
2016-2017 3. DÖNEM TİS TALEP AFİŞİMİZ (MERKEZ TAŞRA TEŞKİLATI)


Resmi Web Sitesi

AYM Kararından Önce Emekli Olanlara Da, 30 Yılı Aşan Hizmetleri İçin Emekli İkramiyesi Ödenmesi Gerektiğine Dair Çok Önemli Emsal Karar!
Sosyal Güvenlik Kurumu’nun, “Anayasa Mahkemesi Kararlarının Geriye Yürümeyeceği” Gerekçesinin Dayanaksız Olduğu Doğrulandı!
Bilindiği üzere Konfederasyonumuza bağlı ESM, üyesi adına 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’nun 89. maddesinin 4. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “… verilecek emekli ikramiyesinin hesabında 30 fiili hizmet yılından fazla süreler (dikkate alınmaz)”ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesine başvurmuş ve bu başvuru sonucunda ilgili yasa kuralı Anayasa’nın 2, 10 ve 60. maddelerine aykırı bulunarak 25.12.2014 tarihinde iptal edilmiştir. Anayasa Mahkemesi’nin 25.12.2014 tarih, 2013/111 E. ve 2014/195 K. sayılı kararı 07.01.2015 tarih ve 29229 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Anayasa Mahkemesi’nin bu kararının ardından Sendikamız ESM bu kez de “kararın yürürlüğe girmesinden önce emekli olan”lar için bir başka üyesi adına dava açmış ve Ankara 12. İdare Mahkemesinin 30.06.2015 tarihli, 2015/484 E. ve 2015/1025 K. sayılı kararı ile AYM kararından önce emekli olanlara da, 30 yılı aşan hizmetleri için emekli ikramiyesi ödenmesi gerektiğine karar verilmiştir.
Bu karar ile birlikte Sosyal Güvenlik Kurumu’nun, “Anayasa Mahkemesi Kararlarının geriye yürümeyeceği” gerekçesinin dayanaksız olduğu ortaya çıkmıştır.
Mahkeme kararı ektedir.

Kobanê’nin Yeniden İnşa çalışmalarına katılmak üzere İstanbul’dan Urfa’nın Suruç ilçesine gelen 300 gencin konakladığı Amara Kültür Merkezi’nde bugün meydana gelen patlamada onlarca gencin öldüğü ve onlarcasının da yaralı olduğu bildirilmektedir.
Katiller de, bu ortamı hazırlayanlar da belli.
Aylardır her açıklamamızda AKP’nin izlediği mezhepçi ve milliyetçi Ortadoğu politikasının ülkemizi patlamaya hazır bir mayın tarlasına dönüştürdüğünü ifade ediyoruz. Maalesef, gerçekleşen tam da budur!
Katiller sürüsü sivil ve masum demeden onlarca insanın ölümünü hedefleyecek eylemler gerçekleştirmektedir. 5 Haziran’da Diyarbakır’da da aynı plan uygulanmak istendi. Orada insanlarımızın soğukkanlılığı ve tedbiriyle katliam 5 insanımızın yaşamını yitirmesi ve onlarca yaralı ile sonuçlandı. Ne yazık ki, bugün Suruç’ta onlarca gencimiz vahşi saldırı sonucu yaşamını yitirdi.
Öfkemiz büyük, ancak sözün bittiği noktadayız…
Katillere bu zemini hazırlayan politikaları uygulayanların tarih önünde hesap vermekten kurtulamayacağına inanıyoruz.
En ufak insani değerden nasibini almamış katiller sürüsünün gerçekleştirdiği saldırıyı nefretle kınıyor, yaşamlarını yitirenlere başsağlığı, yakınlarına sabır ve metanet, yaralılara acil şifalar diliyoruz.
YÜRÜTME KURULU
Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü Kurum İdari Kurulu,işveren temsilcileri Genel Müdür Yardımcısı V.Başkan M.Cemal COŞKUN,raportör üye Hukuk Müşaviri Av.Ahmet Nuri EKİCİ ile KESK Kültür Sanat-Sen’i temsilen kurul Başkan vekili Sendika Genel Başkanı Yavuz DEMİRKAYA ve üye sendika merkez Yürütme Kurulu üyesi Alper TAZEBAŞ’ın katılımları ile 25.06.2015 günü saat 14:00’te toplanmış önceden belirlenmiş olan gündem maddeleri görüşmelere geçmişlerdir.alınan kararlar ekte sunulmaktadır.

Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü ile sendikamız Kültür Sanat ve Turizm Emekçileri arasında gerçekleştirilen 2015/1. Dönem ‘Kurum İdari Kurulu’ toplantısında alınan kararlar ekte sunulmaktadır.
KİK tutanağı (3 Sayfa)

Ceberut devlet anlayışı bir kez daha yaylalarımıza, suyumuza, toprağımıza göz dikiyor! 8 ilin yaylalarını yok edecek projenin başına utanmadan “Yeşil” koyarak bir algı oluşturmaya çalışıyorlar.
Oysa yeşili bitirecek projenin tek amacı ranttır, yandaşa kaynak yaratmaktır. Artvin’den Samsun’a kadar 2.600 km boyunca büyük bir kıyıma yol açacak proje SİT alanlarını ve Milli Parkları da talan edeceğinden açıkça hukuka aykırıdır. AKP, hukuk tanımazlığını yaylasına, ormanına, suyuna sahip çıkan halka, analarımıza saldırarak gizlemeye çalışıyor.
Şehirlerde nerede yeşil bir alan varsa AVM yapmak isteyen AKP, Karadeniz bölgemizi de beton yığınına dönüştürmek istiyor. Uzun süredir bölgede yaptıkları HES’ler, taş ocakları, madenler, termik ve nükleer santral projeleri ile ormanlarımızı yok eden, derelerimizi kurutan AKP bu kez de yaylalarımızı çoraklaştırma peşinde! Adeta cennetten bir parça olan Kavrun, Avusor, Samistal gibi yaylalar tıpkı Uzungöl’e yapıldığı gibi beton yığınlarıyla harap edilmek, yapaylaştırılmak istenmektedir. Yaylalarımıza yönelik bu planlı saldırı aynı zamanda bölgenin kültürel mirasını da yok etmeyi hedeflemektedir.
“Yeşil Yol Projesi” AKP’nin “kalkınmacılık”tan ne anladığının da son örneğidir. Kalkınmacılık son tahlilde betonlaşma dır, doğa katliamıdır, insanın doğaya yabancılaşmasıdır ve ranttır.
Konfederasyonumuzun sadece mali, sosyal ve demokratik haklarımız için değil bir parçası olduğumuz doğamıza yönelik saldırıların da karşısında olduğu, bu saldırılara karşı mücadele yürüttüğü bilinmektedir. Aynı anlayışla “Yeşil Yol Projesi”nin durdurulması için de mücadelemizi sürdürecek, Karadeniz halkının haklı direnişinin yanında olacağız.
Proje derhal durdurulmalı, iş makineleri bölgeden çekilmeli ve devlet adına projeye karşı direnişin simgesi haline gelen hepimizin anası Havva anadan özür dilenmelidir.
YÜRÜTME KURULU

Konfederasyonumuz Eş Genel Başkanı Lami Özgen ve Genel Sekreterimiz Hasan Toprak Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile görüştü.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Yakup Akkaya ve İzmir Milletvekili Musa Çam’ın da yer aldığı görüşmede kamu emekçilerinin ve emeklilerinin yaşadığı sorunlar hakkında bilgi veren Eş Genel Başkanımız ve Genel Sekreterimiz 3 Ağustos 2015 tarihinde başlayacak olan 3. Dönem Toplu Sözleşme görüşmeleri sürecine ilişkin değerlendirme ve önerilerimizi paylaştı.
4688 sayılı yasada 2012 yılında yapılan değişiklikten sonra bugüne kadar gerçekleştirilen “toplu sözleşmeler” hakkında kısaca bilgi veren Eş Genel Başkanımız, 2013-2014 ve 2015-2016 dönemlerini kapsayan toplu sözleşmelerin kapsam, tarafların belirlenmesi, imza ve itiraz yetkisi, Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun grev hakkımızı zımnen engelleyici yapısı, işlevi ve oluşumu başta olmak üzere mevcut toplu sözleşme sisteminin iflas ettiğini ispatladığını vurguladı. İki dönemde de Kültür Sanat Hizmetleri iş kolundaki yetkili sendikamızın Kültür Sanat-Sen kamu emekçilerinin mali ve sosyal hakları ile ilgili detaylı taleplerini hem yazılı olarak Devlet Personel Dairesi Başkanlığına hem de TİS masasında Kamu İşveren Heyetine gerekçeleri ile açıklamasına rağmen yasadan kaynaklanan eksikliklerden kaynaklı Memur-Sen Konfederasyonun satış sözleşmesini imzalaması,kazanım elde etmesi engellenmiştir. Bunun üzerine TİS imzalanmamış ve Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna itirazda bulunmuştur. Kamu Görevlileri Hakem Kurulu tarafında karar altına alınan ve Resmi Gazetede yayımlanan kararların uygulanmasında da ayrıca sorunlar yaşanmaktadır.4688 Sayılı yasa gereği Resmi Gazetede yayımlandıktan sonra yasalaşan kararların uygulanmasında mevzuat değişikliği gerektiren konularda gerekli yasal düzenlemeler yapılmamış ve Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararlarının bazılarının uygulanması gerçekleşememiştir.
