KÜLTÜR SANAT SEN’DEN BİR HUKUKİ KAZANIM DAHA!

Kültür Sanat-Sen olarak 23.12.2006 tarihinde yapılan ‘’Kültür ve Turizm Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatı personelinin görevde yükselme sınavının’’ bazı soru ve cevaplarının hatalı olduğu ve hatalı değerlendirmeler yapıldığından bahisle ‘ŞEFLİK’ sınav sorularının 6,40,41,42,44,52,64 ve 74.  sorularının iptaline ilişkin Ankara 2. İdare Mahkemesinde Bakanlık aleyhine dava açmıştık. Mahkeme tarafından yapılan değerlendirme sonucu sınavda A kitapçığındaki 6,44,64 ve 74 numaralı sorularının hatalı olduğuna karar verilmiştir.

2006 yılında sınava girmiş tüm kamu emekçilerinin sınav kağıtları oluşan yeni duruma göre değerlendirilip 70 barajını geçen personelin sınavda başarılı sayılmaları gerekmektedir. Başarılı olan personellerin 2006 yılı itibariyle atamaları yapılacak geçmişe dönük maaş farkları faizle birlikte idare tarafından ödenecektir. Bilgilerinize sunar, başarılar dileriz.

Ankara 2. İdare Mahkemesinin kararı ektedir.

ÖRGÜTLENME YÖNETMELİĞİ

DAYANAK VE KAPSAM

MADDE 1: Bu yönetmelik tüzüğün ilgili maddelerine uygun olarak üye, temsilci, şube-temsilcilik temsilcisi, şube/temsilcilik yöneticisi, merkez yöneticisinin sendikal örgütlenme ile ilgili uyması gereken kurallar ile işyeri temsilciliği,  il temsilciliği, şube ve merkez yetkisine sahip olan organların örgütlenme, işleyiş ve kurallarını düzenler.

AMAÇ

MADDE 2: Bu yönetmelik sendikal kurumsallaşmayı gerçekleştirmek için üye, temsilci ve yöneticiler ile örgütsel organların örgütlenme, işleyiş, vb. konularda uyması gereken kuralları belirleyerek, sendikal örgütlenmenin süreklileştirilmesini amaçlar.

TÜZEL KİŞİLİK

MADDE 3: Sendika tüzel kişiliği Genel Merkeze ait olup, faaliyet yürüttüğü il ve işyeri ile sınırlı olmak üzere Şubeler ve İl Temsilcilikleri Genel merkez adına, şubeye bağlı il temsilcilikleri şube ve Genel Merkez adına, işyeri temsilciliği Şube ve İl Temsilciliği adına tüzükten kaynaklanan ve bu yönetmeliğe uygun olarak faaliyet yürütür.

DEMOKRATİK MERKEZİYETÇİLİK

MADDE 4: Sendika Merkezi, Şubeleri, İl Temsilcilikleri kendi aralarında tüzük, genel kurul kararlarına uygun, demokratik merkeziyetçiliğe dayalı ilişkileri vardır. Buna göre üyeler işyeri temsilciliğine bağlıdır.  İşyeri temsilciliği; il Temsilciliğine veya Şubeye bağlıdır. İl Temsilcilikleri ve Şubeler Genel Merkeze bağlıdırlar.

YERİNDE ÇÖZÜM

MADDE 5: Sendikanın amaç ve ilkeleri, genel kurul, Şube Başkanlar Kurulu, İl Temsilcileri Kurulu ve Şube İşyeri Temsilcileri Kurulu işyeri Temsilciliği’nin;  kararları dikkate alınarak, sorunların yerinde çözümü ve işlerin yerinde bitirilmesi esastır. Bunun için demokratik katılım, üye, temsilci ve yöneticilerin tüm gücü, ilgisi ve yeteneği seferber edilir.

