BEYAZIT MEYDANI’NDAKİ KÜLTÜR KIYIMI VE TAHRİBAT SON BULMALI!

Basında “Beyazıt Meydanı’ndaki altgeçit inşaatı hakkında 1 No’lu Koruma Kurulu suç duyurusunda bulunmasına rağmen sit alanı olan meydanın Kurul’dan onaylı bir imar planı ve proje olmadan alt üst edildiği” haberi yer almıştır. 1 No’lu Kurul tarafından Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerinde önemli bir yerleşim bölgesi olan bu alanda yapılacak tüm çalışmaların projelerinin Kurula iletilmesi ve Kurul onayı alındıktan sonra uygulamanın Arkeoloji Müzeleri denetiminde yapılması kararına rağmen, alan altüst edilerek, lahit kapakları kepçelerle tahrip edilmiş, açığa çıkan bir sarnıç beton ve moloz dökülerek kapatılmış ve İstanbul Üniversitesi’ne ait olan merdivenler müze denetimi olmaksızın sökülerek yerine tuğla döşenmiştir. Yapılan bu hukuksuz ve izinsiz uygulama kültürel mirasımıza ve tarihi eserlerimize yönelik açık bir tahribat ve yağma niteliği taşımakta olup, kültürel değerlerimize verilmeyen önemi ve kayıtsızlığı bir kez daha gözler önüne sermiştir.

Beyazıt Meydanı’nda yaşanan bu hukuksuz yağmacı tahribatın son bulmasını talep ediyor, amacı kültür varlıklarını korumak olan Kültür ve Turizm Bakanlığı’nı göreve davet ediyoruz. “Kültür Sanat-Sen” olarak yaşanan bu olayın takipçisi olacağımızı kamuoyuna duyururuz.

KÜLTÜR SANAT-SEN GENEL MERKEZİ

2014 YILI 2. DÖNEM KÜLTÜR SANAT-SEN ile DT ARASINDA YAPILAN KİK METNİ.

2014 YILI 2, DÖNEM KÜLTÜR SANAT-SEN ile DEVLET TİYATROLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ARASINDA YAPILAN KURUM İDARİ KURULU MUTABAKAT METNİ

Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü Kurum İdari Kurulu,işveren temsilcileri Genel Müdür Yardımcısı V. M.Cemal COŞKUN üyeleri Av.Ahmet Nuri EKİCİ ile Kültür Sanat Sen’i temsilen Sendika Genel Başkanı Yavuz DEMİRKAYA ve üye Alper TAZEBAŞ’ın katılımlarıyla 23.02.2015 günü saat 14:00’te toplanmış olup,önceden belirlenen gündem maddeleri doğrultusunda görüşülmeye geçilmiştir.

Kurum idari kararları ektedir.

İNSANCA BİR YAŞAM İÇİN GREVLİ TOPLU SÖZLEŞME!

Değerli kültür, sanat ve turizm emekçileri,

Bu bülteni, sizlere sendikamızı, kazanımlarımızı ve çalışmalarımızı anlatmak için hazırladık. Sendikamız Kültür Sanat ve Turizm hizmet kolunda faaliyet göstermekte olup, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı kurumlarda çalışan kültür ve sanat emekçilerinin haklarını korumak için 1992 yılından bu yana mücadelesine devam etmektedir.

Toplumun her alanında olduğu gibi kültür, sanat ve turizm alanında da piyasalaşma ve ticarileşme hızla artmakta ve yaşanan çürüme daha da derinleşmektedir. Sanat kurumları itibarsızlaştırılmaya çalışılmakta, halk kütüphaneleri yok edilmekte ve müze-ören yerleri ticarileştirilerek devlet eliyle piyasaya sunulmaktadır.Kültür Sanat-Sen, yaşanan tüm hukuksuz dayatmalara ve yozlaşmaya karşın, umudunu canlı tutarak yoluna devam etmekte ve mücadelesini sürdürmekte kararlıdır.

Bu bültende, “Neden Sendika – Neden Kültür Sanat- Sen?” sorusuna cevap bulabileceğiniz gibi, Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerinde elde ettiğimiz kazanımlarımıza, emekçilerin sosyal ve ekonomik haklarına yansıyan hukuki kazanımlarımıza, düzenlediğimiz eylemlerimize ve kültür sanat alanında sorunlarımızı masaya yatırdığımız Çalıştayımıza dair detaylı bilgilere de ulaşacaksınız.

Haklarınızı korumak için, mücadeleyi yükseltmek için, kültür ve sanat alanındaki dayatmalara ve ticarileşmeye hayır demek için sizleri Kültür Sanat Sen’de örgütlenmeye davet ediyoruz. “Birleşe birleşe kazanacağız” sloganı tüm kültür, sanat ve turizm emekçilerinin mücadelesine kılavuzluk etmelidir, edecektir.

İyi okumalar dileriz…

Bülten ekte sunulmuştur.

