksa kendisi mühürleyerek bu listeleri Genel Kurul mahallinde tüm delegelerin görebileceği şekilde ilan eder.
Madde 16- SEÇİM SANDIK KURULU:
12. Maddede belirtilen o yer seçim kurulu başkanı olan Hakim tarafından bir sandık kurulu oluşturulur. Seçim sandık kurulu seçimleri yasa ve sendika ana tüzüğü hükümleri içerisinde yürütür. Sandık kurulu seçim ve tasnif işlemleri bitene kadar görevine devam eder.
Madde 17- GENEL KURUL TOPLANTISININ BAŞLAMASI VE ERTELENMESİ:
a) Madde 14’de belirtilen kesinleşmiş listede yer alan üye veya delegelerin salt çoğunluğunun hazır bulunduğu yapılacak yoklama sonucunda anlaşılırsa, Genel Kurul çalışmaları başlatılır.
b) Çoğunluk bulunmaması halinde toplantı ertelenir. İkici toplantı 15 günden fazla ertelenemez. İkinci toplantıda salt çoğunluk aranmaz, ancak toplantıda yeter sayı Genel Kurula katılacak üye veya delegenin 1/3’ünden az olamaz.
Madde 18- SEÇİM SONUÇLARI:
a) Seçimler bittikten sonra sonuçları tutanağa yazılarak sandık kurulu başkan ve üyeleri tarafından imzalanır.
b) İmzalanan bu tutanağın bir örneği seçim mahallinde ilan edilir.
c) Kullanılan oylar ile tutanağın diğer örneği seçim kuruluna verilir.
Madde 19- SEÇİM SONUÇLARINA İTİRAZ:
Seçimin devamı sırasında yapılan işlemler ile tutanakların düzenlenmesinden itibaren iki gün içerisinde seçim sonuçlarına itiraz yapılabilir. Yapılacak itirazlara o yer seçim kurulu başkanlığınca verilen yanıt kesindir. Ona göre işlem yapılır.
Madde 20- ŞUBE GENEL KURULUNDAN SONRA YAPILACAK İŞLEMLER:
Genel Kurulun yapıldığı tarihi izleyen 15 gün içinde; 
a) Şubenin bulunduğu İlin Valiliğine bir yazı yazılır. (EK: 4) Bu yazı ekinde; 5’er nüsha olmak üzere Şube Zorunlu Organlarına seçilenlerin sendika görevlerini gösterir bir liste, Nüfus Cüzdanı Örneği, İkametgah Belgesi, Cumhuriyet Savcılığından alınacak Sabıka Kayıt Belgesi gönderilir.
b) Seçim sonuçları sendika binasında ilan edilir. Zorunlu Organlara (Yönetim, Denetim, Disiplin Kurulu ) seçilenlerin sendika görevleri belirtilmek kaydıyla, Şubelere, basına ve kamuoyuna duyurulur. 
ŞUBE GENEL KURULUNDAN ÖNCE DÜZENLENMESİ GEREKEN DEFTERLER
1- Genel Kurul Karar Defteri (Şube), (Genel Kurulda Divan tarafından Divan Tutanakları yazılacaktır.
2- Yönetim Kurulu Karar Defteri (Şube)
3- Denetleme Kurulu Karar Defteri (Şube)
4- Disiplin Kurulu Karar Defteri (Şube)
5- Gelen-Giden Evrak Kayıt Defteri (Şube)
6- Zimmet Defteri (şube) elden verilen evraklarda kullanılacak.
7- İşletme Defteri (Şube-notere gerek yok)
Defterler noter tasdikli olacaktır (sendikalar, vergiden muaf olduklarını notere bildirirlerse düşük ücret ödenmektedir.) Defterleri bitmeyenler bitene kadar kullanabilir Yeni göreve başlayan Şube Yöneticileri adı geçen defterleri yasaya uygun bir biçimde kullanacaklardır.

II. KISIM
ŞUBELERDE SEÇİM ESASLARI
I. BÖLÜM
ŞUBE DELEGE SEÇİMLERİ
Madde 21-DELEGE SAYISI:
Şube Olağan Genel Kurulunu oluşturmak üzere o şubenin seçim çevresi içinde oluşacak seçim birimlerinde sayısı sendika ana tüzüğü 19.(A) maddesinde belirtilen sayıda delege seçilir. 
a) Şube Seçim çevresindeki üye sayısı 400–1000 arasında ise Şube Genel Kurulu 125 delege ile toplanır. Delege hesaplaması; 125–10 (Şube Yönetim ve Denetleme Kurulu asıl üyeleri) =115, Üye sayısı: 115= Anahtar sayı
b) Şube Seçim çevresindeki üye sayısı 1001 veya daha fazla ise Şube Genel Kurulu; 250 delege ile toplanır. Delege hesaplaması 250–10(Şube Yönetim ve Denetleme Kurulu asıl üyeleri)= 240, Üye sayısı: 240=Anahtar sayı
c-)Bölge şubelerin şube delege sayılarının iller ve işyeri dağılımları genel merkez tarafından üye sayıları oranında belirlenerek bölge şubelere gönderilir.

Madde 22- SEÇİM ZAMANI:
Şube delege seçim zamanı o şubenin olağan Genel Kurulu için belirlenen tarihten bir ay önce sonuçlanacak şekilde düzenlenir.
Madde 23-SEÇİM BİRİMLERİNİN BELİRLENMESİ: 
a-) Her işyeri bir seçim birimidir. Ancak işyerindeki üye sayısı anahtar sayının altında ise birden fazla işyerleri birleştirilerek şube delege seçimi yapılır. Birleştirmede mekanların yakınlığı öncelikle dikkate alınır. Birleştirmeden sonra ilin şube delege sayısında eksiklik olduğu takdirde, artık sayısı en fazla olandan başlayarak kalan delege dağıtılır.
b-) Üye seçme ve seçilme hakkını fiilen çalıştığı il/işyerinde kullanır.
Madde 24- SEÇİME KATILACAK ÜYE LİSTELERİNİN HAZIRLANMASI: 
Seçime katılacak üye listeleri seçim birimlerine göre ayrı ayrı düzenlenir. Bu listede üyelerin açık kimlikleri yazılır. 
Madde 25-LİSTELERİN İLANI: 
a) 24.Madde de belirtilen listeler, seçim birimlerine hangi işyerlerinin dahil olduğu, seçimlerin hangi tarihler arasında yapılacağı, yer ve gün ile oy kullanma başlangıç ve bitiş saatleri belirtilmek suretiyle, toplantı tarihinden 7 gün önce şube binasında asılmak suretiyle ilan edilir.
b) Oy kullanma süresi, oy kullanacak üye sayısı dikkate alınarak tespit ve ilan edilir. Ancak bu süre üç saatten az olamaz.
c) Bu ilan ayrıca her seçim biriminde ve bu birimlere dahil işyerlerinde ayrı ayrı yapılır.
d) İlan süresi üç gündür. Yapılan bu ilan Şube Yönetimleri veya işyeri Temsilciliğince tutanak tutularak tespit edilir. 
Madde 26-LİSTEYE İTİRAZ:
a) 24. Madde de isimleri bulunmayan üyeler buna ilan süresi içinde itiraz edebilirler.
b) İtirazlar Şube Başkanlığına yazılı olarak bildirilir.
c) Yapılan itirazlar Şube Başkanlığınca incelenir ve en geç iki gün içinde sonuçlandırılır.
d) İtirazın haklı görülmesi halinde, itirazı yapan üyenin ismi listeye ilave edilir.
e) Haklı görülmez ise, durum itirazı yapan üyeye yazılı olarak bildirilir. Bu durum aynı gün içerisinde Sendika Genel Merkezine de bildirilir. Üye bu sonuca itiraz hakkını Genel Merkeze yapabilir. Genel Merkez Yönetimi, yapılan bu itirazı aynı gün görüşüp karara bağlar, bu karar kesindir.