ORTAK VE KİŞİSEL SORUMLULUK

MADDE 6: Sendika karar organlarında yetki ve sorumluluk dengesi esastır. Karar organlarına katılan ve burada bulananlar, hem bulundukları organda alınan kararlardan ve uygulamalardan dolayı hem de diğer organ kararlarından dolayı ortak, işbölümü sonucu kendisine verilen görevden dolayı kişisel sorumluluk taşırlar.

ÖRGÜTSEL ORGANLAR

MADDE 7: Tüzüğün 9. maddesinin A ve B bentlerinde belirtilen organlar örgütsel organlardır.

İŞYERİ ORGANI

MADDE 8: Sendikal örgütlenmenin çekirdeği işyeridir. Sendikanın örgütlenmesi ile oluşturulmaya başlayan işyerinde, üyelerin kendi arasında yetkili temsilci seçme hakkı vardır.

İŞYERİ TEMSİLCİLİĞİ

MADDE 9: İşyerleri tek başına bağımsız birim olarak temsilcilerini seçerler. Devlet Tiyatroları Müdürlükleri ile Opera ve Bale Müdürlüklerinde Sanatçı, Teknik, İdari Personel olarak çalışan üyelerimizden 20 üyeye karşılık 1‘er işyeri temsilcisi seçerler. İşyerlerinde birim çeşitliliği ve üye sayısının fazlalığı dikkate alınarak 3 den fazla temsilcinin bulunduğu işyerinde, “İşyeri Temsilciler Kurulu” oluşturulur. İşyeri Temsilciler Kurulu kendi aralarında Baştemsilciyi belirler.

 

İŞYERİ TEMSİLCİLER KURULU

MADDE 10: İşyeri organı, İşyeri Temsilciler kuruludur. İşyerinde temsilci sayısı 3 kişiye ulaşmamış ise işyeri toplantıları üyelerle yapılır. Temsilci sayısı 3 ve üzerinde ise düzenli toplantılar temsilcilerle yapılır.

İL TEMSİLCİLİĞİ

MADDE 11:  Üyelerin kendi arasında seçeceği 3 veya 5  kişiye, bağlı olduğu Şube Yönetim Kurulu önerisi de dikkate alınarak, Genel Merkez tarafından “İl temsilciliği kurma yetkisi” verilebilir.

          İl temsilciliğinin en önemli görevlerinden biri, üye sayısını arttırarak şube olmaya çalışmaktır. Bununla ilgili olarak seçim yönünden bağlı olduğu şube ile koordineli olarak çalışır.

          İl Temsilciliklerinin denetlenmesi şube denetleme kuruluna, disiplin işleri şube disiplin kuruluna aittir.

ŞUBE

MADDE 12: Tüzükteki hükümlere göre kurulur ve işleyişini gerçekleştirir.

            Şubenin, sendikanın bütününü temsil eden konularda ( işverenle yapacağı görüşmeler dahil) ve basın yayın çalışmalarında  yürüteceği faaliyetlerde MYK’nın onayını alması gerekir.

BAŞKANLAR KURULU

MADDE 13: Şube Başkanları ve İl Temsilcileri ile MYK üyelerinden oluşur. 4 ayda bir olağan toplanılır. Sendikanın yürüttüğü faaliyetleri değerlendirir, sürdürülecek dönemsel politikaları, Genel Kurul kararları, Tüzük ve Yönetmelik hükümleri çerçevesinde belirler.

ŞUBE İŞYERİ TEMSİLCİLERİ KURULU

MADDE 14 : Tüzüğün 32. maddesine göre her işyerinde seçilen işyeri temsilcilerinin katılımıyla oluşur. Tüm şube ve İl Temsilcilerinde , İşyeri temsilciler Kurulu oluşturulur. Şube tarafından yürütülecek dönemsel politikaları belirler, Başkanlar Kuruluna sorulacak görüşleri belirler.