Eş Genel Başkanımız geçtiğimiz iki dönemde başta eğitim ve öğretim emekçileri, sağlık emekçileri ile kültür ve sanat emekçileri olmak üzere kamu emekçilerinin büyük bölümünün işyerlerinden kopuk olduğu Ağustos döneminde toplu sözleşme görüşmesi yapıldığını hatırlatarak, bunun toplu sözleşmeyi adete kamu emekçilerinden gizli yapma durumunu ortaya çıkardığını vurguladı. Bu nedenle toplu sözleşme görüşmelerinin takviminin doğrudan bağı olan bütçe süreci de göz önünde bulundurularak Eylül veya Ekim aylarına alınması gerektiğini kaydeden Eş Genel Başkanımız, ayrıca taleplerin değerlendirilmesine yeterli zaman ayrılabilmesi için de toplu sözleşme görüşmeleri süresinin uzatılması gerektiğini ifade etti. Eş Genel Başkanımız, yeni hükümetin henüz kurulmadığı, kurulsa dahi toplu sözleşme görüşmelerine başlanması planlanan 3 Ağustos tarihine kadar olan kısa süre içerisinde kamu emekçilerinin ağırlaşan sorunlarının çözümüne yönelik talepleri yeterince inceleme imkanı olamayacağına dikkat çekerek özelikle bu dönem Toplu Sözleşme görüşmeleri takvimin Eylül ya da Ekim ayına alınması için bir an önce yasal düzenleme yapılması gerektiğini vurguladı.
Görüşmede kamu emekçilerinin ve emeklilerinin enflasyon farkından kaynaklı yaşadığı ekonomik kayıplara da dikkat çeken Eş Genel Başkanımız AKP hükümeti ve Memur Sen arsında imzalanan satış sözleşmesi sonucunda özellikle 2014 yılında yaşanan ekonomik kayıpların telafisi için yasal düzenleme yapılması gerektiğinin altını çizdi. Eş Genel Başkanımız, toplu sözleşme kapsamında olan hakim ve savcıların, akademik personelin maaşlarında artış sağlayan 2014 yılı yasal düzenlemelerini hatırlatarak kamu emekçilerine, emeklilerine özellikle 2014 yılında yaşatılan maddi kaybın telafisi için yasal düzenleme yapılmasının önünde bir engel bulunmadığını vurguladı.
Toplu sözleşmeler sadece fiili olarak çalışmakta olan kamu emekliklerini değil, emeklilerini de kapsadığını kaydeden Eş Genel Başkanımız emeklilerin sürece doğrudan katılımının önünü açan düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.
Kamu emekçileri ve emeklilerinin artık yeni hak gasplarına, açlık sınırına yakın yoksulluk sınırına yakın maaşlara, güvencesiz çalışmaya tahammülü kalmadığını ifade eden Eş Genel Başkanımız, ortaya çıkan tablonun arakasında yer alan yasak ve sınırlamalarla yüklü 4688 sayılı yasanın ve ilgili mevzuatın mutlaka grevli toplu sözleşme hakkını güvenceye alacak bir şekilde değiştirilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Toplu Sözleşme görüşmeleri sürecine ilişkin görüş ve önerilerimizin yer aldığı dosyayı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na sunan yöneticilerimiz özellikle toplu sözleşme görüşme takviminin Eylül ya da Ekim aylarına alınması, kamu emekçilerinin ve emeklilerinin enflasyon farkından kaynaklı kayıplarının telafisi için yasal düzenleme yapılması konularında CHP’nin desteğini beklediğimizi ifade etti.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise toplu sözleşme görüşme takvimin özellikle hükümetin kurulmadığı, koalisyon ve erken seçim tartışmalarının sürdüğü bir dönemde Ağustos ayı yerine Eylül ya da Ekim ayında yapılmasının gayet makul bir talep olduğunu ifade ederek kamu emekçilerinin ve emeklilerinin enflasyon farkından kaynaklı kayıplarının telafisi konusunda daha önce parti olarak yaptıkları girişimler hakkında da bilgi verdi. Görüş ve önerilerimize yer verdiğimiz dosyayı inceleyeceklerini kaydeden CHP Genel Başkanı gerekli katkıyı sunma konusunda üzerlerine düşeni yapacaklarını kaydetti.