Madde 27-DELEGE ADAYLARININ TESPİTİ:
a) Üyeler çalıştıkları işyerlerini kapsayan seçim birimlerinde aday olabilirler.
b) Aday olmak isteyen üyeler, delege seçimi gününden birgün önceye kadar delege adayı olduğunu bağlı bulunduğu şubeye veya işyeri temsilciliğine ya da aynı gün sandık kuruluna tek tek veya toplu olarak yazılı başvuruda bulunur.
c) Aday listeleri başvuru sırasına göre Şube Yönetimi veya İşyeri Temsilciliğince veya Divan Başkanlığınca düzenlenir.
Madde 28- SEÇİM SANDIK KURULU:
a) Şube Yönetimi veya İşyeri Temsilciliğince; delege seçimi işlemlerini yönetmelik esaslarınca yerine getirilmesi için seçimleri yönetmek ve oyların tasnifi ile görevli olmak üzere her seçim biriminde; bir Başkan ve iki üyeden oluşan Seçim Sandık Kurulu oluşturulur. 
Madde 29-OY KULLANMA: 
a) Kesinleşmiş olan listede adı yazılı olanlar oy kullanabilirler. Oylar, sandık kurulunca oy verenin kimliğinin tespiti ve listedeki isminin karşısındaki yerin imzalanmasından sonra kullanılır.
c) Üyeler, adayları belirleyen oy pusulalarındaki aday isimlerinin karşısına, o seçim biriminde seçilecek delege sayısı kadarını işaretlemek suretiyle seçme haklarını kullanırlar.
Madde 30-SEÇİM SONUÇLARININ TESPİTİ, SAYIM, DÖKÜM VE DUYURU İŞLEMLERİ:
a) Oy kullanma işlemi tamamlandığında, sandık kurullarınca oylar açık sayım ve döküm esasına göre tasnif edilir. Oyların sayımında en fazla oy almış üyelerden o seçim biriminden seçilmesi gereken delege sayısı kadar üye seçilmiş sayılır.
c) Eşit oy alanlardan birinin tercihi gerektiği durumda, eşit oy alanlar arasında kura çekilir.
d) Seçim sonuçları sandık kurulunca bir tutanakla tespit edilip, bir örneği seçim biriminde ilan edilir.
e) Kullanılan oylar ve diğer belgeler aynı gün, Şube Başkanlığına bir tutanakla teslim edilir.
Madde 31- SEÇİM SONUÇLARINA İTİRAZ:
a) Delege seçimlerine katılan veya üyelerce; seçim tarihini izleyen 3 (üç) gün içinde, seçimin serbest, eşit, gizli oy açık sayım ve döküm esaslarına uymadığı gerekçesiyle ve somut olay belirtilmek ve iddialarını ispata yarayan her türlü belgeyi eklemek suretiyle, Şube Başkanlığına verilecek bir dilekçe ile itiraz edilebilir.
b) Şube Başkanlığı, itiraz dilekçesini alınmasını müteakip en kısa süre içinde, tüm seçim belgelerini ve itiraz dilekçelerini Sendika Genel Merkezine iletir.
c) Genel Merkez Yönetim Kurulunca gerektiğinde itiraz eden üyeler, Sandık ve Tasnif Kurulu üyeleri de dinlenerek ve Şubeden gönderilen evrak, seçim pusulası ve zarfları incelenerek itirazın kabulü veya reddi yolunda kesin karar verilir.
d) İtirazın kabulü halinde, itiraza konu seçim birimindeki delege seçimi iptal olunur. O seçim birimine ait, evvelce ilan edilen delege seçimine katılmaya hak kazanan sendika üyeleri listesi değiştirilmeksizin delege seçiminin belirlenecek en yakın tarihte yapılması kararlaştırılır ve bu doğrultuda işlem yapılması için ilgili şube Başkanlığına talimat verilir.
e) Şube Yönetim Kurulu, Sendika Genel Merkez Yönetim Kurulunun aldığı karar ve talimata uygun olarak gerekli kararları almak ve uygulamak zorundadır.
f) Seçim sonuçları itiraz süresi sonunda kesinleşir.
Madde 32- SEÇİM SONUÇLARININ GENEL MERKEZE BİLDİRİLMESİ:
a) Kesinleşen seçim sonuçları şube başkanlıklarınca üç iş günü içerisinde Sendikaya bildirilir.
b) Bunlara ilişkin belgeler şubeler tarafından muhafaza edilir.
c) Seçilen Delegeler sıra no, adı-soyadı, baba adı, ana adı, doğum yeri ve tarihi, çalıştığı birim ve imza yeri şeklinde sağdan sola doğru ve sıra numarasına göre hazerun listesi hazırlanır.
II. BÖLÜM
Madde 33- ŞUBE ORGANLARININ VE MERKEZ DELEGELERİNİN SEÇİMİ: 
a) Şube Genel Kurulunda, şube zorunlu organları olan Şube Yönetim Kurulu, Şube Denetleme Kurulu, Şube Disiplin Kurulu üye seçimleri yapılır. Ayrıca aynı şube genel kurulunda bölge şubeye düşen sayıda merkez delegesi de seçilir.
b) Aday olanların listeleri; ayrı listeler veya çarşaf liste ya da birleşik oy pusulası şeklinde birlikte düzenlenebilir.
c) Listelerde asil ve yedek üyeler ayrı ayrı gösterilir. Yönetim, disiplin ve denetleme asil sayısı kadar yedek üye seçimi de yapılır. 
Madde 34- MAL BİLDİRİMİ İLE İLGİLİ YAPILACAK İŞLER:
Şube Yönetim Kurulu Üyeleri seçildikleri tarihten itibaren 1 ay içinde verecekleri yazılı mal bildirimi ile kendilerine, eşlerine, çocuklarına ve bakmakla yükümlü oldukları aile bireylerine ait menkul ve gayrimenkul mal varlıklarını beyan eden belgeleri genel merkeze gönderir. Beyanlar, Merkez Denetleme Kurulunca muhafaza edilir.

Madde 35- ŞUBELER VE SEÇİM ÇEVRELERİ
Şube Adı Şb.No Bağlı İller
1 ANKARA Ağrı, Ardahan, Amasya, Artvin, Ankara, Bartın, Bayburt, Bolu, Çankırı, Çorum, Düzce, Erzincan, Erzurum, Eskişehir, Giresun, Gümüşhane, Iğdır, Kars, Karabük, Kastamonu, Kırıkkale, Kırşehir, Ordu, Rize, Samsun, Siirt, Sinop, Trabzon, Yozgat, Zonguldak, 
2 İSTANBUL Çanakkale, Edirne, İstanbul, Kırklareli, Kocaeli, Sakarya, Tekirdağ, Yalova
3 İZMİR Aydın, Balıkesir, Bilecik, Bursa, Denizli, İzmir, Kütahya, Manisa, Muğla, Uşak
4 MERSİN Adana, Adıyaman, Bingöl, Bitlis, Elazığ, Gaziantep, Hakkâri, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis, Malatya, Mardin, Mersin, Muş, Osmaniye, Şanlıurfa, Tunceli, Şırnak, Van
5 KONYA Afyon, Aksaray, Antalya, Batman, Burdur, Diyarbakır, Isparta, Karaman, Kayseri, Konya, Nevşehir, Niğde, Sivas, Tokat


IV. BÖLÜM

SENDİKA SEÇİM ESASLARI
Madde 36- SENDİKA ZORUNLU ORGANLARININ SEÇİMİ:
a) Sendika merkez genel kurulunda zorunlu organlar olan Sendika Merkez Yönetim Kurulu, Merkez Denetleme Kurulu ve Merkez Disiplin Kurulu üyeleri ile konfederasyon delegeleri seçilir.
b) Aday olanların listeleri bütün organlar için birlikte düzenlenir. 
c) Listelerde asıl ve yedek üye adayları ayrı gösterilir.
Madde 37- YÜRÜRLÜK YETKİSİ: 
Bu Yönetmeliği Kültür Sanat ve Turizm Emekçileri Sendikası (Kültür Sanat Sen) Merkez Yönetim Kurulu yürütür.
Madde 44- YÜRÜRLÜK TARİHİ: 
Bu Yönetmelik 29.11.2010 tarihinden itibaren yürürlüğe girer

90.YILDA CUMHURİYET KOROSU

90.YILDA CUMHURİYET KOROSU 
YİNE BİRARADA

Geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi Cumhuriyet Haftasında başkentli korolar çevre illerden katılımcı korolarla, bayramdan önceki pazar günü 27 Ekim 2013 saat 12 de Anıtkabir karşısında Anıtpark ta bir araya gelecek. 
7 den 70 e herkese açık olan etkinlikte marşlarımız ve türkülerimiz seslendirilecek…
“90.YIL CUMHURİYET KOROSU”
Şef: İbrahim Yazıcı

Anıtpark (Anıtkabir karşısı)
27 Ekim 2013 Pazar 
Saat 12:00

90.YILDA CUMHURİYET KOROSU

90.YILDA CUMHURİYET KOROSU 
YİNE BİRARADA

Geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi Cumhuriyet Haftasında başkentli korolar çevre illerden katılımcı korolarla, bayramdan önceki pazar günü 27 Ekim 2013 saat 12 de Anıtkabir karşısında Anıtpark ta bir araya gelecek. 
7 den 70 e herkese açık olan etkinlikte marşlarımız ve türkülerimiz seslendirilecek…
“90.YIL CUMHURİYET KOROSU”
Şef: İbrahim Yazıcı