MERKEZ YÖNETİM KURULU

MADDE 15: Tüzüğün ilgili maddelerine göre oluşur ve faaliyetini yürütür.

BİRİMLER İÇİN ORTAK HÜKÜMLER

MADDE 16: Tüm birim toplantılarının tutanağı tutulur ve alınan kararlar veya öneriler yazılı halde bir üst birime sunulur. Bu kurulun aksine sözlü rapor sunma ancak olağanüstü durumlarda olabilir.

MADDE 17: Şube ve İl Temsilcilik alanındaki işyerlerinden gelen öneriler dikkate alınarak Şube Yönetim Kurulu,  İl Temsilcilik ve Şube raporları üzerinden Şube Başkanları Kurulunun önerileri doğrultusunda MYK karar alır.

MADDE 18: Tüm birim temsilcileri ve organ yöneticileri tüzüğe ve genel kurul seçim yönetmeliğine göre seçilirler. Seçilenlerle ilgili olarak Şubeler, “işyeri temsilciliği yetki belgesi” vermeye yetkilidirler.   MYK ise;  “Şube ve İl Temsilcilik yetki belgesi” vermeye yetkilidir. Verilen yetki belgelerinin birer suretinin genel merkeze gönderilmesi zorunludur. Yetki belgeleri formları ektedir.

 

TUTULACAK DEFTER DOSYA VE KAYITLAR

DEFTERLER

MADDE 19: Genel Merkezde tutulması zorunlu olan defterler şunlardır:

a)     Üye Kayıt Fişleri, Üye Kayıt Defteri ile Çıkış Bildirimi

b)    Genel Kurul Karar Defteri

c)     Yönetim Kurulu Karar Defteri, Denetleme ve Disiplin Kurulu Karar Defteri

d)    Gelen – Giden Evrak ve Zimmet Defteri

e)     Genel Evrakın Aslı, Giden Evrakın Suretlerinin Saklanacağı Gelen ve Giden Evrak Dosyaları

f)      Gelir Makbuzları, Bunların Saklanmasına Mahsus Dosyaları

g)    Kasa Defteri

h)    Demirbaş Kitap Kayıt Defteri

i)      Yevmiye Defteri, Aidat defteri, Defter-i Kebir ve Envanter Defteri

j)      Ayrıca yönetmeliklerle belirlenen diğer defterler ve basılı kağıtlar

Şube, ve İl Temsilciliklerinin kendileri ile ilgili bu defterleri  tutmaları zorunludur.

            Genel Kurul Karar Defteri Divan tarafından imzalanır.

DOSYALAR

MADDE 20: İşyeri organı dışındaki diğer organlarda genel merkezce belirlenecek desimal sisteme göre dosya tutulur. Bu dosyalar giden ve gelen evrak dosyaları olmak üzere iki takım olarak tutulur.

TUTULACAK KAYITLAR

MADDE 21: Sendikaya yazılan ve sendikanın yazdığı resmi yazılar gelen ya da giden yazı kayıt defterine kaydedilir. Gelen yazılar, görevlendirilen bir yetkili tarafından ilgili birime havale edildikten sonra giden evrak kayıt defterine kaydedilerek teslim edilir.

            Bilgisayar kayıtlarının bulunduğu disket veya CD’ler görevlendirilen bir yetkiliye zimmetlenerek saklanır.

            Mali belgeler dışındaki belge ve yazıların saklanma süresi en az 3 yıldır. Süre bitiminde, yönetim kurulu kararı ile dosyası ile birlikte arşive kaldırılır.

MÜHÜR-BAŞLIK-TABELA

SENDİKA MÜHRÜ

MADDE 22: Organlar, MYK’nın kararlaştırdığı örneğe uygun mühür kullanırlar. Mühür, organların başkanları ya da yetkili yönetici tarafından saklanır.

BAŞLIK

MADDE 23: Organlar, MYK’nın kararlaştırdığı örneğe uygun başlıklı kağıtlar, kaşeler, rozetler kullanırlar. Başlık, organların başkanları ya da yetili yönetici tarafından saklanır.

