AYM MEMURUN GREV HAKKINI TESCİL ETTİ

AZİZ ÇELİK

11 ARALIK 2014 / PERŞEMBE  BİRGÜN GAZETESİ

Kamu görevlileri, kamu çalışanları, memurlar, kamuda sendikacılık yapanlar!

Bu Anayasa Mahkemesi (AYM) kararını çoğaltın, dağıtın, okuyun ve okutun. Özellikle iş bilmez ve hukuk tanımaz idarecilere okutun.

Okusun ve anlasınlar ki, memurun grev hakkı en üst mahkeme tarafından da tescil edildi. Artık abuk gerekçeleri, keyfi ceza ve soruşturmaları çöpe atsınlar.

AYM bireysel başvuru kapsamında kamu görevlilerinin grev hakkı ile ilgili son derece yaşamsal bir karar verdi. Kamu görevlilerinin grevi de içeren toplu eylem hakkı yeni bir güvenceye daha kavuştu.

AYM, Eğitim Sen üyesi bir öğretmenin, sendika yönetim kurulu tarafından 4+4+4 olarak bilinen eğitime ilişkin yasal düzenlemeleri protesto etmek amacıyla 28-29 Mart 2012 tarihlerinde ülke çapında “uyarı grevi” yapılmasına dönük kararına uyarak greve gittiği için uyarma cezası ile cezalandırılmasını Anayasanın 51. maddesindeki grev hakkının ihlali saydı. AYM İkinci Bölümünün 18/9/2014 tarihinde verdiği 2013/8463 başvuru numaralı kararı 4 Aralık 2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı.

Daha önce Danıştay tarafından benzer kararlar verilmiş olmasına ve bu konuda idari yargı içtihadı oluşmasına rağmen bu karar AYM düzeyinde verilen ilk karar olma niteliğini taşıyor. AYM, Devlet Memurları Yasası’nda yer alan grev yasağını kadük saymış ve Anayasanın 51. Maddesindeki sendika hakkını ILO Sözleşmeleri, İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi kararları ve Avrupa Sosyal Şartı çerçevesinde özgürlükçü bir biçimde yorumlamıştır.

AYM kararında şöyle demektedir: “Anayasa’nın 51-54. Maddelerinde düzenlenen sendikal hak ve özgürlükler, benzer güvenceler getiren başka Örgütlenme Özgürlüğü ile Örgütlenme ve Toplu Pazarlık Hakkı Sözleşmesi olmak üzere ilgili Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) sözleşmeleri ve Avrupa Sosyal Şartı ile tamamlanmaktadır. Anayasanın 51-54. maddelerinde düzenlenen sendikal hak ve özgürlüklerin kapsamı yorumlanırken bu belgelerde yer alan ve ilgili organlar tarafından yorumlanan güvencelerin de göz önüne alınması gerekir.”

AYM’nin bu yorumu sendikal hak ve özgürlükler için önemli bir açılım getirmekte ve bu hakların uluslararası insan hakları sözleşmeleri ile birlikte ele alınması gereğinin altını çizmektedir. AYM’nin bu yorumu herkes için bağlayıcıdır.

AYM kararında, demokratik bir toplumda ordu, emniyet ve başka bazı sektörlerde sendikal faaliyete sınırlar getirilmesinin mümkün olduğunu ancak başvurucunun bir devlet okulunda öğretmen olduğu göz önüne alındığında memurların bu haktan tümüyle mahrum bırakılamayacaklarını belirtmektedir.

Mahkeme kararında “verilen uyarma cezası hafif olsa da başvurucu gibi sendikaya üye kişileri, çıkarlarını savunmak amacıyla yapılan meşru grev veya eylem günlerine katılmaktan vazgeçirecek niteliğe sahiptir” görüşüne yer verilmiştir. Mahkeme, hafif olsa da uyarma cezasının “demokratik bir toplumda gerekli olmadığı” sonucu varmış ve bu cezayla Anayasa’nın 51. Maddesi’nde güvence altına alınan sendika hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.

AYM’nin verdiği karar ilkesel ve emsal niteliktedir ve benzer ihlaller için de geçerlidir. Bu nedenle grev hakkının kullanımı nedeniyle açılan benzer soruşturmaların durdurulması ve verilen idari cezaların kaldırılması gereklidir.

Bilindiği gibi kısa bir süre önce AYM, 6356 sayılı yasadaki grev yasaklarından bazıları (bankacılık ve şehiriçi ulaşım) iptal ederek önemli bir adım atmıştı. Bu yeni kararı ile grev hakkını sendika hakkının ayrılmaz bir parçası olarak değerlendirmiştir.

AYM kararı sonrasında boş ve bilgisiz tartışmalar ile hukuksuz uygulamalar bitmelidir. Kamu görevlisinin grev hakkı en üst düzeyde tescil edilmiştir. Kamu görevlileri grev hakkını kullanırken artık yeni bir güvenceye daha sahiptir.

AYM bu kararıyla, bir yasa hazırlığına ve bir hükümet politikasına karşı bir kamu görevlileri sendikasının almış olduğu grev kararını hukuka uygun bulmuş ve böylece sendika ve grev hakkını geniş yorumlamıştır. AYM’nin bu kararı yıllardır kamu görevlilerin sendikal hakları için mücadele edenler için gurur verici bir sonuçtur.

MEMUR SEN YÖNETİCİLERİ HAKKINDA SUÇ DUYURUSU

Kültür Sanat Sen, 2014-2015 dönemini kapsayan II.Dönem Toplu İş Sözleşmesini imzalayan konfederasyon yetkilileri hakkında kamu görevlilerini hak mahrumiyetine uğrattıkları gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu.