Anıtpark (Anıtkabir karşısı)
27 Ekim 2013 Pazar 
Saat 12:00

DİSİPLİN YÖNETMELİĞİMİZ

KÜLTÜR SANAT-SEN
(KÜLTÜR, SANAT VE TURİZM EMEKÇİLERİ SENDİKASI)
GENEL MERKEZ VE ŞUBELER 
DİSİPLİN KURULU YÖNETMELİĞİ

Tarih :18.06.2012 Karar No :64

I. BÖLÜM
GENEL HÜKÜMLER
AMAÇ
Madde l- Bu yönetmelik, Kültür Sanat ve Turizm Emekçileri Sendikası Merkez ve Şube Disiplin Kurullarının Kuruluş, Yetki ve Görevleri ile Disiplin Cezalarını, Kültür Sanat-Sen Tüzüğü doğrultusunda düzenler. 
KAPSAM 
Madde 2- Bu yönetmelikte düzenlenen Disiplin kurulları şunlardır:
a) Kültür Sanat-Sen Merkez Disiplin Kurulu
b) Kültür Sanat-Sen Şube Disiplin Kurulu 
DAYANAK 
Madde 3- Bu yönetmelik, Kültür Sanat-Sen Tüzüğüne dayanılarak hazırlanmıştır. 
TANIMLAR 
Madde 4- Bu yönetmelikte geçen; 
Konfederasyon: Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonunu (KESK)
Sendika: Kültür, Sanat ve Turizm Emekçileri Sendikasını (Kültür Sanat-Sen)
Tüzük: Kültür Sanat-Sen Tüzüğünü 
Yönetmelik: Genel Merkez ve Şubeler Disiplin Kurulu Yönetmeliğini 
Disiplin kurulu: Genel Merkez ve Şube Disiplin Kurulunu 
Yönetim Kurulu: Genel Merkez ve Şube Yönetim Kurulunu ifade eder.


II. BÖLÜM
DİSİPLİN KURULLARININ OLUŞUMU
Madde 5- Disiplin Kurulu üyeleri, kendi Genel Kurullarınca, sendika üyeleri arasından gizli oy, açık sayım ve dökümle seçilir. Genel Merkez ve Şube Disiplin Kurulları 3 (üç) asil ve 3 (üç) yedek üyeden oluşur.
Disiplin Kurullarının Görev Dağılımı
Madde 6- Disiplin Kurulları, seçim sonuçlarının kesinleştiği tarihten itibaren 7 (yedi) gün içinde en yaşlı üyenin başkanlığında toplanarak, üyeleri arasından, bir başkan ve bir raportör seçer. Görev dağılımını, Genel Merkez Disiplin Kurulu Genel Merkez Yönetim Kuruluna, Şube Disiplin Kurulu Şube Yönetim Kuruluna yazıyla bildirir.
Disiplin Kurullarının Üyeliklerinin Boşalması
Madde 7- Disiplin Kurulları üyeliklerinde boşalma olması halinde, Disiplin Kurulu Başkanı sıradaki yedek üyeyi 7 (yedi) gün içinde göreve çağırır. Asil üyeliğe çağrı Merkezde, Merkez Disiplin Kurulu, Şubelerde, Şube Disiplin Kurulu tarafından yapılır. Yeni görev dağılımını, Genel Merkez Disiplin Kurulu Genel Merkez Yönetim Kuruluna, Şube Disiplin Kurulu Şube Yönetim Kuruluna bir yazıyla bildirir.

III. BÖLÜM
DİSİPLİN KURULLARININ YETKİ VE GÖREVLERİ
Madde 8- Disiplin Kurulları, Sendikanın amaç ve ilkelerine ve Genel Kurul kararlarına aykırı hareket ettiği öne sürülen üye ve yöneticiler hakkında soruşturma yapar. Gerekli yazılı ve gerekli görülürse sözlü savunma alınmak koşulu ile soruşturma sonucunda iddia kanıtlanırsa, ilgiliye, bu yönetmelikte belirtilen cezalardan, yetkisine giren ve uygun olanı verir.
Bu yetki ve görevler aşağıda tanımlanmıştır:
1) Şube Disiplin Kurulu, bağlı olduğu Şube üyeleri ve Yöneticileri hakkında, Şube Yönetim Kurulu ve üyeler tarafından getirilen iddia ve şikayetleri inceler. Gerekli soruşturmayı yaparak bir rapor halinde gereği için Şube Yönetim Kuruluna bildirir.
2) Merkez Disiplin Kurulu; Şube Yönetim Kurulları, Merkez Yönetim Kurulu ve Merkez Denetleme Kurulu tarafından getirilen iddia, şikayet ve raporları inceler.
3) Disiplin Kurulları, gerekli soruşturmayı yaparak tespit ettiği suçun ağırlığına göre üye ve organlarda görevli olan yöneticiler hakkında verilecek cezaları belirler.
Yönetici ve Üyelerin Disiplin ile İlgili Görevleri:
Madde 9- Sendika yöneticileri ve üyeleri, Disiplin Kurulunun soruşturmalarını kolaylaştırmak ve belgelerin sağlanmasına yardımcı olmakla yükümlüdür.

IV. BÖLÜM
İŞLEYİŞ
Disiplin Kurullarının Toplanma Zamanı 
Madde 10- Disiplin kurulları; Yönetim Kurulunun kararı ve çağrısı üzerine toplanabileceği gibi, gerekli görüldüğü hallerde Disiplin Kurulu Başkanının ya da üye salt çoğunluğunun, yazılı çağrısı ile de toplanabilir. Toplantıda gündemdeki konuları görüşür. 
Disiplin Kurullarının Toplanma ve Karar Yeter Sayısı 
Madde 11- Disiplin kurullarının toplanma ve karar alma yeter sayısı üye tam sayısının salt çoğunluğudur. Mazeretsiz olarak üst üste iki toplantıya katılmayan üyenin disiplin kurulu üyeliği düşer.
Disiplin Kuruluna Başvurma 
Madde 12- Sendika tüzüğüne, amaç ve ilkelerine aykırı hareket ettiği iddia edilen üye için, üyeler, üyenin bağlı olduğu Yönetim Kuruluna yazı ile başvururlar. Disiplin Kurulu Yönetim Kurulunun kararı ve çağrısı üzerine, en geç 7 (yedi) gün içinde toplanır. Şikayet edilen üye Genel Merkez Yönetim Kurulunda görevli ise Merkez Yönetim Kuruluna başvurulur. Şikayetçi üyeler başvuruları esnasında Disiplin Kurulunun soruşturmasını kolaylaştıracak bilgi ve belgeleri sunmakla yükümlüdürler. 
Başvuru Üzerine Yapılacak İşlemler
Madde 13- Yönetim Kurulunun kararı ve çağrısı üzerine Disiplin Kurulu başkanı tarafından toplantıya çağrılan Disiplin Kurulu şikayeti 5 (beş) gün içinde inceler. En geç beşinci günün sonunda disipline sevk edilen üyenin ifadesine başvurur. Gerek görüldüğü hallerde tanık ifadelerine başvurur, konuyu yerinde inceleyebilir ve gerek görürse uzman görüşüne başvurur. İfadeler yazılı olarak alınır. İfadelerine başvurulacak olanlar başka yerlerdeyse ifadeleri posta ya da elektronik posta yoluyla da alınabilir. 
Şikayet edilen üye şikayeti görüşecek Disiplin Kurulunun üyesi ise, konunun görüşüldüğü toplantıya katılamaz. 
Savunma Hakkı 
Madde 14- Şikayet edilen üyeye savunma hakkı tanınmadan ceza verilemez. Savunma için soruşturma evrakının tebliğinden itibaren 7 (yedi) gün süre tanınır. Disiplin Kurulunun yazılı işlemine rağmen, süresi içinde gerekçesiz olarak ifade vermeyenler ve savunma yapmayanlar hakkında, eldeki bilgi ve belgelere göre karar verilir. 
Kararların Gerçekleştirilmesi 
Madde l5- Disiplin Kurulu savunmanın alınmasını müteakip, kararını 30 (otuz) gün içinde verir. Üye veya yöneticilere verilecek cezaların gerekçeleri karar defterine yazılır. İlgiliye de yazılı olarak bildirilir.
Kararların Yazılması ve Tebliği 
Madde 16- Disiplin Kurulu kararları ve kararların gerekçeleri, Raportör tarafından karar defterine yazılır. Kararlara katılan üyelerce imzalanır. Kararlara katılmayan üye, katılmama gerekçelerini açıkça yazar. Alınan kararlar, soruşturması yapılan üyeye, şikayetçilere ve soruşturması yapılan üyenin bağlı olduğu Yönetim Kuruluna yazı ile tebliğ edilir. 
İtiraz Hakkı 
Madde 17- Haklarında ceza verilmiş olan üye veya yöneticiler, Şube Disiplin Kurulu kararlarına karşı, 15 (on beş) gün içinde Merkez Disiplin Kuruluna; Merkez Disiplin Kurulu kararlarına karşı da Merkez Genel Kuruluna itiraz edebilirler.