TABELA

MADDE 24: Organ tabelaları, MYK’nın kararlaştırdığı örneğe uygun ölçü, biçim ve renklere uygun olarak yaptırılır.

ÜYELİK BAŞVURUSU

MADDE 25: Üyeliğe başvuru sendika üye kayıt formu ile yapılır. Gerekli görülürse üyeliğe başvurandan ve üyelerden iş yeri görev belgesi istenebilir.

ÜYELİĞE KABUL İŞLEMİ

MADDE 26: Üyeliğe kabul kararı, merkez yönetim kurulunca verilir. Üyelik başvurusu bir ay içinde reddedilmezse kabul edilmiş sayılır. Üyelik başvurusu reddedilirse, MYK bunu yazılı olarak gerekçelendirir ve ilgiliye bildirir. Üyeliği reddedilenlerin yargıya başvuru hakları vardır.

ÜYELİK KİMLİK KARTI

MADDE 27:Üyeliğe kabul edilenlere MKY’nca kabul edilmiş ve onaylanmış Kültür Sanat Sen Kimlik Kartı verilir

ÜYELİĞİN NAKLİ

MADDE 28: İşyeri değişen üyeler yeni işyerinde göreve başlamalarından itibaren nakil dosyalarında sendika bilgisi yer alır. Üyenin dosyasında üye bilgisi olmadığında, bir ay içerisinde yeni atandıkları yerdeki şube ve İl temsilciliklere başvurarak üyeliklerinin naklini isterler. Üyenin eski şube ve İl temsilciliği, üye kayıtlarını yeni Şube ve İl temsilciliğe gönderir. Üyenin nakli, üyeliği kesintiye uğratmaz. Kendi isteği ile nakil olan üyenin organlarındaki görevi sona erer.

AYRICA DOLDURULACAK FORMLAR

MADDE 29: Şube ve bağlı temsilcilikler her ay üyeleri ile ilgili bilgi formunu genel merkeze göndermek zorundadır. Ayrıca genel eylem ve etkinliklerde ilgili form aynı gün doldurularak genel merkeze ivedilikle gönderilir.

YÜRÜRLÜK

MADDE 30: Bu yönetmelik Merkez Yönetim Kurulunun 15.09.2009 tarih ve 78 sayılı kararı ile karar tarihinden itibaren yürürlüğe girer. Yönetmeliği MYK yürütür.

İŞ YERİ TEMSİLCİLERİ EL KİTABI

SUNUŞ

Emeğini satarak yaşamını sürdürenlerin herkesten daha çok örgütlü olmaya ihtiyaçları vardır. Hak ve çıkarlarımızı korumak ve geliştirmek için kurduğumuz sendikalarımız, daha iyi bir ücret, daha iyi çalışma koşulları ve demokratik bir ülke talebini daha güçlü ifade etmemizin en önemli araçları arasındadır.

Sendikaları güçlü kılmanın yolu, üyelerini ve temsilcilerini bilinçlendirmekten ve bilgilendirmekten geçer. Bu nedenle her sendika üyesinin ve temsilcisinin ekonomik, sosyal, toplumsal ve sendikal haklarını ve yükümlülüklerini iyi bilmesi gerekir.

Sendikalarımızın ve emekçi hareketinin ilerlemesi açısından temsilcilik kurumunun etkinliği ve işlerliği vazgeçilmez önemdedir. İş yerinden başlayan sendikal örgütlenme ve mücadelede elde edilecek başarıda işyeri temsilcilerinin büyük payı vardır.