Bugün saat 11.00’da Konfederasyonumuz merkezinde gerçekleştirilen basın toplansında, Haziran ayı enflasyon farkı ile geçmiş dönem enflasyon karşısında kamu emekçilerinin kayıpları ve 2016-2017 yıllarını kapsayacak TİS süreci değerlendirildi. Sendika Genel Başkanlarımızın ve MYK üyelerimizin katılımıyla gerçekleştirilen basın toplantında basın açıklamasını Eş Genel Başkanımız Lami Özgen okudu.
Kamu Emekçileri 12 Ay Çalışıp 11 Ay Maaş Aldı!
2,7 milyonu kamu emekçisi, 2 milyonu kamu emeklisi olmak üzere yaklaşık 5 milyon, ailelerini de kattığımızda en az 20 milyon insanımızı yakından ilgilendiren 2016-2017 yıllarını kapsayan üçüncü dönem toplu sözleşme görüşmelerine sayılı günler kalmış bulunuyor. Bilindiği üzere mevcut 4688 sayılı yasaya göre kamu emekçilerinin toplu sözleşme görüşmeleri Ağustos ayının ilk iş günü başlayacak. Taraflar arasında uyuşmazlık yaşanması durumunda devreye girecek olan Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Heyeti sürecini de dahil ettiğimiz 31 Ağustos’ta sona erecek.
Hatırlanacağı üzere 2014-2015 yıllarını kapsayan 2. Dönem Toplu Sözleşme görüşmeleri AKP hükümeti ve yandaş konfederasyon işbirliği ile oldubittiye getirilmişti. Tarihe kara bir leke olarak geçen satış sözleşmesi ile kamu emekçilerinin 2014 yılı maaşlarında net 123 TL ile yıllık ortalama % 5,2 artış yapılmıştı. Kamu emekçileri tarihinde ilk defa enflasyon farkı verilmemesinin düzenlendiği söz konusu satış sözleşmesi ile taban aylık katsayısına bağlı ödeme tutarlarında da hiçbir artış yapılmamıştı. Yani aile-eş yardımı, özel hizmet tazminatları, doğum ve ölüm yardımları, harcırahlar, fazla mesai ücretleri, ek ders ücretleri gibi pek çok kalemde hiçbir artış yapılmamıştır. Kamu emekçilerinin 2015 yılı maaşları için ise % 3 + %3 artışta anlaşma sağlanmıştır.
3. Dönem toplu sözleşme görüşmelerine sayılı günlerin kaldığı bu dönemde kamu emekçileri, emeklileri olarak bu satış sözleşmesinin ağır faturasını ödemeye devam ediyoruz.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan resmi rakamlara göre 2014 yılında maaşlarında yıllık ortalama %5,2 artış yapılan kamu emekçilerine enflasyon farkı verilmemiştir. Sadece enflasyon farkından dolayı kamu emekçileri 2014 yılını en az %3 kayıpla kapatmıştır. Elbette ki bu oran maaşı 2.365 TL üzerinde olan kamu emekçileri için daha fazladır. Üstelik dikkat çektiğimiz üzere bu kayıp sadece enflasyon farkından yaşanan kayıptır. Taban aylık katsayısına bağlı ödeme tutarlarında yaşanan kayıp buna dahil değildir.
Örnekleyecek olursak; aile yardımı (eş ve çocuk) dahil aylık 2.365 TL maaş alan bir kamu emekçisinin maaşına yapılan 123 TL artış sonucunda maaşı 2.488 TL olmuştur. Söz konusu artışın karşılığı %5,2 dir. 2014 yılı enflasyonu %8,17 olarak gerçekleştiğine göre söz konusu kamu emekçisinin sadece enflasyon farkından kaynaklı kaybı %2,97 dir. Söz konusu kamu emekçisinin sadece enflasyon farkından kaynaklı aylık kaybı 75 TL dir. Yıllık kaybı ise 75 X 12 = 900 TL dir.
