
SENDİKA.ORG – HABER
Kültür Sanat-Sen: “Güvencesiz istihdam biçimi kabullenilemez”
4 Temmuz 2019
Kültür Sanat-Sen, 21 Haziran 2019’da Resmi Gazete’de yayımlanan Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmelik’in kültür-sanat emekçileri açısından yaratacağı güvencesizliğe dikkat çekmek amacıyla basın açıklaması yaptı
Kültür Sanat-Sen, Ankara’da bulunan genel merkez binasında 21 Haziran 2019’da Resmi Gazete’de yayımlanan Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmelik’in kültür-sanat emekçileri açısından yaratacağı güvencesizliğe ilişkin basın açıklaması yaptı. Söz konusu yönetmelikte güvencesizliğin yanı sıra semazen ve mehteran ekipleri için herhangi bir ön koşul öngörülmezken, ses ve saz sanatçıları için 4 yıllık ilgili fakülte zorunluluğu, dansçılar için güzel sanatlar lisesi ve yüksek okul şartı getirilmesi ise dikkat çekti.
Açıklamada, “Erdoğan talimat verdi! Sanatçılar koruma altına alınıyor” şeklinde servis edilen düzenlemenin kültür-sanat emekçilerini hayal kırıklığına uğrattığı ifade edildi. Açıklamada 703 sayılı KHK’de yaratılan yeni istihdam biçimi ile sanat kurumlarında tam zamanlı, kısmi zamanlı veya projelerle sınırlı üç tip sözleşmeyle personel çalıştırılmaya başlanacağı belirtildi. Mevzuat hükümlerine göre, Süreli “sözleşmeli personeller ve misafir sanatçılar” ile ilgili çıkarılan yönetmeliklerde, tam zamanlı, kısmı zamanlı ve proje başına çalışma biçimleri detaylandırılarak “ayın veya haftanın bazı günleri ya da günün belirli saatleri” çalışma yapılabileceğine ilişkin düzenleme yapıldığı kaydedildi.
Kamuda kölelik sistemi
“Yönetmelikler genel özü itibariyle kamuda kölelik sisteminin hayata geçirilebileceği şekliyle yayımlanmıştır” denilen açıklamada, “Yönetmeliğe göre yapılacak sözleşmelerin en uzun sürelisi mali yılla sınırlı olmakla birlikte yıl içerisinde de kolaylıkla sözleşmeleri feshedebilecek maddeler konulmuştur” denildi.
Açıklamada yönetmeliklerin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve kurumların kendi yasaları harmanlanarak hazırlandığı ve böylece 657 sayılı kanuna muadil denebilecek bir mevzuat ortaya çıktığını belirtilerek “Örneğin kadrolu olarak çalıştırılan personel için aranan şartlar ve sınav usulleri birebir benzerlik gösterirken; 657 sayılı yasada yer alan disiplin hükümleri çok daha katılaştırılarak ve sonucu sözleşme feshi ile bitecek şekilde düzenlenmiştir” ifadelerine yer verildi.
“Hak gasplarını beraberinde getirecek”
Kültür Sanat-Sen, düzenlemeye ilişkin yaptığı açıklamada yaşanacak olası durumları şöyle sıraladı:
• Sınav kazanmış olma, sözleşme bitimi sonrası yenilenmemesi ya da pozisyon değişikliği durumlarında herhangi bir hak oluşturamayacağı şeklindeki düzenlemelerin ciddi hak gasplarını beraberinde getirecek.
• Yalnızca tam zamanlı çalışanların sendika üyesi olabileceği belirtiliyor. Bu durumun Anayasal bir hak olan sendika üyeliği hakkına ve eşitlik ilkesine aykırılık teşkil ediyor.
• Kısmi zamanlı ve proje personeline iş sonu tazminatı ödenmeyecek ve işsizlik sigortası primi yatırılmayacak. “Bu uygulama insan haklarına ve eşitlik ilkesine çok açık bir şekilde aykırılık teşkil etmektedir. Örneğin, kısmi zamanlı çalıştırılacaklar için 6 aylık sözleşme yapıldığında projenin 4 ayda bitmesi durumunda sözleşmenin de hiçbir cezai şarta tabi olmaksızın sona ereceği ve kişiler herhangi bir hak talep edemeyeceklerdir.”
Kültür Sanat-Sen açıklamanın sonunda taleplerini ise şöyle sıraladı:
Personelde Aranacak Şartlar başlığı altındaki 5. Maddede semazen ve mehteran için herhangi bir şart getirilmezken ses ve saz sanatçıları için 4 yıllık ilgili fakülte zorunluluğu, dansçılar için güzel sanatlar lisesi ve yüksek okul şartı getirilmiştir. Bundan sonraki alımlarda bu maddeye karşı olunmamakla birlikte, kurumlarda yıllardır çalışan hatta emeklisi gelen sanat emekçileri için bu koşullar aranmamalı ve yönetmeliğe bununla ilgili ek bir madde konmalıdır.
İşe alma, çıkarma sözleşmelerin yenilenmesi gibi işleri yürütecek “değerlendirme kurullarının oluşumu” aşamasında kriterlerin belirlenmeyişi ile birlikte kurul üyelerinin yeterli seviyede olup olamayacaklarının muğlâk kalması; liyakatin olması gereken şekilde uygulanamayacağını göstermektedir. Mutlaka kriterler belirlenmelidir.
Bu istihdam biçimi geleceğin istihdam biçimi olarak kabullenilemez. Sadece çalışan hakları değil halkın kamu hizmet hakkını sağlıklı alabilmesi için de tüm kamuda çalışanlar güvenceli olmalıdır. Kültür Sanat-Sen olarak bu haksız uygulamalara karşı güvenceli iş ve güvenli bir gelecek için tüm güvencesiz sanat emekçisi arkadaşlarımızla örgütlü mücadeleye devam edeceğiz.