Mücadele tarihimiz bizlere, hak ve özgürlüklerin ancak ve ancak mücadele ile kazanılabileceğini göstermiştir. Kitlesel gücümüzü korumanın ve geliştirmenin, yıllardır savunduğumuz talepleri kazanıma dönüştürmenin yolu, işyeri örgütlülüğünü geliştirmek ve işyeri temsilciliği kurumunu doğru tarzda işletmekten geçmektedir. Sendikal faaliyetin yaşam bulduğu, sendikamıza üye olmayan emekçilerin sendikayı tanımasında en önemli işlevi gören işyerleri ve işyeri temsilcileri, sendikamız ve mücadele perspektifimiz açısından büyük önem taşımaktadır.

Kültür Sanat Sen, iş kolunda bulunan iş yeri temsilcilerinin görev ve sorumluluklarının öneminin bilincindedir. Sendikamız, can damarları olan iş yeri temsilcilerinin emeği, iradesi ve enerjisi ile büyümektedir. Kültür Sanat Sen’in gücünü, etkisini, iş yeri örgütlülüğünün en önemli parçası olan “İş yeri Temsilcileri” belirlemektedir. Bu nedenle sendikamız, iş yeri temsilcilerinin her geçen gün daha fazla donanımlı olmasına özen göstermek zorundadır.

İş yeri örgütlülüğümüzü daha etkin, daha güçlü bir yapıya kavuşturulması, iş yeri temsilcilerinin üzerine aldığı görev ve sorumlulukları yerine getirerek sendikal örgütlenmemizi bugün olduğundan çok daha ilerilere taşımasına yardımcı olması amacıyla hazırlanan “İş yeri Temsilcisi El Kitabı”nın mücadelemize katkı sunacağına inanıyoruz.

                                    MERKEZ YÖNETİM KURULU

Broşürü ek dosyadan indir..

TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ ALDATMACASI

EMEKÇİNİN DOSTU DEĞİLSİNİZ BARİ DÜŞMANI OLMAYIN!

Memur Sen’in kamu emekçilerinin haklarını korumak ve yeni haklar kazanmak için yola çıkmadığını hepimiz biliyoruz. Ama bu sefer sınırlar iyice aşılmış, kamu emekçilerinin geçmiş kayıpları da ortada bırakılarak mevcut siyasi iktidarın yandaşı olduklarını bir kez daha açık ve somut bir şekilde kanıtlamışlardır. Memur Sen, imzalanan toplu sözleşmeyi ‘’kazanım’’ olarak sunarken, ısrarcı olacağını söylediği taleplerin üçte birini dahi gerçekleştiremedi. Kendi belirlediği taleplerden bile büyük ölçüde vazgeçerek, bugüne kadar hükümet ile kurduğu ideolojik-politik bağlarla, aralarındaki amir-memur ilişkisine uygun hareket ederek yeni bir satış sözleşmesine imza attı.2016 ve 2017 için sadece ücret artışı ile sınırlı olan, birkaç sosyal hak dışında kamu emekçilerinin acil çözüm bekleyen sorunlarının (geçmiş kayıpların karşılanması,vergi dilimi oranları, ek ödemelerin temel ücrete eklenmesi, kadrolu istihdam,esnek, kuralsız ve angarya… gibi) hiçbirine çözüm üretilmediği, hatta gündeme bile getirilmediği bir toplu sözleşmeyi kazanım olarak değerlendirmek mümkün değildir.

Toplu sözleşme görüşmeleri sürecinde yaşananlar, sendikaların hükümetten bağımsız bir şekilde örgütlenmesinin ne kadar önemli ve temel bir ilke olduğunu bir kez daha göstermiştir. Yıllarca siyasi iktidarın gölgesinde büyüyen, iktidarla arasındaki ilişkileri kullanarak kamuda tarihin en büyük siyasal kadrolaşma hareketine imza atan yandaş sendikaların, Kültür ve Sanat emekçilerine kazandıracakları hiçbir şey yoktur.Yağmanın ve talanın bir virüs gibi yayıldığı ve mevcut sistemi içten içe çürüttüğü bir dönemde halkın, emekçilerin giderek yoksullaşması, zenginin daha zengin, yoksulun daha yoksul hale gelmesinin sorumluları biz değil, yıllardır iktidarlar olanakları ile zenginleşenlerdir. Kültür ve Sanat emekçileri, ortak talepler etrafında birleşip, geçmiş kayıplarının karşılanması ve toplu sözleşme taleplerinin gerçekleşmesi için harekete geçmekten başka çıkar yol görünmemektedir.