Altını özellikle tekrar tekrar çiziyoruz. Yukarıda ifade ettiğimiz kayba taban aylık katsayısına bağlı ödeme tutarlarında yaşanan kayıp dahil değildir. Yaptığımız hesaplamalar kamu emekçilerinin, enflasyon farkı ve buna bağlı olarak yaptığı işe göre aldığı taban aylık katsayısına bağlı ödeme tutarlarında yaşadığı kaybın ortalama bir maaş tutarında olduğunu göstermektedir. Kısacası kamu emekçileri 2014 yılında 12 ay çalışmış ama 11 aylık maaş almışlardır. Bir ay angarya çalışmışlardır.
2014 yılını ortalama bir maaş kayıpla kapatan kamu emekçileri için 2015 yılın da değişen bir şey yoktur. Bilindiği üzere ikinci dönem “toplu sözleşmesinde” 2015 yılı için kamu emekçilerinin maaşlarında %3+%3 artış ve öngörülmüştür. TÜİK tarafından açıklanan altı aylık resmi enflasyonun bu oranları geçmesi durumunda bu kez farkın maaşlara yansıtılması düzenlenmişti. TÜİK’in açıkladığı resmi rakamlara göre altı aylık enflasyon %4,76 olarak ilan edilmiştir. Buna göre yılın ilk altı ayı için maaşlarında %3 artış yapılacak olan kamu emekçilerinin, emeklilerin maşalarına %1,76 enflasyon farkı yansıtılacaktır.
Diğer taraftan Nisan ayında %1,63, Mayıs’ta %0,56 artış yaşanan enflasyonda her ne hikmetse Haziran ayında %0,51 düşüş yaşanmıştır. Bugüne kadar yaşadığımız pratik enflasyon farkı ödemesi olan altı aylık dönemlerin son aylarında TÜİK’in ne yapıp edip enflasyonu düşük çıkarma konusunda ‘ustalaştığını’ göstermektedir. Ramazanı fırsat bilerek başta gıda ürünleri olmak üzere pek çok tüketim maddesine yapılan fahiş zamları görmeyen TÜİK bu kez de Haziran ayı enflasyonunu düşük göstermeyi başarmıştır!
Açıklanan resmi enflasyon rakamları kamu emekçilerinin, emeklilerin alacağı üç beş kuruşa dahi göz dikildiğini, kamu emekçilerine bir pide parası artışı bile fazla görenlerin Ali Cengiz oyunlarına başvurmaktan bıkmadığını göstermektedir.
Üstelik çarşıda, pazarda yaşanan gerçek enflasyonun TÜİK tarafından açıklanan gerçek enflasyonla uzaktan yakından ilgisi olmadığını bilmeyen kalmamıştır. En basitinden kamu emekçilerine enflasyon farkı verilmeyen 2014 yılının kurban bayramı öncesinde doğalgaza yüzde 9,8, elektriğe ise yüzde 10,1 oranında zam yapılmıştır. 2011-2014 arası üç yıllık dönemde doğalgaza yapılan zam oranı yüzde 60’ı, elektriğe yapılan zam oranı yüzde 40’ı aşmıştır. Aynı dönemde ortalama kamu emekçisinin maaşındaki artış ise sadece %17 civarında kalmıştır.
Yukarıda özetlemeye çalıştığımız tabloya rağmen AKP hükümetlerinin 13 yıllık iktidarında sermayeye sınırsız kar alanları açılırken emekçilerin ücret ve sosyal hakları sürekli budamış, emekten sermaye bir refah transferi yaratmıştır. Kamu hizmetlerinin piyasalaştırılarak tasfiyesine hız verilmiş, kamu emekçilerinin sınırlı iş güvencesi başta olmak üzere temek hakları torba yasalarla, Kanun Hükmünde Kararnamelerle daha da sınırlanmıştır. Dayattıkları toplu satış sözleşmeleri ile yaşamsal sorunlarla boğuşan, her geçen gün biraz daha güvencesizliğe itilen, geleceğe dair umutları karatılmak istenen ile kamu emekçileri ile alay etmişlerdir.
Kamu emekçileri ve emekliler olarak 2016-2017 yıllarını kapsayan 3. Dönem “Toplu Sözleşme” görüşmelerine işte bu açlık ve sefalet tablosu içinde giriyoruz.
Kamu emekçilerine ve emeklilerine dayatılan bu iç karartıcı tablonun değişmesi için öncelikle gıda enflasyonun temel alındığı bir hesaplama ile 2014 yılı farkları maaşlarımıza yansıtılmalıdır. TÜİK artık fark ödenecek dönemlerin son aylarında enflasyonu düşük gösterme politikasından vazgeçmelidir.