V. BÖLÜM
DİSİPLİN CEZALARI
Disiplin Cezaları 
Madde 18- Üyelere ve organlarda görevli olan yöneticilere verilebilecek disiplin cezaları şunlardır:
a) Uyarma
b) Kınama
c) Üyelikten kesin çıkarılma talebiyle sendika üyesinin üyeliğini, Genel Kurul Kararına kadar askıya almak. 
Disiplin Kurulunca, üyelikten kesin ihracı gerektiren bir suçun işlendiği tespit edildiğinde ihraç istemi, toplanacak ilk Genel Kurulda görüşülmek üzere Merkez Yönetim Kuruluna bildirir.
Yukarıdaki cezalar, suçun ağırlığına göre tüzük ve sendika organlarının kararları göz önüne alınarak, genel amaçlara uygun olarak saptanır.

VI. BÖLÜM
DİSİPLİN CEZASI VERMEYİ GEREKTİREN DURUMLAR
Uyarma Cezasını Gerektiren Durumlar 
Madde 29- Uyarma cezası, üyenin üyelik görevlerini, organlarda görevli olan yöneticilerin yöneticilik görevlerini ve tüzük gereği olan diğer yükümlülüklerini ihmal etmesi durumunda verilir. Bu durumda ilgili, yazılı olarak uyarılır. 
Kınama Cezasını Gerektiren Durumlar 
Madde 20- Kınama cezası, daha önce uyarma cezası verilmiş üyenin veya organlarda görevli olan yöneticinin, uyarıyı gerektiren durumunu sürdürmesi, sendika organları tarafından usulüne göre verilen görevleri sürekli aksatması, alınan kararlara aykırı hareket etmesi, üyeler arasında yanlı davranması ve tüzük gereği olan yükümlülüklerini yerine getirmede kusurlu davranması durumunda verilir. Ceza ilgiliye yazılı olarak bildirilir.
Üyelikten kesin çıkarılma talebiyle sendika üyesinin üyeliğini, Genel Kurul Kararına kadar askıya almak. 
Madde 21- Üyelikten kesin çıkarılma talebiyle üyenin üyeliğini, Genel Kurul Kararına kadar askıya almayı gerektiren haller şunlardır:
a) Kınama cezası ile cezalandırılan bir üye ve yöneticinin kınamayı gerektiren durumunu sürdürmesi
b) Sendikal faaliyetleri kasten engellemek,
c) Sendikal görevleri kasten yerine getirmemek
d) Sendika ana tüzüğüne, Genel Kurul kararlarına, Genel Merkez Yönetim Kurulu kararlarına ve genel hükümlere kasten aykırı hareket etmek, 
e) Sendika ilkelerine, amaçlarına ve hedeflerine uymayan eylemlerde bulunmak veya sendikanın amaç ve faaliyetlerinin gerçekleşmesini kasıtlı olarak engellemeye çalışmak,
f) Sendika parasını zimmetine geçirmek,
g) Sendika evrakı üzerinde sahtecilik yapmak
h) Sendikanın maddi ve manevi çıkarlarını kendi çıkarları için kullanmak
i) Üye ya da yöneticilere ve diğer kişilere fiili saldırıda bulunmak
j) Üye, yönetici ve diğer kişilere karşı, cinsel taciz, cinsel istismar veya cinsel tecavüzde bulunmak
Üyelikten kesin çıkarılma talebiyle sendika üyesinin üyeliğini Genel Kurul kararına kadar askıya almak cezasının verilmesi durumunda, üyenin yöneticilik görevi de bulunuyor ise yöneticilik görevi bu süre boyunca kendiliğinden askıya alınır.
Ceza Verme Yetkisi 
Madde 22- Bu yönetmelikte belirtilen cezalar konusunda; 
a) Şube Disiplin Kurulu: yalnızca Uyarma ve Kınama cezalarını verebilir. 
b) Merkez Disiplin Kurulu: Uyarma, Kınama ve Üyelikten kesin çıkarılma talebiyle sendika üyesinin üyeliğini, Genel Kurul Kararına kadar askıya almak cezalarını verebilir.
c) Şube Disiplin Kurulları, vermeye yetkili olduğu cezadan daha ağır bir ceza verilmesini gerektiren durumlarda, dosyayı görüşüyle birlikte, Merkez Yönetim Kuruluna gönderir. Merkez Yönetim Kurulu da konuyu gereği için Merkez Disiplin Kurulu’na gönderir.
d) Merkez Disiplin Kurulu üyelikten çıkarma görüşüne varır ise gerekçeli kararını Merkez Yönetim Kuruluna iletir. Merkez Yönetim Kurulu kararı Genel Kurula taşır, kararı Genel Kurul verir.
VII. BÖLÜM
TUTULACAK DEFTER, DOSYA VE KAYITLAR
Madde 23- Disiplin Kurulları aşağıdaki defter, dosya ve kayıtları tutarlar. 
a) Gelen-Giden Evrak Kayıt Defteri 
b) Karar Defteri 
c) Gelen giden evrakın konulduğu dosyalar 
d) Soruşturma Dosyası 
Gelen-Giden Evrak Kayıt Defteri, Merkez ve Şube Disiplin Kurulunun imzalarını kapsayan bir tutanakla; Disiplin Kurullarının Karar Defteri de Noter tarafından onaylanır. Disiplin Kurulu ile ilgili evrak ve dosyalar sendika bürosu dışına çıkarılamaz. 
Disiplin Kurullarının Harcamaları:
Madde 24- Disiplin Kurullarının gerekli harcamaları sendika bütçesinden, ilgili Yönetim Kurulunca karşılanır.

VIII. BÖLÜM
ÇEŞİTLİ HÜKÜMLER
Tamamlayıcı Kurallar 
Madde 25- Bu yönetmelikte belirtilmemiş olan konularda, 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Yasası ve Kültür Sanat-Sen tüzüğü uygulanır.

IX. BÖLÜM
YÜRÜRLÜK HÜKÜMLERİ
Yürürlük Tarihi 
Madde 26- Bu yönetmelik Genel Merkez Yönetim Kurulu tarafından hazırlanıp kabul edildiği tarihte yürürlüğe girer.
Yürütme Yetkisi 
Madde 27- Bu yönetmeliği, Genel Merkez Disiplin Kurulu yürütür.

MALİ YÖNETMELİĞİMİZ


KÜLTÜR SANAT -SEN


MALİ YÖNETMELİK

Bu yönetmelik ile Kültür Sanat-Sen örgütlülüğü bünyesinde mali konularla ilgili tüm işleri belirli standarda ulaştırmak ,mali kaynaklarımızı,düzenli bir şekilde takip edebilmek için hazırlanmış bulunmaktadır.


‘’MALİ YÖNETMELİK’’ le tüm birimler arasında uygulamada bütünselliği,mali denetime ilişkin esasları düzenlemek ve Kültür Sanat-Sen mali yapısına ilişkin
Hukuki durumun belirlenmesi amaçlanmıştır.


Bu yönetmeliğin öngördüğü,usul ve esasları doğrultusunda işlemler yapılarak aksaklığın yaratılmaması örgütlülüğümüz için önemli ve kurumsallaşmanın temel şartıdır.

MALİ İŞLER UYGULAMA YÖNETMELİĞİ


1- GENEL HÜKÜMLER


AMAÇ


MADDE 1: Bu yönetmeliğin amacı; Kültür Sanat-Sen sendika merkez ve şubelerinde mali işlemlerinin yasalara, tüzüğe ve genel kurul kararlarına uygun olarak yapılmasını, 4688 sayılı yasa ve tüzüğün mali hükümleri gereği sağlanacak gelirlerin genel kurulca onaylanan bütçe ile uyumunun sağlanmasını, giderlerin gerçekleşmesi sırasında izlenmesi zorunlu yolun belirlenmesini, gelir ve giderler ile demirbaş kayıtlarının yasa ve tüzük hükümlerine uygun tutulması, mali konularda üyelere, denetim organlarına ve karar organlarına kolay, açık ve sağlıklı bilgi verilmesini sağlamak ve muhasebe kayıt ve nizamının genel onay görmüş muhasebe ilkeleri doğrultusunda kayıt altına alınmasını sağlamak, şubelerin mali konularda uygulama birliğinin sağlanması çalışmalarının yönlendirilmesini amaçlar.