        Bugün hangi gerekçeyle olursa olsun, kamu emekçilerinin ortak çıkarları doğrultusunda hareket etmek yerine iktidara ‘’hizmet sendikacılığı’’ yapacağım diyerek, ekonomik koşulların giderek ağırlaştığı bir dönemde yaşadığımız sorunları yok sayarak ‘’Satış Sözleşmesi’’ ne imza atanlar, bunun bedelini önümüzdeki dönemde fazlasıyla ödemelidir.

                                                                                                                                  KÜLTÜR SANAT SEN YÖNETİM KURULU

Broşürü indirmek için eki tıklayın.

İŞ YERİNDE PSİKOLOJİK TACİZ MOBBİNG

MOBBİNG UYGULAYAN KİŞİLERİN (TACİZCİ/ZORBA) KİŞİLİK ÖZELLİKLERİ

1-Tacizci/zorba ile ilgili kesin bir tanımlama yapılamamaktadır.Her “zorba/tacizci”nin farklı özellikleri olmakla birlikte yapılan araştırmalar özetle şu özellikleri ortaya çıkarmıştır:

2- İkiyüzlü, farklılıklara karşı hoşgörüsüz, kıskanç, aşırı denetleyici,korkak ve sinirli bir yapıya sahiptirler.

3- Ayrıcalıklı ve vazgeçilmez olduğuna inanır. Aşırı katı, kuralcıdır ve espri anlayışı yoktur.

4- Kendi itibarını yükseltmek ve ihtirasları uğruna kötü niyetli, hileli eylemlere başvuran, yalancı ve düzenbazdır.

5- Yetişkinler arası bir tartışmayı sürdüremeyen, olgunlaşmamış kişilerdir.

6- Esnek davranmazlar, bencil ve duyarsızdırlar.

7- Daima güçlü olma isteği içinde; korku ve güvensizliklerini bir başkasına iftira atarak yenmeye çalışırlar.

8- Zorba, sadist kişiliğe sahiptir. Sadist ruhlu zorbalar, yaptıkları eziyetten haz duyarlar. Özel ve toplumsal çevrelerinde dışlandıkları için, kurumsal kimliklerini kullanarak, astlarına ve bazen eşit statüdeki insanlara karşı saygısız, kaba ve saldırgan davranırlar.

YASTAYIZ…

Bugün Ankara’da Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi için toplanmıştık.

Türkiye’nin dört bir yanından gelmiştik.

Emek, Barış, Demokrasi taleplerimizi haykırmak için gelmiştik.

İşçilerin, kamu çalışanlarının, işsizlerin, yoksulların, mağdurların sesini duyurmak için gelmiştik.

“Savaşa İnat Barış Hemen Şimdi!” demek için gelmiştik.

Saray’ın saltanatı uğruna aylardır kan dökenlere “Dur!” demek için gelmiştik.

Savaşa karşı barışı; baskı, şiddet ve zora karşı özgürlükleri ve demokrasiyi; yolsuzluğa, hırsızlığa ve sömürüye karşı emeğin mücadelesini hep birlikte yükseltmek için gelmiştik.

Başvurusu Ankara Valiliği’ne yapılmış (ve Valilikçe uygun görülmüş), bütünüyle barışçıl bir miting için gelmiştik.

Türkülerimizle, halaylarımızla, pankartlarımızla, sloganlarımızla ve coşkuyla miting alanına yürüyüşümüz başlarken patlattılar bombaları.