Son iki dönem gerçekleştirilen sözde “toplu sözleşmeler”, kapsam, tarafların belirlenmesi, imza ve itiraz yetkisi, Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun grev hakkımızı zımnen engelleyici yapısı, işlevi ve oluşumu başta olmak üzere mevcut toplu sözleşme sistemini düzenleyen 4688 sayılı yasanın iflas ettiğini ispatlamıştır. Bu nedenle önümüzdeki günlerde ister bir koalisyon hükümeti olsun, isterse seçim hükümeti olsun oluşturulacak yeni hükümetin ilk işi Türkiye kamu emekçilerine, emeklilerine kulluğu dayatan bu köhne yasanın tarihin çöplüğüne atılması olmalıdır.
Başta altında ülkemizin imzasının bulunduğu Uluslar arası Çalışma Örgütü (ILO) sözleşmeleri, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) sendikamız TÜM BEL SEN lehine verdiği karar başta olmak üzere evrensel sendikal normlara uygun, özgür toplu sözleşme hakkını kapsayan bir yasanın yapılması yeni hükümetin önünde artık ertelenemez bir görev olarak durmaktadır.
Grev hakkımızın yasal teminat altına alınmadığı, örgütlenmenin önündeki engellerin korunduğu 4688 sayılı yasa ve “ Toplu Sözleşme” düzenin gölgesi kaldırılmadıkça emekçiler aleyhine olan tablonun değişmeyeceği açıktır. Gerekli mevzuat değişiklikleri yapılıncaya kadar 3. Dönem toplu sözleşme takvimi Eylül ya da Ekim ayına alınmalı, bundan sonraki dönemlerde de görüşmeler bu takvime göre gerçekleştirilmelidir.
Attığı her adımda kamu emekçilerinin iradesini temel almayı ilke edinen bir konfederasyon olarak bu konuda üzerimize düşen sorumluluğun gereğini yerine getirmeye hazırız.
Bunun için önümüzdeki günlerde Mecliste grubu bulunan partilere yapacağımız ziyaretlerde bu taleplerimizi paylaşacağız. 15 Temmuz 2015 Çarşamba günü tüm yurt genelinde yapacağımız bordo yakma eylemleri ile taleplerimizi bir kez daha dile getirecek, bizlere dayatılan sefalete ve yoksulluğa teslim olmayacağımızı kamuoyuna tekrar ilan edeceğiz.
Kamu emekçilerinin emeğinin ve alın terinin hükümet ve yandaş konfederasyon işbirliği ile gerçekleştirilen satış sözleşmeleri ile gasp edilmemesi için mücadelemizi sadece toplu sözleşme masasında değil, emekçilerle buluştuğumuz her platformda sürdürmeye devam edeceğiz.
Bunun için bütçe sürecinden bugüne sendikalarımızla birlikte işyerlerinden, tabandan kamu emekçilerinin taleplerinden oluşan bir çalışma yürütüyoruz. Söz konusu çalışmamızda yer verdiğimiz genel ve iş kolu taleplerimizin ayrıntılarını önümüzdeki günlerde gerçekleştireceğimiz toplantılarla kamuoyu ile paylaşacağız.
Buradan bir kez daha sendikalı, sendikasız tüm kamu emekçilerine çağrıda bulunuyoruz. “İnsanca yaşam ve insanca çalışma” için sürdürdüğümüz mücadelemizin talepleri sadece KESK’in değil, tüm kamu emekçilerinin, sizlerin talebidir. Gelin bu talepler için mücadeleyi birlikte yükseltelim. Emeğimizi, alın terimizi gasp etmek isteyenlere karşı omuz omuza birlikte olalım.
Yürütme Kurulu

Bakanlığımız taşra teşkilatında, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4/B maddesine göre, 06.06.1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Esaslar ile ek ve değişiklikler çerçevesinde istihdam edilmek üzere, Diğer Teknik Hizmet Personeli (238), Mühendis (9), Mimar (8), Şehir Plancısı (1), Tekniker (7), pozisyonlarında KPSS (B) grubu KPSS P3 (Tekniker için KPSS P93) puan sıralaması esas alınmak suretiyle toplam (263) adet sözleşmeli personel alımı yapılacaktır.