KAPSAM
MADDE 2: Bu yönetmelik Kültür Sanat-Sen Genel Merkez, Şube ve Temsilciliklerde yürütülen bütçe, gelir-gider harcama, mal ve hizmet alım-satım ile ilgili işlemleri kapsar.

DAYANAK 
MADDE 3: Bu yönetmelik Kültür Sanat-Sen tüzüğüne ve 4688 sayılı yasaya dayanılarak düzenlenmiştir.

YETKİ 
MADDE 4: Sendikanın gelirlerini toplama ve bunları harcama yetkisi Genel Merkez’e aittir. Genel Merkez Şube ve şubeye bağlı temsilciliklere harcama yetkisi verebilir.

ll.MALİ İŞLEYİŞ

Madde-5 Genel Mali Sekreterin Görevleri;


a) Sendikanın muhasebe işlerinin yürütülmesini sağlamak,
b) Sendikanın dönem içi ve dönem sonu geçici ve kesin bilanço gelir-gider tablosu ve mizanları ile mali raporlarını Merkez Yönetim Kurulunca belirlenen sürelerde Merkez Yönetim Kurulunun bilgi,onay ve kararına sunmak,
c) Sendika gelirlerinin toplanmasını, harcamalarının bütçe esaslarına göre yapılmasını , muhasebe kayıtlarının gerektiği gibi yürütülmesini sağlamak,
d) Vergi ve sigorta primlerinin zamanında ödenmesini sağlamak,
e) Sendikanın taşınır ve taşınmaz mal varlığı ile ilgili belgeleri ve demirbaş kayıtlarının usulüne uygun tutulmasını sağlamak,
f) Şubelere gönderilen avansların işletme defteri esasına göre tutmalarını her ay sonunda şube harcama belgelerini Genel Merkeze göndermelerini sağlamak,
g) Sendika hesaplarını her an iç ve dış denetime hazır bulundurulmasını sağlamak,
h) Merkez Yönetim Kurulu kararı varsa sendika mallarının(taşınır ve taşınmaz)sigorta ettirilmesi,
i) Sendika gelirlerini elde edildikleri tarihten itibaren Yönetim Kurulunca belirlenecek olan banka veya resmi kurumlara yatırmak,
j) Merkez Yönetim Kurulunun belirleyeceği ,sendikanın günlük ihtiyaçları için,parayı sendika kasasında bulundurmak,
k) Kaynakların verimli şekilde kullanılması için gerekli olan çalışmaları yapmak ve bunları raporlar halinde yetkili kurullara sunmak.
l) Yetkili kurullarca belirlenmiş esaslar çerçevesinde şube paylarını hesaplayarak zamanında şubelere aktarmak ve şubelerin ek avans isteklerinin değerlendirerek yetkili kurullara sunmak.
m) Yönetmelikle ilgili yönergeleri hazırlamak. 
n) Genel Merkez adına yapılan her türlü harcamayı giderleştirmek.
o) Çalışmalarından dolayı merkez yönetim kuruluna karşı sorumludur.

IIl-BÜTÇE

Sendikanın gelir ve giderleri Genel Kurulda belirlenen bütçede gösterilir. Genel Merkez ve şube gelir/giderlerini Genel bütçe haline getirerek Genel Kurula sunar. Genel kurullarda kabul edilen tahmini bütçeler yönetim kurullarınca program bütçe’ye dönüştürülür. Bütçede her hizmet biriminin yeri ve bunlara ayrılan ödenek ayrı ayrı gösterilir. Yönetim kurulları bütçenin değişik bölümleri arasında aktarma yapabilir ve bu durumda örgütü bilgilendirir. Bütçede gösterilmeyen gelirler toplanamaz, gider yapılamaz. Ancak, yetkili Genel Kurul kararı ile yapılabilir. Ek bütçe yapma yetkisi Genel kurula aittir. Merkez Yönetim Kurulu Genel Kurulda kabul edilen ve fasıllar arasında aktarma yetkisi verilen bütçede fasıllar arası aktarma yetkisine sahiptir. Ödenti gelirlerinin %10’u (yüzde on) üyelerin eğitimi için ayrılır. Genel Merkezin yaptığı mesleki ve sendikal eğitimi giderleri bu fondan karşılanır. Bu fondan tüzükte belirtilen amacı dışında harcama yapılamaz.