Türkiye’nin göbeğinde, Ankara Garı’nın, binlerce polisin gözü önünde patlattılar.

Şu ana kadar belirlenebilen yüz iki kardeşimiz hayatını kaybetti, yüzlerce kardeşimiz yaralandı.

Üzgünüz, Öfkeliyiz, Yastayız ve İsyandayız!

Hiç kimse bize bu katliamın faili meçhul olduğunu söylemesin.

Bombaları tanıyoruz.

18 Mayıs’ta Adana ve Mersin’deki, 5 Haziran’da Diyarbakır’daki, 20 Temmuz’da Suruçtaki patlamalardan tanıyoruz; “aynı seriden” olduğunu biliyoruz.

Katilleri tanıyoruz.

Katiller; diktatörlük hevesleri 7 Haziran seçimlerinde kursaklarında kalanlardır.

Katiller; 400 vekil alamadıkları için ülkeyi iç savaşa sürükleyenlerdir.

Katiller; yarattıkları terör ve dehşetin korkusuyla 1 Kasım seçimlerinden galip çıkmaya çalışanlardır.

Amaçlarını biliyoruz.

Amaçları; bizi korkutarak, bizi yıldırarak, bizi sindirerek on üç yıllık zulüm ve hırsızlık düzenlerini sürdürmeye çalışmaktır.

Amaçları; Gezi İsyanı’ndan bu yana diktatörlüğe karşı direnen milyonlarca yurttaşın iradesini kırmaktır.

Amaçları; halkın iradesine rağmen KaçAK Saray’daki iktidarlarını devam ettirmeye çalışmaktır.

Emek, Barış ve Demokrasi Mitingimiz kana bulayanlara sesleniyoruz:

BÜTÜN VAHŞETİNİZE, BÜTÜN ŞİDDETİNİZE, BÜTÜN KATLİAMLARINIZA RAĞMEN EŞİT, ÖZGÜR, DEMOKRATİK BİR ÜLKEDE BİR ARADA YAŞAMI VE BARIŞI SAVUNMAKTAN VAZGEÇMEYECEĞİZ!

Bizi korkutmaya, bizi yıldırmaya, bizi sindirmeye çalışanlara sesleniyoruz:

KORKMAYACAĞIZ, YILMAYACAĞIZ, UNUTMAYACAĞIZ VE AFFETMEYECEĞİZ!

DÖKTÜĞÜNÜZ KANDA BOĞULACAKSINIZ!

Ölen Arkadaşlarımızı Anmak, Faşist Katliamı Protesto Etmek İçin Yarından İtibaren Üç Gün Yastayız/12-13 Ekim Pazartesi-Salı Günleri Bütün Türkiye’de Grevdeyiz!

Bütün Sendikaları, Bütün Meslek Örgütlerini, Bütün Siyasi Partileri, Örgütlü-Örgütsüz, Hangi Sendikanın Üyesi Olursa Olsun Bütün İşçileri-Bütün Kamu Çalışanlarını, İnsanlığa Sahip Çıkan Bütün Yurttaşlarımızı Katılmaya Çağırıyoruz!

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği

Türk Tabipleri Birliği

SAVAŞA İNAT, BARIŞ HEMEN ŞİMDİ DEMEK İÇİN 10 EKİMDE ANKARA’DAYIZ!

Nefret ektiler, ölüm biçiyorlar!

14 yıldır işçiyi, memuru, emekçiyi sömürdüler; yetmedi!

                Kazanılmış hakları yok ettiler; yetmedi!

                Mezhep dediler, dil dediler, köken dediler, böldüler, kutuplaştırdılar; yetmedi!

7 Haziran seçimlerindeki hezimetin acısını halktan çıkarıyorlar. Askeri, polisi, jandarması, kadını, erkeği, genci, çocuğuyla halkı topyekûn savaşa soktular. Ekonomik, siyasi, toplumsal başarısızlıklarının faturası vatandaşa kesildi.  Başbakan’ın “Bu vatan için evlatlarımızı feda etmeye hazırız” ifadesinin bedelini, ülkenin yoksul halk çocukları canlarıyla ödüyor.