KPSS (B) GRUBU PUAN SIRALAMASI İLE ALINACAK 4/B SÖZLEŞMELİ PERSONEL KADROLARININ POZİSYON YER VE ADETLERİ
Diğer Teknik Hizmet Personeli:
Sanat Tarihi Bölümü mezunlarından (175): Adana (4), Adıyaman (2), Afyon (4), Aksaray (3), Ankara (2), Antalya (7), Aydın (3), Balıkesir (2), Batman (1), Bayburt (3), Bilecik (3), Bitlis (3), Bolu (2), Burdur (3), Bursa (3), Çanakkale (4), Çankırı (1), Çorum (1), Denizli (1), Düzce (1), Edirne (3), Elazığ (2), Erzincan (1), Erzurum(5), Eskişehir (2), Gaziantep(2), Giresun (2), Hatay (2), Isparta (3), İstanbul (33), İzmir (9), Kahramanmaraş (1), Kars (2), Kayseri (4), Kırklareli (1), Kocaeli (4), Konya (7), Kütahya (3), Malatya (1), Mardin (4), Mersin (3), Muğla (5), Nevşehir (4), Niğde (1), Sakarya (1), Samsun (1), Sinop (1), Sivas (1), Şanlıurfa (2), Tokat (2), Trabzon (2), Uşak (4), Van (1), Yozgat (2), Zonguldak (1).
Arkeoloji Bölümü mezunlarından (55): Adana (2), Adıyaman (1), Afyon (1), Antalya (2), Balıkesir (1), Bartın (1), Batman (1), Burdur (1), Bursa (1), Çanakkale (2), Çorum (1), Elazığ (1), Erzurum (1), Eskişehir (1), Gaziantep (2), Hatay (2), İstanbul (7), İzmir (4), Kars (2), Kayseri (1), Kırşehir (1), Konya (1), Kütahya (2), Mardin (3), Mersin (2), Muğla (3), Sinop (1), Sivas (1), Şanlıurfa (2), Tokat (1), Trabzon (1), Uşak (1), Van (1)
Hititoloji Bölümü mezunlarından (2): Çorum (1), İstanbul (1)
Antropoloji Bölümü mezunlarından (2): Burdur (1), Uşak (1)
Sümeroloji Bölümü mezunlarından (2): İstanbul (1), Şanlıurfa (1)
Etnoloji Bölümü mezunlarından (2): Konya (1), Nevşehir (1)
Mühendis (9):
Harita Mühendisi: Diyarbakır(1), Erzurum(1), İstanbul(1), Kocaeli (1), Konya (1), Van(1)
Makine Mühendisi: Ankara(1)
İnşaat Mühendisi: Gaziantep(1), Kütahya(1)
Mimar (8): Erzurum (2), İstanbul (3), Muğla (1), Sivas (1), Van (1)
Şehir Plancısı (1): Kütahya (1)
Tekniker (7):
İnşaat Teknikeri: Van (1)
Elektrik Teknikeri: İstanbul (1), Mardin (1)
Harita Teknikeri: İstanbul (1), Eskişehir (1), Kars (1)
Makine Teknikeri: İstanbul (1)
a)657 sayılı Devlet Memurları Kanununun değişik 48 inci maddesinde belirtilen şartları taşımak
b)2014 yılına ait Kamu Personeli Seçme Sınavına girmiş olmak.
2-ÖZEL ŞARTLAR:
A- Mimar, Mühendis, Şehir Plancısı:
a)Yükseköğretim kurumlarının ilgili bölümlerinden lisans düzeyinde mezun olmak.
b)Arazi ve şantiye şartlarında çalışmaya engel hali bulunmamak.
B- Tekniker:
a)Yükseköğretim kurumlarının ilgili bölümlerinden en az önlisans düzeyinde mesleki teknik eğitim mezunu olmak.
b)Arazi ve şantiye şartlarında çalışmaya engel hali bulunmamak.
C-Diğer Teknik Hizmet Personeli:
a)Yükseköğretim kurumlarının ilgili bölümlerinden (Arkeoloji, Sanat Tarihi, Antropoloji, Hititoloji, Etnoloji, Sümeroloji) lisans düzeyinde mezun olmak.
b)Arazi ve şantiye şartlarında çalışmaya engel hali bulunmamak.