A-SENDİKA GELİRLERİ

Gelir Kaynakları : Sendikanın gelirleri 4688 yasa gereği aşağıdaki gibidir.
MADDE 6: Sendikanın gelir kaynakları şunlardır.
a) Üye ödentileri
b) Dayanışma ödentileri
c) Bağış ve yardımlar
d) Malvarlığı gelirleri, Malvarlığı değerlerinin devir, temlik, kiralama ve satışlarından doğan gelirler, faiz gelirleri.
e) Yayın gelirleri
f) Sosyal ve kültürel etkinliklerden elde edilen gelirler
g) Kamp gelirleri
h) İktisadi İşletme gelirleri
i) Telif hakları gelirleri
j) Proje gelirleri
k) Demirbaş satış gelirleri
l) Diğer gelirler
a)Üye Ödentileri:
Üyelerin aylık gelirlerinin (damga vergisi matrahından) binde %0.5 oranında işyerindeki mutemet tarafından bordro üzerinden kesilir. Mal Müdürlükleri veya Saymanlıklar ödentileri kesintiyi izleyen en geç 5 gün içerisinde Genel Merkez hesabına aktarır. İşyeri Temsilcileri işyerindeki üyelerin kesinti listesinin bir örneğinin o işyeri mutemedi tarafından Genel Merkeze gönderilmesini sağlar. Bir adedini ise şubesine verir. Şubeler, işyerinden gelen kesinti listesini üye kayıtları ile karşılaştırdıktan sonra icmalini yaparak Genel Merkeze gönderir. Genel Mali Sekreter işyerlerinden gelen kesinti listeleri ile şubelerden gelen icmal listelerini kontrol ederek kayıtlara geçirir. 
b) Diğer gelirlerin toplanması genel kurul, bütçe, tüzük ve yasal düzenlemeler çerçevesinde Merkez Yönetim kurulunun belirleyeceği usul ve esaslara göre gerçekleştirilir. Şubeler , temsilciler ve üyeler gelirleri toplamaya yetkili değildir.
b)Dayanışma Ödentileri:
Emekliye ayrılan üyelerden alınan ödentilerdir. Makbuz karşılığı alınır ve bağış kaydedilir.
c)Bağış ve Yardımlar: 
4688 sayılı yasa hükümlerine aykırı olmamak kaydıyla; sendikanın amaç ve ilkelerine ters düşmeyecek biçimde, üyelerinden ve başkalarından bağış, bağlı olduğu yurtiçindeki ve yurtdışındaki üst kuruluşlardan bağış alabilir. Bağış girişi, harcaması bütçede gösterilir yada ek bir kararla bütçeye eklenir.
d)Malvarlığı Gelirleri :
Gerekli taşınmaz malların alınması, satılması yada devredilmesi için Merkez Yönetim Kurulu yetkilidir. Genel Mali Sekretere bu
konuda MYK görev verebilir.
e)Sosyal ve Kültürel Etkinliklerden Elde Edilen Gelirler: 
Genel Merkez, Şubeler ve temsilcilikler, sosyal ve kültürel etkinliklerde bulunabilir. Bu tür etkinliklerde örgütsel dayanışma, büyüme ön plana çıkarılır. Ticari düşünülmez. Her hangi bir ekonomik getirisi, eylem ve etkinliklerde kullanılmak üzere şubelerde oluşturulan sosyal etkinlik fonuna aktarılır. İlçelerde elde edilen sosyal etkinlik gelirleri şubelere gelir kaydedilir. Öncelikle temsilciliklerin ihtiyaçlarının giderilmesi için harcanır. 
f)Kamp Gelirleri : 
Üyelerimizin dinlenme, dostluk, dayanışma ve örgütsel ilişkilerinin geliştirilmesi amacıyla sendika iktisadi işletmesi tarafından yapılacak dinlenme, kamp vb organizasyonlardan elde edilen gelirlerdir. 
g)İktisadi işletme : 
Sendika iktisadi işletmesinin faaliyetleri neticesinde oluşan net gelirlerdir. 
h)Telif Hakları : 
Sendikanın yapmış olduğu veya yaptırmış olduğu araştırma, inceleme vb gibi ayni olmayan haklardan elde edilen gelirlerdir. 
B – SENDİKANIN GİDERLERİ 
MADDE 7:Sendika giderleri:
a)Şube avansları:
Üyelerden kesilerek Genel Merkez hesabına yatan üye ödenti gelirlerinin % 35 avans olarak her ayın en geç 20’sinde şubelerin hesabında olacak şekilde gönderilir.
b)Yolluk, İş ve Ücret Avansları : 
Yolluk Kimlere Ödenir?
Genel Merkez, şube ve temsilcilik, yönetim kurulu, denetleme, disiplin, merkezi komisyon üyeleri, sendika çalışanı ya da sendika tarafından görevlendirilen üyelerine ödenir.
Yolluk ücretlerinin belirlenmesi (hesaplanması)
Sendikal görevle il dışına gönderilen yönetici yada görevlilere yol, konaklama ücretinin yanı sıra; her yıl ocak ayında Merkez Yönetim Kurulu tarafından belirlenen günlük yevmiye ödenir.Yevmiye hesaplanmasında 657 sayılı devlet memurlarına verilen harcırah hesaplanması esas alınır.
c) Yolluk Avansları; 
İl dışı görevlendirmelerinde merkezde ve şubelerde avans istek formunu görevlilere kendi el yazıları ile doldurtularak ihtiyaçları kadar avans verilir.
Görev dönüşünde; en geç bir hafta içinde, yolluk bildirim formu doldurularak ve belgeleri de eklenerek hesap kapatılır.
Yoluk avans hesaplarını kapatmayan görevlilere yeni yolluk avansı verilmez.
d) iş avansları:
Gerekli görüldüğü hallerde merkezde Merkez yönetim Kurulu’nun oluru, şubelerde ise şube yönetim kurulu kararı ile alınacak mal ve hizmet alımı için yapılan ödemelerdir.Bu ödemeler mal ve hizmetin alımından sonra alacaklının hesabından öncelikle mahsup edilir.
e)Ücret avansı;
Merkez ve şubelerde çalışan personellerin ücretlerinden mahsup edilmek üzere acil ve olağanüstü durumlarda maaş tutarlarının yarısı kadar avans verilebilir. Verilen avansın tamamı ilk ücret ödemelerinde kesilir.
f) Konfederasyon payı :
KESK’in (Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu) tüzüğü gereği belirlenen oran kadar her ay konfederasyon ödentisi olarak ilgili hesaba yazılarak taahhuk ettirilir ve her ay üye ödenti toplamı üzerinden KESK hesabına aktarılır. Konfederasyonun acil ihtiyaçlarını karşılamak, aidatından mahsup edilmek üzere avans gönderilir.
g)Personel ücretleri ve Kira ücretlerinden doğan vergi ve sosyal güvenlik primlerinin ödenmesi:
Şubeler, yönetim bürosu olarak kiralanan yerlerin stopaj ödenmesini şubenin bağlı bulunduğu yerdeki vergi dairesine şube sıfatıyla mükellefiyet tesis ettirerek ödeyecektir.
Şubeler, Genel Merkezin oluru ile part time (parçalı) veya tam süre ile personel çalıştırabilirler. Sürekli çalıştırılan personel ile yazılı hizmet akdi yapılır. Bordrolar ve bildirgeler Genel Merkez tarafından düzenlenerek şubelere gönderilir. Şube personellerinin ücretleri, SSK primleri her türlü yasal kesintileri ve stopaj kira stopaj ödemesi Genel Merkezden yapılan şubelerin bu ödemeleri avansından mahsup edilir.
h) Temsil ve Ağırlama: 
Bütçe olanakları ölçüsünde yurtiçinden ve yurtdışından Genel Merkez ve şubeleri ziyarete gelen konuklara ve onlarla birlikte bulunması zorunlu olan sendika yöneticilerine, konukların rehber ve çevirmenlerine, yönetim kurullarının kararı ile verilen yemek, vb. giderler ile sendikayı temsilen gidilen toplantılara yada ziyaret edilen kişi ve kuruluşlara, anma ve programlarına gönderilen çiçek vb. giderler için harcama yapılabilir.
Harcama yapılırken bütçe olanakları dikkate alınır.
i) Profesyonel Yönetici Ücretleri 
Merkez Yönetim Kurulu üyeleri aylıksız izinli olduklarında, ücretleri genel kurulda belirlenir. Emekli karşılık ve kesenekleri de sendikaca Emekli Sandığına ödenir. 
Şube yönetim kurullarından profesyonel olacak yöneticiler şube genel kurulunda alınan karar üzerine belirlenir. Bu kararın merkez genel kurulunda onaylanması gerekir. Bu kişilerin de ücretleri genel kurul kararına uygun olarak ödenir. Emekli karşılık ve kesenekleri de sendikaca Emekli Sandığına ödenir.


j)Yardımlar:
KESK, Kültür Sanat-Sen ve şubelerin sendikal ilke ve politikaları çerçevesinde, örgütsel bütünlük ve demokratik merkeziyetçilik ilkesine uygun olarak yapılan eylem ve etkinliklerden dolayı;
-Yaşamını yitirenlere,
-Görevine son verilenlere,
-Sendikal çalışmalarından dolayı zarar görenlere,
-Görevinden uzaklaştırılanlara,
-Cezaevine girenlere,
-Ayrıca doğal afetlere maruz kalanlara,
-Görevdeyken kaza geçirenlere,
-Hukuksal yardım başta olmak üzere merkez yönetim kurulunun günün koşullarını ve mağduriyetinin içeriğini de dikkate alarak,süreli yada bir defaya mahsus olmak üzere yardım yapar. 
Yardım alan üyeler hukuksal mücadele sonunda göreve döndüklerinde veya mağduriyetleri giderildiğinde sendikadan almış oldukları yardımı geri öderler.

C- ÖDEMELER 
Ödeme Yetkisi: 
Madde 8- Sendikanın ödemeleri, tüzük hükümleri ve bütçe çerçevesinde, sendikanın genel amacına uygun olarak standardı belirlenmiş belgeler dahilinde Genel Merkezde Genel Başkan ya da genel sekreter ile Genel Mali Sekreterin, şubelerde şube başkanı ya da şube sekreteri ile mali işler sekreterinin imzalarıyla gerçekleşir. 
Tüzük amir hükmü gereği Sendika gelirleri, sendikanın amaçları dışında kullanılamaz, hiç kimseye borç olarak verilemez. Hizmet avansları bunun dışındadır 
Genel Merkez tarafından yapılacak ödemeler:
a) Merkez Yönetim, denetleme , disiplin, merkezi Komisyon üyeleri, Genel Merkez çalışanları ve Genel Merkez tarafından görevlendirilen eğitmenlerin il dışı görev yollukları,
b) Genel Merkez Genel kurul gideri,
c) Başkanlar Kurulu yemek ve konaklama giderleri
d) Merkezi eğitim çalışmasına çağrılı ve görevli olan katılımcıların yemek ve konaklama ücretleri
e) Sekreterlik toplantılarının yemek ve konaklama ücretleri
f) Bölge toplantıları yemek ve konaklama ücretleri
g) Yurtdışı görevlendirmelerin ücretleri genel Merkez tarafından ödenir.

Şubeler tarafından yapılacak Ödemeler: 
a) şube yönetim, denetim, disiplin yada çalışanının il dışında görevlendirildikleri taktirde yollukları, yolluk bildirim formu düzenlenerek ödenir.
b) Başkanlar Kurulunun yolda geçen süre için yevmiye ve yol ücretlerini öderler.
c) Sekreterlik toplantılarının yolda geçen süresi için yevmiye ve yol ücretlerini öderler.
d) Bölge toplantıları yol ücretlerini öderler.
e) İşyeri temsilcileri ve her türlü eğitim çalışmalarının yol ücretlerini öderler.