14 yıllık AKP iktidarının icraatlarının listesi özetle:

                                                           Ekonomik ve siyasal kriz,

                                                    Anti demokratik ve baskıcı uygulamalar,

                                                    Basına yönelik baskılar,

                                                    Parlamenter sistemi tıkayan politikalar,

                                                    İşçi ölümleri,

                                                    Taşeronlaşma,

                                                    Kadına yönelik taciz, şiddet ve ölümler,

                                                    Çocuk gelinler,

                                                    Doğanın talanı ve rant politikaları,

                                                    Kültür varlıklarının tahribi,

                                                    Ülkenin bir bölümünde fiilen sıkıyönetim uygulamaları,

                                                    Temel hak ve özgürlüklerin kısıtlanması,

                                                    Baskılar, sansürler, engellemeler…

Yetmedi; yıllardır kaos ve krizden beslenen AKP; patron örgütleri, yandaş sendikalar ve tamamına yakını hükümet güdümünde olan “Sivil Toplum Örgütleri” ile el ele vererek düzenlediği mitinglerde, toplumun değerlerinin arkasına sığınarak, dini, bayrağı, milli duyguları sömürerek suçunu gizlemeyi, 1 Kasım seçimleri için oy devşirmeyi umuyor.

Biliyoruz…

Bu ülkenin insanları, ödediği bedelleri ve çektiği acıları unutmadı, yeni acılar yaşamak istemiyor…

Biliyoruz…

Bir taraftan 2016-2017 yıllarına ait toplusözleşmeler yangından mal kaçırılırcasına imzalanıp, geçtiğimiz dönemin kayıpları bile karşılanmazken, görüşmeler sırasında diğer konfederasyonlara yönelik “ortak hareket etme” önerilerimiz yandaş konfederasyon ve Kamu Sen tarafından “Savaş koşullarında hak istemenin ve eylem yapmanın vatana ihanet olacağı” gerekçesiyle reddedilerek AKP’yi rahatlatan bir tutum içinde oldular.

Yetti!  Biz barış ekiyoruz, kardeşlik, demokrasi, huzur biçeceğiz!

Barışın, kardeşliğin ve demokrasinin olmadığı ülkelerde, işçi ve emekçilerin huzur içinde yaşaması, mevcut haklarını koruması ve yeni haklar kazanması mümkün değil. Bu nedenle emek mücadelesi ile barış mücadelesi bir bütündür; birbirinden ayrılmaz!

Yıllardır şiddet ve baskı politikalarında ısrar edenlerin, “yurtta barış, dünyada barış” için mücadele etmek yerine, içeride savaş, dışarıda savaş politikalarını benimseyenler, kan ve gözyaşlarından beslenerek siyasi hedeflerine ulaşmak için ülkeyi göz göre göre yangın yerine çevirmekten çekinmiyorlar.

Yetti! Gözyaşı değil, barış istiyoruz!

Türkiye’nin içine itildiği çatışma ortamında Sarayın ve AKP’nin hesaplarına kurban edilecek tek bir insanımızın olmadığını göstermek, bizleri bölerek ve kutuplaştırarak hedeflerine ulaşmak isteyenlere bu fırsatı vermeyeceğimizi göstermek için herkesi, 10 Ekim Cumartesi günü Ankara’da yapılacak olan “SAVAŞA İNAT, BARIŞ HEMEN ŞİMDİ” yürüyüşü ve mitingine davet ediyoruz.

Savaşa inat, barış hemen şimdi!

10 Ekim’de Ankara’da

Gelecek güzel günler için elele…

                                                                                             KÜLTÜR SANAT SEN YÖNETİM KURULU