Örneğin;

. Memur sendikaları konfederasyon yöneticileri 07.08.2013 tarihinde çalışma bakanlığı ile yaptıkları toplu sözleşme görüşmelerinde görevlerini layıkıyla yapmadıkları gibi asıl görevleri olan memurların (kamu çalışanlarının) ücret özlük hakları vs. gibi haklarını güçlendirilmesi olduğunu unutarak çalışanların hakları yerine idarenin haklarını savunan bir yaklaşım içinde bulunmuşlardır. Örneklemek gerekirse çalışma bakanlığı bu toplu sözleşme görüşmelerinde kamu çalışanlarına 221 TL bürüt teklif etmiş olmasına karşın şüpheli memur sendikaları konfederasyonu yöneticileri yıllık bürüt 175 TL rakamı teklif edip bu rakam üzerinden uzlaşmışlardır.

.2014-2015 Mutabakatı: 2014 yılında enflasyon farkı ödemesi yok; yani taban aylık katsayısına bağlı ödeme tutarlarında artış yok. Ek ders ücretlerinde %0,Ek ödemelerde %0,Aile/eş yardımında %0, Çocuk yardımında %0, Özel hizmet tazminatlarında %0, Doğum ve ölüm yardımlarında %0, Harcırahlarda %0, Fazla mesai Ücretlerinde %0, 2014 yılı maaş artışlarımız taban aylığa (bürüt 175 tl) yapıldığı ve enflasyon farkı verilmediği için taban aylık katsayısına bağlı ödeme tutarlarında ciddi kayıp yaşanmakta. Çalışma bakanlığı-Memur Sen mutabakatı sonucunda kamu 2014 yılında sadece aile yardımında yıllık 150 TL kayıp yaşanacaktır.

4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Yasanın,31.Maddesi –  üçüncü parağrafı der ki;Toplu sözleşme görüşmelerine, ağustos ayının ilk işgünü Kamu İşveren Heyeti Başkanınca belirlenen ve Kamu Görevlileri Sendikaları Heyetine dahil konfederasyonlara görüşmelerin başlamasından en az bir hafta önceden bildirilen yerde başlanır. Toplu sözleşme süreci, Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararının alınması da dahil olmak üzere en geç ağustos ayının son işgünü tamamlanır. Hafta sonu tatil günleri hariç olmak üzere resmî tatil günlerine rastlayan günlerde toplu sözleşme görüşmelerine ara verilir. Toplu sözleşme görüşmelerinin yürütülmesinde uygulanacak yöntem ve görüşme takvimi yönetmelikle düzenlenir.

KÜLTÜR SANAT SEN TİS taleplerini,görüşmelerden  önce Devlet Personel Başkanlığına yazılı olarak iletilmiştir.07.08.2013 tarihi saat 13:30 da Resmi Tatil başlamasına rağmen Kamu İşveren Heyeti ile MEMUR SEN mutakabat metni imzalamışlardı.Bu nedenle hizmet kolunda   yetkili KÜLTÜR SANAT SEN’İN  Taleplerinin masada konuşma ve gündem oluşturma  olanağı ellerinden alınmıştır.

KÜLTÜR SANAT SEN olarak belirtilen nedenlerle Ankara Cumhuriyet Savcılığına MEMUR SEN yöneticileri hakkında ‘görevi ihmal ve görevi kötüye kullanma’ konusunda suç duyurusunda bulunulmuştur.

5.DONİZETTİ KLASİK MÜZİK ÖDÜLLERİ SAHİPLERİNİ BULDU

Donizetti Klasik Müzik Ödülleri sahibini buldu.

Andante Dergisi’nin 5 yıldır düzenlediği yarışmanın bu yılki kazananları belli oldu.Keman sanatçımız Ayla Erduran’a  ‘’Yaşam Boyu Başarı’’ ödülü verildi.

Kültür Sanat-Sen  olarak tüm kazananları kutluyor, ülkemizde kültür ve sanatın tehdit altında olduğu bu bulanık dönemde bize umut oldukları için hepsine teşekkür ediyoruz.

Yılın Kadın Dancısı- İlke Kodal ( İDOB ), Yılın Üflemeli Çalgılar Yorumcusu- Ayşegül Kirmanoğlu (İDSO )  ve Yılın Oda Müziği Topluluğu- Golden Horn Brass ‘da  Dilan Selek (İDOB )’in sendikamız üyesi olmalarıyla  ayrıca gurur duyuyoruz.


2014 Donizetti Klasik Müzik Ödülleri 
Yılın 30 Yaş Altı Çıkış Yapan Genç Müzisyeni: Hande Küden, Yılın Kadın Dansçısı: İlke Kodal, Yılın Erkek Dansçısı – Yücel Emre Kaynarsu, Yılın Kadın Opera Yorumcusu: Soprano Simge Büyükedes, Yılın Erkek Opera Yorumcusu: Tenor Murat Karahan, Yılın Oda Müziği Topluluğu: Golden Horn Brass Yılın Üflemeli Çalgılar Yorumcusu: Ayşegül Kirmanoğlu Yılın Klasik Müzik Etkinliği: Marsyas Uluslararası Kültür Sanat ve Müzik Festivali Yılın Yaylı Çalgılar Yorumcusu: Çağ Erçağ, Yılın Piyanisti: Emre Şen, Yılın Bestecisi: Zeynep Gedizlioğlu, Özel Başarı Ödülü: Sevda-Cenap And Müzik Vakfı ve Bilkent Senfoni Orkestrası, Özel Başarı Ödülü: Tolgahan Çoğulu, Başarı Ödülü: Can Çakmur, Mikrop Gramofon Kayıt Ödülü: İzmir Barok – Lila Müzik Yaşam Boyu Başarı Ödülü: Ayla Erduran

Sanatçılarımızla övünüyoruz.