lV-MAL HİZMET SATIN ALIMI USULÜ VE DEMİRBAŞ İŞLEMLERİ

Madde 9- Genel kurul ve tüzük hükümleri gereği sendikaya alınacak mal ve hizmet alımları yönetim kurulu kararıyla merkez, şube mali sekreterliği başkanlığında oluşturulacak komisyonca gerçekleştirilir.
Teklifler kapalı zarf usulüne göre alınır. Mal ve hizmet alımı için en az 3 teklifin alınması esastır. İlgili komisyonca değerlendirilen teklifler üzerinde arttırma, eksiltme pazarlık gibi yöntemlerle hizmet alımı gerçekleştirilir. Mal ve hizmet alımında sözleşmeler yapılarak kurum ve kuruluşlarda belirli sürelerle hizmet alınır. 
Demirbaş Alımı ve Kayıtlarının Tutulması: 
MADDE 10 
a) Genel Merkez Demirbaşları: 
Genel Merkeze satın alınan veya bağış yolu ile sağlanan demirbaşlar önce mali işler dairesine teslim edilir. Dairece kayıtlara alınıp, demirbaş eşya defterine kayıt edilir. Numaralandıktan sonra ilgili servisin hizmetine girmek üzere yine ilgili servis veya birim yetkilisine zimmet karşılığı tutanakla teslim edilir. Armağan olan demirbaşlardan seyirlik olanları küçük demirbaş defterine kayıt edilir ve Kültür Sanat-Sen binası içinde görülecek bir şekilde vitrin içinde sergilenir. Kullanılacak demirbaşlar ilgili servis veya birimde görülecek bir yere numaraları ve cinsleri yazılmak suretiyle asılır. 
Kullanılmayacak durama gelen demirbaşlar Merkez yönetim kurulu kararı ile kayıtlardan düşülerek terkin edilir. Ancak bu demirbaşa ait demirbaşlar hesabında takibin sağlanması için 1.-TL iz bedeli bırakılır. Demirbaşın kayıttan düşülme nedeni ve Yönetim Kurulu kararı defterdeki açıklama sütununa yazılır. Yine gereksinim fazlası demirbaşlar ya da işe yaramaz demirbaşların satımı ancak Merkez Yönetim Kurulu Kararı ile mümkündür.Satıştan elde edilecek miktar gelir olarak kaydedilir. 
b)Şube Demirbaşları :
Şubelere ve temsilciliklere alınan demirbaşlar, şube demirbaş defterine kayıt edildikten sonra yetkili kurulca onaylı bir listesi genel merkeze gönderilir. Şubelerden ve temsilciliklerden gelen demirbaş listeleri genel merkez demirbaş defterine işlenir. Şubeler yıl sonunda demirbaş envanteri yaparak envanterin bir suretini genel merkeze gönderir. Şube demirbaşların kayıttan düşülmesi veya satılması şube yönetim kurulu kararı gerçekleşir. Bu durum, genel merkeze yönetim kurulu kararı ve gerekçesi ile bildirilir. 
Diğer uygulamalar genel merkez demirbaşları için uygulanan usul ve esaslara tabidir. 
Demirbaş Kaydı: 
Madde 11- Sendika demirbaşları, yerleşmiş usullere göre, Devlet Ayniyat Talimatnamesi de dikkate alınarak, demirbaş defterine yazılır. Defterdeki ilgili sütuna demirbaşların fiyatı mutlaka yazılır. Demirbaş hediye gelmişse, değeri öğrenilir ya da bilirkişiden de yararlanarak bir komisyonca saptanan değer demirbaş defterine yazılır. 
Demirbaşlar numaralanarak kullanıma sunulur. 
Hatıra olarak verilen eşyalar da kayda geçilir ve sendika da uygun yerlerde sergilenir. Bu tür eşyanın üzerine hediye eden kişi ya da kuruluşun adı ve verildiği tarih yazılır. 
Kitaplık için ayrı demirbaş defteri tutulur. 
Demirbaşlar gider olarak işlem görmez. 
Demirbaşların Hizmete Konulması: 
Madde 12-Satın alınan veya bağış yoluyla sağlanan demirbaşlar önce Genel Mali Sekretere teslim edilir. Dairece fişi kesilip, demirbaş eşya defterine kaydedilir. Numaralandıktan sonra da ilgili servisin hizmetine girmek üzere tutanakla teslim edilir. 
Armağan edilen demirbaşlardan seyirlik olanları küçük demirbaş defterine kaydedilir ve Kültür Sanat-Sen binası içinde görülebilecek en uygun yerde bir vitrin içinde korunur. 
Kullanılamayacak duruma gelen demirbaşlar Yönetim Kurulu kararı ile terkin edilir. Ancak demirbaş hesabında 1.-TL, iz bedeli bırakılarak takibi sağlanır. Demirbaşın kayıttan düşüldüğü defterdeki sırasına da açıklaması ile birlikte yazılır. 
Kayıttan düşme, gereksinme fazlası ya da işe yaramaz demirbaşların satılması Yönetim Kurulu Kararı ile gerçekleştirilir. Bu satışlardan elde edilen para gelire yazılır. 
Demirbaşın Kayıttan Düşürülmesi: 
Madde 13- Demirbaşlar eskime, yıpranma, kaybolma ve başka yere aktarılma nedeniyle kayıttan düşürülür. Şubeler, kayıttan düşme sonucunu yazı ile Genel Merkeze bildirirler. 
Kişiler tarafından kasıtlı olarak kaybedilen ya da kullanılmaz duruma getirilen demirbaşın aynısı o kişiye yeniden aldırılır. Aynısı bulunamazsa, komisyonun saptaması, ilgili yönetim kurulunun kararı ile o andaki geçerli bedelden ödetilir. Bu gerçekleşmezse yargı yolu açıktır. 
Fazla demirbaşlar, Merkez Yönetim Kurulunun onayı ile genel merkeze ya da başka şubelere aktarılabilir
V- MUHASEBE USULÜ ,TUTULACAK DEFTERLER VE KULLANILACAK DİĞER BELGELER