3-BAŞVURU ŞEKLİ VE SÜRESİ:
Çiğdem Mah. Muhsin Yazıcıoğlu Cad. No:50 100.Yıl-ANKARA adresinde bulunan Bakanlığımız Personel Dairesi Başkanlığından veya www.kulturturizm.gov.trinternet adresinden temin edilecek başvuru formunun eksiksiz doldurularak, istenilen belgeler ile birlikte 15/07/2015 tarihi mesai saati bitimine kadar adı geçen Başkanlığa elden teslim edilmesi gerekmektedir. Posta ile yapılan başvuruların, son başvuru (15/07/2015) tarihinin mesai bitimine kadar Personel Dairesi Başkanlığının yukarıda belirtilen adresine teslim edilmesi gerekmektedir. Postadaki gecikmeler dikkate alınmaz. Eksik belge ve bilgilerle yapılacak başvurular işleme konulmayacaktır. İlandan önce yapılan başvurular kabul edilmeyecektir.
4-BAŞVURU SIRASINDA İSTENİLECEK BELGELER:
a)Başvuru formu (Fotoğraflı),
b)Yükseköğrenim diploması/çıkış belgesi örneği,
c)Nüfus cüzdanının fotokopisi,
ç) 2014 yılına ait KPSS(B) sonuç belgesinin çıktısı.
5-DİĞER HUSUSLAR:
Sözleşmeli personel, kamu hizmetlerinin gördürülmesini temin maksadıyla, ihtiyaç duyulan hizmet birimleri ve pozisyonlarda istihdam edildiğinden, Devlet memurlarında olduğu gibi kurumlar içinde veya kurumlar arasında naklen atanmalarına dair mevzuat
bulunmamaktadır. Bu nedenle bu pozisyonlara yerleştirilen personel herhangi bir nedenle (eş durumu, sağlık, vb.) nakil talebinde bulunamazlar.
Mimar, Mühendis, Şehir Plancısı, Diğer Teknik Hizmet Personeli (Arkeoloji, Sanat Tarihi, Antropoloji, Hititoloji, Etnoloji, Sümeroloji) ve Tekniker unvanından başvuracaklarda aranan “Arazi ve şantiye şartlarında çalışmaya engel hali bulunmamak” şartı hususunda, ilgililerin yazılı beyanları dikkate alınacaktır.
Atamaları yapılmayan adayların başvuru evrakı, sonucun ilanından itibaren 15 gün içinde talep edilmesi halinde iade edilecek olup, belirtilen süre sonrası yapılacak talepler dikkate alınmayacaktır.
6-YERLEŞTİRME SONUÇLARININ DUYURULMASI:
Başvurular, pozisyonlar itibariyle KPSS(B) grubu KPSSP3 (Tekniker için KPSSP93) puanı esas alınarak pozisyon ve bölümler itibariyle ayrı ayrı sıralama yapılacağından, en yüksek puanı alan adaydan başlanarak pozisyon sayısı kadar sözleşmeli personel alınacaktır. Başvuru sonuçlarının tamamlanmasından sonra bir hafta içinde www.kulturturizm.gov.trinternet adresinden ilan edilecektir. Ancak puan sıralaması sonucunda puanı eşit adayın olması halinde doğum tarihi önce olandan başlamak suretiyle, doğum tarihinin de aynı olması halinde diploma tarihi önce olan adaydan başlamak suretiyle sıralama yapılacaktır. Bu ilan tebliğ mahiyetinde olacağından, ayrıca ilgililere tebligat yapılmayacaktır.
Ataması yapılacaklar, başvuru sırasında istenen belgeler dışındaki, Bakanlığımız resmi internet sitesinde belirtilecek diğer belgeleri, sonuçların yukarıdaki şekilde ilan edildiği tarihten itibaren en geç 15 gün içinde Personel Dairesi Başkanlığının belirtilen adresine elden teslim edeceklerdir.
Kamu Personeli Seçme Sınavındaki başarı sırasına göre atamaları yapılan adaylardan ikamet ettikleri yere atananlar atanma onaylarının kendilerine tebliği tarihini izleyen iş günü, ikamet ettikleri yer dışına atananlar ise atanma onaylarının kendilerine tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde, görevlerine başlamak zorundadırlar. Belirtilen süre içinde görevine başlamayan veya atamaya esas evraklarını teslim etmeyenlerin yerine puan sırasına göre diğer adaylardan çağrılabilecektir. Gerçeğe aykırı belge verenler ya da beyanda bulunanlar hakkında yasal işlem yapılacak olup, atamaları yapılmış ise atamaları iptal edilecektir. Ayrıca, kendilerine ödemede bulunulmuş ise bu ödeme yasal faizi ile birlikte kendisinden tazmin edilecektir. Göreve başlamış olsalar dahi aranılan şartları taşımadıkları sonradan anlaşılanların görevlerine son verilecektir.
İlan olunur.