BASIN DUYURUSU

Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü’nde İdari ve Mali İşler Daire Başkanı Fahrettin Atasayar hakkında “kurumdaki 70’e yakın güvenlik kamerasının sistemini kendi bilgisayarına da yükleterek, personelini dinleme ve takibe aldığı” gerekçesiyle başlatılan soruşturmayla ilgili 4 Şubat 2015 tarihinde Cumhuriyet gazetesinde bir haber yayınlanmıştır. Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü çalışanlarının kişisel haklarına yönelik saldırı niteliği taşıyan bu olay, insan haklarına, mevzuata ve ahlaki kurallara da tamamen aykırı ve kabul edilemez bir uygulamadır. Açıkça görülmektedir ki; hukuki herhangi bir dayanağı bulunmayan bu uygulama ile sanat kurumlarına ve çalışanlarına yönelik psikolojik baskılar her geçen gün biraz daha arttırılmak istenmektedir.

Haberin içeriğinde de belirtildiği üzere; kurumda bulunan güvenlik kameralarının en yoğun olduğu bölümün, çalışanların atölyelerine yakın olması ve doğrudan Fahrettin Atasayar’ın bilgisayarına yükletilmesi uygulamaya yönelik soru işaretlerini daha da arttırmakta ve uygulamanın “güvenlik” gerekçesiyle değil, baskı unsuru olarak hayata geçirildiğini gözler önüne sermektedir.

Sanat kurumlarının ve çalışanlarının hukuksuz uygulamalarla tahakküm altına alınmaya çalışıldığı baskıcı bir dönemden geçtiğimiz şu günlerde, Kültür Sanat-Sen olarak, Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü’nde yaşanan hukuka ve insan haklarına aykırı bu uygulamayı şiddetle kınadığımızı bildirir ve soruşturmanın takipçisi olacağımızı kamuoyuna duyururuz.

                                                                                                      KÜLTÜR SANAT-SEN

                                                                                                          GENEL MERKEZİ

Metal Grevinin Yasaklanmasını Kınıyoruz!

Bakanlar Kurulu 15 bin metal işçisinin dün başlattığı grevi yasakladı. Daha önce havacılık ve cam işçilerinin grevlerini yasaklayan kararlardan sonra metal işçilerinin grevinin yasaklandığı bu karar AKP Hükümeti’nin emekçilere olan düşmanlığının sistematik hale geldiğini bir kez daha göstermiştir.

Bakanlar Kurulu’nun grevin başladığı gün aldığı karardaki “Birleşik Metal İşçileri Sendikası tarafından uygulanmakta olan grevin millî güvenliği bozucu nitelikte olduğu görüldüğünden’ ifadesi bile başlı başına skandal niteliğindedir.

Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun “Grev ve lokavtın ertelenmesi” başlıklı 63. maddesine dayandırılan erteleme kararı fiilen yasaklama anlamına gelmektedir.

Emekçilerin bir talebi söz konusu olduğunda hemen gerici yasaları dayanak alan AKP’nin bu kararı hükümetin hakkını arayanı değil verilene razı olanı baş tacı eden emek aleyhtarı niteliğini bir kez daha gözler önüne sermiştir.

Bu keyfi karar yasalardaki grevlerle ilgili hükümlerin bütünüyle değişmesi gerektiğini de göstermektedir. Bakanlar Kurulu’nun elinde böylesi yetkilerin bulunması, Türkiye’nin demokratikleşmesinin önündeki en önemli engellerin başında gelmektedir. 

KESK olarak metal işçilerine yönelmiş bu keyfiliğin, anti demokratik uygulamanın bütün emekçileri ilgilendirdiğinin bilincindeyiz. Bu karar, AKP’nin demokrasi anlayışının da sınırlarının göstermesi bakımından önemlidir.

Anayasal bir hakkın kullanılmasının böylesine pervasızca engellenmesine karşı Birleşik Metal-İş Sendikası’nın ve metal işçilerinin yanında olacağımızı duyuruyoruz. AKP hükümetini hemen her alanda kendisini gösteren yasakçı ve baskıcı anlayışından vazgeçmeye, işçilerin-emekçilerin en temel haklarına yönelik saldırılarına derhal son vermeye davet ediyoruz.

BİR SOPA DA MAHKEMEDEN…

Gezi direnişi sırasında Eskişehir’de polis ve faşistler tarafından linç edilerek öldürülen Ali İsmail KORKMAZ’a ilişkin Kayseri’de görülen davanın bugünkü (21.01.2015) duruşmasında karar verildi. Ali İsmail KORKMAZ’ı sopalarla linç ederek katleden polislere ““kasten adam öldürmek”ten değil de “’kastı aşan surette yaralama”dan ceza verilmesi ve ardından da “iyi hal”den indirim uygulanması adalete duyulan güvensizliğin haklılığını bir kez daha teyit etmiştir. Mahkemenin kararı kamuoyu vicdanını yaralamış, demokratik muhalefete yönelik iktidarın oluşturduğu otoriter ve baskıcı ortama güç katmıştır.

Mahkemenin bu kararından cesaret alınmış olmalı ki, mahkeme salonundaki kimi polisler ailelere silah çekmiş mahkeme dışında ise gazla ve copla saldırılmıştır.

Gerek mahkeme sırasında gerekse de karar sonrası mahkeme dışında polisin duruşmayı izleyenlere karşı yaptığı saldırıyı kınıyor, hak ve özgürlüklere yönelik baskıların son bulmasını istiyoruz.

Şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da davanın takipçisi olacak, adalet yerini buluncaya kadar mücadelemize devam edeceğiz.