Muhasebe Usulü 
Madde 14- Sendikanın muhasebe usulü, Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca çıkarılan muhasebe sistemi uygulama genel tebliğinde belirtilen tek düzen hesap planına uygun bilanço esasıdır. Şubelere tüzük gereği gönderilen %…. avans payı ilgili şubenin avans hesabına borç yazılmak suretiyle aktifleştirilir.Şubeler, işletme defteri esasına göre muhasebe kayıtlarını tutacaktır. Şubeler, örneği bu yönetmelikte belirtilen gelir gider cetvelini üç nüsha olarak tanzim ederek iki nüshasını ilgili ayın takip eden en geç 30’una kadar harcama belgeleri ile birlikte genel merkeze göndereceklerdir. Şubelerin giderleri, gelir/gider cetvelindeki gider kalemleri ve harcama belgelerine dayalı olarak şube gider hesabına borç kaydedilerek ilgili şubenin avansından düşülecektir. Şubelerin, gider belgeleri, her ay sonunda gelir/gider cetveline bağlı olarak genel merkeze gönderilecektir. Şube harcama belgeleri genel merkez Genel Mali Sekreterince kontrolü yapılacaktır. Gelir Gider cetvellerini süresi içerisinde göndermeyen şubelere %….. avans paylarının gönderilmemesi MYK’nı yetkisi dahilindedir. 
Üye ödenti gelirleri saymanlık bazında cari hesaplarda izlenecek.
Tutulacak Defterler:
Madde 15- Genel Mali Sekreterinin tutacağı defterler şunlardır. 
a) Defter-i kebir
b) Yevmiye defteri 
c) Envanter defteri 
d) Demirbaş defteri 
e) Kasa defteri
f) Gelir makbuzları zimmet defteri 
g) Gider Pusulası zimmet defteri 
h) Ödenti defteri
i) Gerekli görülen öteki defterler 
Şubelerde bu defterlerden d-f ve g bentlerinde gösterilenler ile işletme defteri tutulur. 
4688 yasa bu yasaya bağlı olarak çıkarılan tüzük ve yönetmelikte belirtilen ayrıca 213 sayı Vergi Usul Kanunu gereğince tutulması zorunlu olan defterlerden ödenti defteri, Yevmiye Defteri, Envanter Defteri, Defter-i Kebir ve şubelerde kullanılacak olan işletme defterleri yönetim dönemi esasına göre olağan genel kurullardan 15 (onbeş) gün öncesinden kullanılacak yönetim dönemi belirtilerek noterden onaylatılması zorunludur. Demirbaş Defteri, Gelir Makbuzları Zimmet Defteri, Gider Makbuzları (Pusulası) Zimmet Defteri gibi defterler, defter sayfalarının bitmesi durumunda noterden yeniden onaylatılır. 
Gider Belgeleri ve Diğer Belgeler: 
Gider Belgeleri: 
Madde 16- Giderler, yönetim kurulu veya diğer yetkili organların alacağı kararlara göre 213 Sayılı Vergi Usul Kanunun öngörmüş olduğu; Fatura, Serbest Meslek Makbuzu, Gider Pusulası, Perakende Satış Fişi (Yazar Kasa Fişi), Ücret Ödemeleri için Yasalara uygun olarak düzenlenmiş Bordrolar, Kira ödemesi için banka dekontları, Vergi ve Sigorta prim ödemelerinde ilgili kurumca düzenlenmiş tahsilat makbuzları, Yolluk ödemelerinde usulüne uygun olarak düzenlenmiş Yolluk Bildirgesi, diğer vergi ve harçlar için ilgili kurumca düzenlen tahsilat makbuzları ve bu yönetmelik ekinde düzenlen Ayrıntılı Harcama Listesine dayanılarak yapılır. Bu belgelerin dışında tutanak, makbuz gibi belgeler gider belgesi niteliğinde değildir. Bunlara dayanılarak herhangi bir gider yapılamaz. Vergi, sosyal sigorta primi, haberleşme, su, elektrik, havagazı, kira, kırtasiye ve buna benzer zorunlu giderler, genel sekreter ya da yönetim kurulu sayman üyesince yapılır. Bunlar için ayrıca yetkili organların kararı alınmaz. 
Gider ve Gelir belgeleri, bilgisayar ortamında düzenlenen Tahsil, Tediye ve Mahsup fişine bağlanır. (Şubelerde bu fişlerin yerine örneği bu yönetmelikte belirlenen aylık gelir-gider cetveline bağlanır.) Bu fişlerde fiş tarihi, fiş no, yevmiye no, açıklama fişi düzenleyen,kontrol eden ve yetkili imzaların bulunduğu sütunların bulunması gerekir. Gelir ve Gider belgeleri bağlanmış olan fişlerde fişi düzenleyenin imzası, kontrol edenin imzası ve imza yetkisi bulunan yönetim kurulu üyelerinden herhangi ikisinin müştereken imzasının bulunması esastır. 
Diğer Belgeler: 
Madde 17- 
1) Tahsil Fişi 
2) Tediye Fişi 
3) Mahsup fişi 
4) Gelir makbuzu 
5) Ödeme makbuzu 
6) Yolluk Avans İstek formu 
7) Ücret Hesap Pusulası 
8) Yolluk Bildirgesi 
9) Gider Çizelgesi 
10) Harcama Belgesi 
1) Tahsil Fişi: Kasa nakit girişleri için düzenlenir. Bilgisayar ortamında düzenlenen bu fişte; fiş tarihi, fiş no, yevmiye no, açıklama fişi düzenleyen, kontrol eden ve yetkili imzaların bulunduğu sütunlar bulunur. Bankalardan alınan dekontlar ve nakit tahsil edilen gelir makbuzları fişe bağlanır. Günlük kasa girişleri için gün bitiminde tanzim edilir ve tahsilat işlemlerini muhasebe defterlerine geçirmek amacıyla kullanılır. Toplamı, o gün kasaya giren miktarı ifade eder. 
2) Tediye Fişi: Kasa nakit çıkışları için düzenlenir. Bilgisayar ortamında düzenlenen bu fişte; fiş tarihi, fiş no, yevmiye no, açıklama fişi düzenleyen, kontrol eden ve yetkili imzaların bulunduğu sütunlar bulunur. Gider ve diğer ödeme belgeleri fişe bağlanır. gün bitiminde tanzim edilir ödeme işlemlerinin muhasebe defterlerine geçirilmesi amacıyla kullanılır. Toplamı, kasa çıkışları ödemelerini verir. 
3) Mahsup Fişi: Kasa işlemi dışında her türlü işlemler için düzenlenir. Bilgisayar ortamında düzenlenen bu fişte; fiş tarihi, fiş no, yevmiye no, açıklama fişi düzenleyen, kontrol eden ve yetkili imzaların bulunduğu sütunlar bulunur. İşlemlere ait belgeler fişe bağlanır. 
4) Gelir makbuzu: Nakit ve elden tahsil edilen gelirleri belgelendirmek için kullanılır. Makbuz, bir ana, iki kopya olmak üzere üç nüshadan oluşur. Aslı ödeyene verilir, ikinci kopya kasa tahsil fişine bağlanır, üçüncü kopya dip koçan olarak saklanır. Gelir makbuzuna gün, hesap numarası ve adı, paranın kimden ve ne amaçla alındığı ve tutarı yazılır. Bir nüshanın mühürünün olması ve tahsil edenin adı ile imzasının olması zorunludur. 
5) Ödeme Makbuzu: avans ödemelerinde kullanılır. Tek nüshadır, tarih, ödemenin mahiyeti, kime ödendiği yazılır. Ödenen kişinin adı soyadı yazılıp imzası alınır. Kasa Tediye fişine bağlanır. 
6) Yolluk ve Ücret Avans İstek Formu: Tüzük ve yönetmelik hükümlerine göre kendilerine yolluk ödemesi yapılacaklara ve sendika personeli olanlara verilecek ücret avans ödemelerinde kullanılır. Formda; Avans istek gerekçesi, Avansın miktarı, avansı alanın adı soyadı ve imzası bulunur. Form avans talep eden tarafından kendi el yazısı ile doldurulur. Genel mali sekreterin ve imzaya yetkili yönetim kurulu üyesinin imzasının bulunması gerekir. Form tediye fişine bağlanır. 
7) Ücret Ödeme Makbuzu (Hesap Pusulası): Çalışanların ve Yöneticilerin ilgili ayda hak ettikleri ücret, fazla çalışma, ikramiye vb. ile ücret sayılan ödemelerin tutarını, yapılan kesintileri ve alanın imzasının bulunduğu belgedir. 2 nüshadır, 1 nüshası ilgiliye verilir. 
8) Yolluk Bildirgesi : Tüzük ve yönetmelik gereği kendilerine yolluk ödemesi yapılacaklara tüzük ve MYK kararı ile diğer yasalara uygun olarak düzenlenen gider belgesidir. Örneği bu yönetmelik ekinde düzenlenmiştir. görevlinin imzasını taşıyan bu belge, görevi veren sekreter ile Genel Mali Sekreterin imzaları ile işleme konulur veTediye/mahsup fişine bağlanır. 
9) Gider Çizelgesi : Örneği bu yönetmelik ekinde düzenlenen gider çizelgesi ile şehir içi otobüs , PTT vb giderler için düzenlenen yönetim kurulu tarafından onaylanması halinde gider belgesi niteliği taşıyan belgedir. Tediye fişine bağlanır. 
10) Harcama Belgesi: Örneği bu yönetmelik ekinde düzenlenen harcama belgesi; Perakende satış fişi (yazar kasa fişi) gibi belgelerin bağlandığı harcamayı yapanın adı soyadı harcama konusu ve harcamayı yapanın imzasının yer aldığı aynı zamanda mali sekreterin imzasının bulunduğu belgedir. Bu belge eki perakende satış fişi ile birlikte tediye fişine bağlanır. 
Örnek Belgeler: 
Madde 18-Merkez ve şubelerce kullanılacak belgelerin örnekleri, bu yönetmeliğe eklenmiştir. Bunun dışında gerekli olanlar da Genel Merkezce hazırlanır ya da belirlenir. 
Örnek belgeler, Genel Merkezce ya da örneği değiştirilmeden şubelerce çoğaltılıp kullanılır.

VI. ÇEŞİTLİ HÜKÜMLER

Rapor Verme Yükümlülüğü: 
Madde 19- Şubeler, her ay Genel Merkeze gelir-gider raporu vermekle yükümlüdürler. 
Merkez Yönetim Kurulu, şubelerden aldığı raporla, her şubenin gelir-gider ve ödenti akış durumunu yayınlayarak ya da çoğaltıp dağıtarak üyelerin bilgilenmesini sağlar. 
Her şube, uygun aralıklarla kendi gelir-gider durumunu üyelerine yazılı olarak açıklamakla yükümlüdür. 
Ödentisini aksatan üye ve birimler, üst yönetimce yazılı olarak uyarılır. 
Genel Kurul ve Mali Yılda Hazırlanacak Raporlar: 
Madde 20- Sendika Genel Merkez ve şube hesapları olağan genel kurul dönemleri esas alınarak bağlanır. Mali Yıl esasına göre takip eden yılın en geç Mart ayının sonuna kadar Bilanço ve Gelir/Gider Tablosu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve KESK gönderilir. Genel Kurullara yönetim dönemi esas alınarak düzenlenen Bilanço ve Gelir/Gider Tablosu ile birlikte 3568 Sayılı yasa gereğince yetkili kılınmış meslek mensubu tarafından düzenlenen mali denetim raporu ve denetim kurulu raporu birlikte sunulur. 
Bütçede açık görünüyorsa gerekçeleri bütçe raporunda açıklanır. 
VII.GEÇİCİ HÜKÜMLER:
Madde 21- Profesyonel yöneticiye geldiği iş yerinde almakta olduğu aylık maaşı sendikaca karşılanır.Yıllık maaş artışı aynen yansıtılır.Genel Kurul kararı ile MYK ya verilen yetkiye dayanarak profesyonel yöneticinin aylık maaşı %10 ile%30 aralığında artırılabilir.
VIII. YÜRÜRLÜK HÜKÜMLERİ 
Madde 22- Bu yönetmelik Merkez Yönetim Kurulunun 11/10/2008 gün ve 22 sayılı kararıyla yürürlüğe girmiştir. 
Madde 23- Bu yönetmelik Kültür Sanat-Sen Merkez Yönetim Kurulu tarafından yürütülür.